L’Orange
29 Nisan 2010 | Kategori: Çikolata, Pasta

Üzeri lake çikolata sosu kaplı, mis gibi portakal kokulu bir pasta yaptım, yanağınızı dayar uyursunuz.
Adı “L’Orange”. Fırından çıktığında adeta bir çirkin ördek yavrusu. Tezgaha taşırken buram buram portakal kokmasaydı, bir de kuruyup çatlayan kenarından ufak bir parça kırıp ağzıma atmasaydım, üzerine çikolatadan bir örtü sermeye kalkar mıydım, bilmiyorum.
Bir zamanlar çikolata ve portakal ikilisine tahammül bile edemeyen bir insandım. Bir zamanlar dediğim, yaklaşık 10 gün öncesine kadar. Bir yemek davetine giderken tatlıyı yapmak bana düşünce – ki düşmek derken yanlış anlaşılmasın, her zaman zevkle – fotoğraflarına bakıp bakıp iç geçirdiğim ama tariflerini denemeye vakit bulamadığım Fran Bigelow’un “Pure Chocolate” kitabını açtım, sayfaları çevirirken, ilk geldiği gün olduğu gibi, yine aynı fotoğrafa bakakaldığımı fark edince, içinde portakal olmasına rağmen tarifi denemeye karar verdim.
Fırından çıktıktan sonraki halini birkaç gün önceki fotoğraftan hatırlıyorsunuz.

Pek de albenisi olmayan bir kek görüntüsü. Ki, bu düzeltilmiş hali.
Bu da en son hali.

Çirkin ördek yavrusu benzetmesini anlayabilmek içinse aslında fırından çıktığı ilk dakikaya geri gitmek gerekiyor. Üstteki tel ızgaraya aktarmadan önce şu haldeydi:

Bu görüntü sürpriz de değil. Yazar, tarifin içinde tam da fotoğrafta olduğu gibi kekin kenarının çatlayacağını belirtmiş. Aslında çatlamakla kalmıyor, iki parmak kalınlığındaki kısım aynı zamanda kalıbın kenarına da tutunup kalıyor. Ardından üzerine akışkan bir çikolata sosu gezdireceğiniz için, kek kalıbından çıkartıp tel ızgaraya yerleştirdiğinizde tepesinin dümdüz olması gerekiyor. Dolayısıyla da çevirmeden önce isyan etmiş olan tabanı ne yapıp edip dümdüz bir hale getirmek lazım.
Evde karton pasta tabanı olmadığı için, Ikea’dan aldığım esneyebilen bir plastik kesme tahtasını kek kalıbından yarım santim daha ufak (servis tabağına aktardıktan sonra dışarıdan gözükmesin diye) olacak şekilde kesip feda ettim – ki gerçekten de feda olsun.
Kestiğim yuvarlağı kekin üzerine yerleştirip hafifçe bastırınca şöyle oldu:

Kekte un yok. Kabartma tozu veya karbonat da. Kabarmasını sağlayan tek şey de yumurta ve şekerin çırpılması. Bu yüzden, bu ilk adımda, karışımı şeker ve portakal kabukları tereyağına iyice yedirilene kadar, yaklaşık 5 dakika boyunca yüksek hızda çırpmanızı tavsiye ederim. En sonda eklenen badem unu ve benim eklemem olan 2 çorba kaşığı kakaoyu da çırpıcı yerine bir spatula yardımıyla, harcın havasını çok fazla alıp söndürmeden karıştırmanızı tavsiye ederim.
Kek hazır, sıra sosta.
Orijinal tarifte yer alan, sadece erimiş çikolata ve tereyağından oluşan sos yerine, ne zamandır uygulamak için fırsat kolladığım başka bir tarifi denedim. Bu tarif de geçtiğimiz haftalarda IACP’nin (International Association of Culinary Professionals) verdiği çok prestijli Yemek Kitabı Ödülleri’nde hem “Baking” dalında en iyi kitap seçilen hem de “Yılın En İyi Yemek Kitabı” ödülüne layık görülen Rose Levy Beranbaum’un “Rose’s Heavenly Cakes” kitabından (bu kitabı yılbaşı yemeği için yaptığım şu pasta tarifinden de hatırlarsınız). Rose Levy Beranbaum, kitabın Amazon sayfasında lake çikolata sosunun kekin üzerine (bu yazıdaki kek değil) nasıl gezdirildiğini bir videoyla anlatmış. Buradan izleyebilirsiniz.
Sosun yapılışında termometre çok işinize yarayacak. Termometresiz de verdiğim zamanlamalara uyarak yapabilirsiniz ama meraklıysanız almanızı tavsiye ederim.

Yukarıdaki termometreyi Ikea’dan aldım. Isıya dayanıklı kablosu sayesinde gösterge dışarıdayken ısıyı ölçen ucunu fırının içinde pişen herhangi bir yemeğe saplamanız mümkün. Üzerindeki 95 ve 80 ibareleri Fahrenheit cinsinden (tek tuşla Celcius’a çevirebiliyorsunuz). 80F, yani 26C, karışımın kekin üzerine gezdirmeden önce inmesi gereken sıcaklığın derecesi. 95 de sosun o andaki sıcaklık derecesini gösteriyor. Termometreyi inmesini veya çıkmasını istediğiniz dereceye ayarlamanız mümkün. Böylelikle başında beklemek zorunda kalmıyorsunuz. Ayarladığınız ısının üzerine çıkınca da tahmin edemeyeceğiniz kadar itici bir alarm çalmaya başlıyor. Çıkmasına ayarlamakta sorun yok ama inmesini beklemek demek istenilen dereceye inene kadar alarmına katlanacaksınız demek.

Sos 26 dereceye gelince de işin en zevkli kısmı başlıyor. Keki temiz ve geniş bir tepsinin içinde duran bir tel ızgaranın üzerine oturtuyorsunuz. Alttaki tepside damlayan çikolata sosu birikecek, siz de bunu birkaç kez daha üzerinden geçmek durumunda kalacağınız yanlarına sürmek için tekrar kaba aktaracaksınız. Spatula da kenarlarına sosu iyice yedirmek için gerekli.
Ve başlıyoruz…

Dışından…







Ortasına doğru…




Son kalan yeri de kapadıktan sonra yanlarında yetişemediğiniz yerlere geri dönüyorsunuz.

Merak etmeyin, 26 derecede bile oldukça akışkan bir sos. Üzerinden geçtiğiniz yerler eski yerlerle hemen birleşiyor. Zaten lake adını da bu özelliğinden alıyor.

Tabii bir de parlamasından.

Afiyet olsun.
L’Orange – Portakal, Badem ve Çikolatalı Pasta Tarifi
Tarif Fran Bigelow’un “Pure Chocolate” adlı kitabından adapte edilmiştir.
Malzemeler
- 180 gram bittersweet çikolata (%70 kakao oranı)
- 2 adet organik portakalın kabuğu, ince rendelenmiş
- 180 gram tereyağı, oda sıcaklığında
- 1 su bardağı (200 gram) şeker
- 4 adet büyük boy yumurta, oda sıcaklığında*
- 190 gram badem unu
- 2 çorba kaşığı kakao, elenmiş
- 1+1/3 su bardağı (380 gram) lake çikolata sosu (tarif altta)
* Eğer acil işe koyulmanız gerekiyorsa ve yumurtaları o anda buzdolabından çıkartıyorsanız, oda sıcaklığına gelmeleri için yumurtaları bir kaseye koyup üzerine musluktan tepeleme oda sıcaklığında (kesinlikle kaynar değil) su doldurun. 1 dakika bekleyip suyu dökün ve tekrar koyun. Bunu birkaç kez daha tekrarladıktan sonra 10 dakika içinde oda sıcaklığına geleceklerdir.
Yapılışı
- Fırınınızı önceden 150 derecede ısıtmaya başlayın.
- 23 cm çapında yuvarlak bir kek kalıbını tereyağı ile yağlayın, tabanına yağlı pişirme (parşömen) kağıdı serin ve bir kenara ayırın.
- Çikolatayı bir ekmek bıçağı yardımıyla incecik doğrayıp orta boy ısıya dayanıklı bir kabın içine çikolataları koyup, içi iki parmak hafif fokurdayan su dolu ufak bir tencerenin üzerine oturtarak alttan gelen buhar yardımıyla – içinde çikolata duran kabın tabanı suya değmeyecek (şu fotoğrafta görebilirsiniz)- eritin. Çikolata tamamen eriyince kabı suyun üzerinden alıp bir kenarda bekletin.
- Çikolata erirken bir yandan keki hazırlamaya başlayın. Oda sıcaklığına gelmiş tereyağını ufak parçalara bölüp bir dakika tek başına çırpın. Ardından şekeri ve ince rendelenmiş portakal kabuğunu (direkt karıştırma kabına rendeleyin ki rendelerken püsküren kabuğun yağı da boşa gitmesin) ekleyip 5 dakika daha yüksek hızda çırpın.
- Yumurtaları teker teker ekleyip orta hızda çırpmaya devam edin.
- Son olarak erimiş çikolatayı (eğer sertleştiyse tekrar benmaride akışkan hale gelene kadar bekletin) ekleyip 1-2 dakika daha çırpın.
- Bu karışıma elediğiniz kakaoyu ve badem ununu boşaltıp bir spatula yardımıyla badem unu taneleri harca iyice yedirilene kadar karıştırın ve kenarda bekleyen kek kalıbına boşaltıp üzerini elinizden geldiği kadar düzleyin ve fırına verin.
- Yaklaşık 40-45 dakika pişirdikten sonra fırından alıp kalıbın içinde oda sıcaklığına gelmesini bekleyin. Kek soğuduktan sonra kenarından iki parmak kalınlığında çatlayacaktır ve ortasına oranla daha tepede kalacaktır. Kek kalıbının çapından biraz daha ufak bir kağıt pasta tabanını (ben Ikea’dan aldığım esneyebilen plastik kesme tahtasını kullandım) kekin üzerine koyup kenarlarına hafifçe bastırarak düzleyin.
- Kek kalıbını ters çevirip üzerindeki yağlı kağıdı sıyırın ve büyük bir tepsinin üzerine yerleştirilmiş tel bir ızgaranın üzerine yerleştirin.
- Lake çikolatalı sosu alttaki tarife göre hazırlayıp arzu edilen dereceye geldiğinde kekin kenarından başlayarak dökün. Kekin tamamı sosla kaplandıktan sonra biraz katılaşması için yaklaşık yarım saat bekleyin ve ardından altta duran yuvarlak karton tabanıyla birlikte servis tabağına aktarın.
- Sosun tamamen katılaşması için servis yapmadan önce 3 saat daha oda sıcaklığında bekletin.
- Hava almayacak şekilde muhafaza edilirse oda sıcaklığında üç gün boyunca tazeliğini koruyacaktır.
LAKE ÇİKOLATA SOSU
Tarif Rose Levy Beranbaum’un “Rose’s Heavenly Cakes” adlı kitabından alınmıştır.
Malzemeler
- 1/4 su bardağı soğuk su
- 2 çay kaşığı toz jelatin
- 2/3 su bardağı (133 gram) şeker
- 1/3 su bardağı su
- 1 çorba kaşığı + 1 çay kaşığı (28 gram) mısır şurubu (veya glükoz)
- 3/4 su bardağı + 2 çorba kaşığı (66 gram) kakao
- 1/3 su bardağı (77 gram) süt kreması
Yapılışı
- Ufak boy bir kaseye soğuk suyu koyup jelatini serpin, hafif karıştırıp üzerini streç filmle kapatın ve bekletin.
- Ufak boy bir tencereye su ve şekeri ekleyip şeker tamamen eriyene kadar orta ateşte ısıtın. Ateşten alıp mısır şurubunu ekleyin ve tel çırpıcı yardımıyla karışıma yedirin. Ardından kakaoyu ekleyip pürüzsüz bir kıvam ve parlak bir görüntü elde edene kadar karıştırmaya devam edin. Kremayı ekleyip bir spatula yardımıyla karıştırın.
- Tencereyi tekrar ocağa alıp orta ateşte kaynama noktasına getirin (kenarlarda kabarcıklar oluşmaya başladığı an) ve ateşten alın.
- Tel süzgeçten geçirerek temiz bir karıştırma kabına dökün ve soğumak üzere bir kenara ayırın. Karışımın 50-60 dereceye kadar düşmesi gerek. Yaklaşık 15 dakikada bu dereceye inmiş olacaktır. Ardından jelatini ekleyip karışıma tamamen yedirene kadar spatula yardımıyla karıştırın.
- Sosu tekrar tel süzgeçten geçirerek ucu dökmeye elverişli bir kaba aktarın. Karışımın keki en iyi şekilde kaplaması için 26 dereceye kadar inmesi gerek. Yaklaşık 1 saatte bu sıcaklığa inecektir.
RSS ile üyelik Takip et Ücretsiz iPhone Uygulamasını indir.
Yorumlar
Yorumunuzu bırakınız














Cenk,
Çikolata konusundan biraz uzaklaşsan diyorum.Mousse tarifinden beri 1 haftadır çikolata yemekten yüzümü sivilce bastı.Mesela tam buğdaylı ekmek,sebze yemeği bir süre tehlike oluşturmaz..
Çok çikolatalı istiyor insanın canı.:)
oh my!!!
bravo yine fakat karar verdik:
you are doomed to be fat
sanat eseri!
Sevgili Cenk muhteşem bir pasta her zamanki gibi ellerine sağlık sevgiler…
Hani “alti ustu kek pisiriyorum ve fotografliyorum” diyorsun ya…
Hakikaten altini da ustunu de pisiriyorsun… Ustelik cok guzel fotograflar cekiyorsun…
Doğrusu ben çikolatayla portakalın uyumuna bayılırım!
Mmmm…
bu çirkin ördek yavrusu -artık böyle denmeyi hiç haketmiyor ama- denemeye de, kesme tahtasını da feda etmeye de değermiş gerçekten (:
Sana bir sır vereyim mi? Ben filtre kahvemi kahve presiyle yaparken kahvenin içine sebze soyacağıyla soyduğum portakal kabuklarından koyuyorum, mmmmmö nefiiiissss oluyor! Bence yanında da bu kekle müthiş olur! Fırsat bulsam da denesem… eline sağlık!
CENK BEY
ÇİKOLATAYI O KADAR SEVMEM AMA BADEM TADI PORTAKAL (AMA LİMON HER ZAMAN FAVORİM) VE ÇİKOLATA VAZGEÇEMEYECEĞİM ŞEYLER. EVDE ÇALIŞMANIZ BİZE YARADI. FOTOĞRAFLARA BAKARKEN BİRDEN SANKİ SİZİNLE MUTFAKTAYMIŞIM GİBİ BİR HİSSE KAPILDIM. BUNDA YAZI DİLİNİZDE ETKİLİ TABİKİ. ARADA BİRDE OLSA SEBZE YEMEKLERİNE AĞIRLIK VERSENİZ……….
NASIL OLUR ????????
İYİ OLUR !!!!!!!!!!!!
SEVİM KERKÜKLÜ
Yutkuna yutkuna okudum:) Ellerinize sağlık…
resmen ekrana kitlendim ve yutkunuyorum. dehşet bir görüntü. insanı acayip cezbediyor!
Cicim Pınar haber verdi az önce “Cenk bir pasta yapmış, offff” diye
)) RSS’ten hızlı çalışan dostlarımızın olması ne güzel!
10 Mayıs, birinci yıl dönümümüz. Denesem mi acaba?… Termometresiz kotarabilir miyim?
Göreceğiz.
Ellerine sağlık!
Brownie tariflerine çok yakın bir tarif olmuş. Sadece un yok. Ama eminim portakallı denenmesi gereken bir tarif.
Ellerine Sağlık.
Ama CEnk ne yaptin sennnn.bankada kuyruk cilesindeyken twitter a bir bakiyorum ve linki tiklamamla eriyorum.cok fena cooookkkkk.kokusu Ankara’ya ulasti resmen:)Tarçın
Muhteşem görünüyor. elinize sağlık. Yalnız bu keki yaparken iki kişi lazım galiba. En azından ben yaparken iki kişi lazım çünkü ikinci kişi sosu kekin üstüne dökerken ben tel ızgaranın altına akan sosları yalamakla meşgul olacağım.
işte tam mesai blog yazarlığının hakkını veren pek şahane, en bi şahane bir yazı olmuş! eline, emeğine sağlık – yine -!
Tam yaza girerken haksızlık bu
(
en sevdiğim üçlü çikolata , badem , portakal
ellerine sağlık çooook güzel görünüyor.
Tarif güzel, fotoğraflar hepsinden güzel, ellerine sağlık. Deneme listem sayende kabardıkça kabarıyor. Sevgiler
işte bu süperr süperrr.Muhteşem tarif,muhteşemm fotograflarrrr.
Offff. Pastanın tadını damağımda hissedebiliyorum. Harika bir sunum. Sabrınıza, motivasyonunuza takdirlerimi iletiyorum. İlk fırsatta buna değecek kişilere yapılıp ikram edilecek.
Cenk harika olmuş. Canım çok çekti. Böyle ballandıra ballandıra fotoğraf çekilipte anlatılmazki aaa:))) Ellerine sağlık…
Yanağını dayadı ve sonsuza dek mutlu yaşadı…
Çikolata sevmeyen bir insanda bile bu hissi uyandırdığınız,
işinizi gerçekten sevdiğiniz ve özenle yaptığınız,
hayranlıkla baktığımız bunca tarifi büyük bir iştahla yorumladığınız,
bu kadar insana güzel şeyler hissettirdiğiniz; dahası ilham ve cesaret verdiğiniz
ve iyi ki bizimle paylaştığınız için tebrik ederim.
Hep yazarlardı da inanmazdım: insan senelerce takip edip ilk kez yorum bırakınca böyle duygulara gark oluyormuş
Gayet hoş gözüküyor,elinize sağlık.Toz jelatin yerine yaprak jelatin kullanıcağım,sizce sorun olurmu?
Harika! Ellerine sağlık Cenk..
sadece yutkunuyorum, ev taşıma telaşımdan yapamıycam:(
Büyücü gibisin Cenk, hmmmm diyor insan fotoğraflara bakarken, yine aynı his sanki kokusunu alıyorum ekrandan.. Bir istekte bulunabilir miyim bilmiyorum ama Macaron desem tarif desem, rica etsem…
oh my god!:) hayatta beceremeyecegim bir sey cikmish ortaya. ben kek firindan cikar cikmaz yikilmishtim kesin:(
macaron istiyoruz ; lutfen…
heh, adaşım, bende macaron tarifi istiyorum lütfenn..yumurta kırmaktan nefret ettim, deve kuşu yumurtası ile bile denedim:) sonuç: her zaman çatlak, eteksiz ve cılız macaronlar..lütfen bizim için yap Cenk:):):)
Yine harika bir tarif.
Bu pastanın sosunu döktükten sonra dolaba koymak yada beklemek gerekiyor mu? Servis yapmadan ne kadar süre önce sosu dökmek ideal olur ?
Teşekkürler
Son fotoğraf bitirdi beni…
su bilgisayarlar bir de koku molekullerini iletebilirse…
Elinize sağlık! Badem ununu soyulmuş bademleri blenderda çekerek mi elde ediyoruz (ground almonds)? Benim böyle bir tarifim vardı Whole Orange and Chocolate Cake diye, çekilmiş bademli. Portakal kabuğu kullanmak yerine bir portakalı 1 saat kadar suda kaynatıp, pişince (yumuşayınca) tamamını blenderda çekiyoruz ve bu tariftekine benzer şekilde pişiriyoruz. Hatta 1 tatlı kaşığı da toz kişniş var! Portakal&çikolata&baharat uyumunu seven benim gibi fanatikler için feci bir lezzet oluyor!
Size inanamıyorum.Süpersiniz.Bir kek bu kadar güzel sunulabilir. Bence sanat eseri.
Ellerinize, emeginize saglik. Harika gorunuyor.
Şimdilik sadece yutkundum…
Haftasonu bununla da kalmayacağım:)
Teşekkürler Cenk!..
duygu, Sevim Kerküklü – Çok haklısınız. Yakın zamandaki planım sadece çikolata değil tüm tatlı tariflerinden uzaklaşmak. Ama L’Orange bambaşka oldu; paylaşmadan edemedim.
Banu – Sen yaparsın. En önemlisi sosu dökmeden önceki derece. 1 saat yeterli oluyor. Vücut ısısından 10 derece daha düşük olacak diye de düşünebilirsin. Şimdiden afiyet olsun.
Arzu Ömeroğlu – Sorun olacağını sanmıyorum.
Ayşe, Havva, Ayşe – Makaron tarifi denemelerine başlayalı epey oldu. Tat olarak içime sindi fakat kıvam ve görüntü olarak aradığımı tam bulabildiğim bir sonuç alamadım. Baz aldığım makaronlar Pierre Herme’nin dükkanında yediklerim. Onları görüp tattıktan sonra maalesef internette gördüğüm örnekler ve dolayısıyla evde aldığım sonuçlar tatmin edici olamadı. Tarif ve tekniğin ötesinde bir durum. Korkulacak kadar zor bir tarif olmadığını söylemem lazım. Tamamen malzemeyle alakalı. İşin üstesinden gelebilmek için yurtdışına sipariş verdim, gelince denemelere devam edeceğim. Sadece siz bu malzeme olmadan aynı sonucu nasıl alacaksınız onu bilemiyorum. Bir şeyler düşüneceğim.
Selen – Hayır, oda sıcaklığında bekletiyorsunuz. Ayrıntılar tarifte yazılı.
İpek – Ben genelde hazır alıyorum ama ikinci denememde bademleri kendim çekip yapmıştım. Sorun olmayacaktır.
Cenk yine güzel bir çikolatalı tarif ,sadece bir dilim yemek iyi ya kalan kısmı ertesi gün yemeğe devam ,artık yaz geliyor. Bize biraz kraker tarzı az yağlı tarifler aktarabilirmisin diyorum.Birazda tuzlu
olsun ve meyveli tarifler ricam olur.Termometre çok iyi en azından kırılmaz sesine katlanırım .Ben cam derece almıştım muhafaza etmek çok zor tarifleri uygularken yuvarlanıp kırıldı…..Resimi görünce tam nereden almıştır diye düşünüyordum ki nereden aldığını yazmışsın teşekkürler………
kisacasi….yemede yaninda yat…(:
saygilar
Aysen
Bu resimler sanki istock ya da shutterstock’dan alinmis gibi, goz kamastirici, enfes, bastan cikarici. Ellerine saglik…. “Deneyecegim” diyemiyorum cunku korkutucu derecede zor gorunuyor
Gercekten “kugu” gibi,elinize saglik!Rose’s Heavenly Cakes kitabi bende de var,cok guzel.Ne yazik ki henuz denedigim hicbir tarifte basarili olamadim,ama denemeye devam!
gecenin bu vaktinde gerçekten neye ihtiyacım olduğunu hatırlatan enfes bir şey.ben gece yatmadan mutlaka tatlı bir şeyler yerim ama bu olmadı şimdi.yaaaa!!!çikolata ve portakalın uyumuna aşık biriyim.yani bi insan bu kadar gönülden fethedilemez.en kısa zamanda deniycem ellerine sağlık.
MUH TE ŞEMMMMMMM.. Başından sonuna..Her karede her kelimede..Sanatınızla ne kadar övünseniz azdır
Ellerinize sağlık
Sevgiler,
Eminim ki L’Orange’ın lezzeti mükemmeldir. Ama bu mükemel lezzet bu kadar mı güzel görselleştirilir
Ellerine sağlık
resimlere mi? tatliya mi ? hangisine cok daha fazla icim gitti, bayildim bilmiyorum;) Ellerine saglik!
iiihhhhhhh bu ne!!!
Cenk bizi bu güzelliklerle tanıştırdığın için sana minnettarız. Ellerine sağlık : ) Fotoğraflar da muhteşem…Hepsi tümüyle adeta bir sanat eseri. Yalniz bu yenilmez, yanak dayanip uyunur sadece : )
Harika gozukuyor, San Francisco’dan sevgiler
Dakika dakika görsel şölen:) eline sağlık cenk..
Badem unu marketlerde var mı?
Gerçekten enfes görünüyor… Hafta sonu yemek davetimin tatlı finalini L’ORANGE ile yaparsam herkes çok memnun ayrılır sanırım.
Ellerinize sağlık….
Resmen monitöre yapıştım..gözlerimi pastadan alamıyorum.Harika görünüyo ellerinize sağlık:)
sabah henuz kahvemı ıcmeden gordugum bu resim
fazla bilgi yuklemesıne sebep oldu mıdem hata vermeye basladı her nekadar hazır satılan portakallı cıkolataya burun kıvırsamda resımlerin lezzetınden farklı dusunmeye basladım. Afiyet olsun
gene harikalar yaratmışınız ellerinize sağlık.Bütün bu güzel tariflerinizi masa üstü dosyalayıp.devamlı bakıyorum, deniyorum.Çok teşekkürler.ben mutfak meraklısı birisiyim,bazı bloklar,kısa yol oluşturmayı engellemiş.kötü niyet için bu çözüm değil bence.sizin b öyle bir engeliniz yok bunun içinde çok teşekkür ediyorum.en azından paylaştığınız her şey anında elimizin altında.başarılarınız daim olsun
ilahi Cenk, belki bizde sipariş vericez:):):)
bu arada annem yarın İngiltere’ye gidiyo, blueberry getir dedim, çekirdeğinden ekilir mi deniycem.bakalım ne olacak.
geçen hafta ablam Paris seyehatinden geldi.macaron zerre kadar aklıma gelmedi, fleur de sel unutuldu:( bidolu peynir ve şarap istedim.
sen neler sipariş veriyosun? bizde verelim.
Beşiktaş çarşı içinde bir aktar Goji Berry satıyordu, aklında olsun.
her yeni tarifini heyecanla bekliyorum:) artık yaptığın tarifler benim yemek yapma becerilerimi aşmaya başlasa da sadece fotograflarına bakmak bile çok keyifli oluyor..
iyi ki işini bıraktın, iyi ki sadece yemek yapıyorsun:)
Blogu her okuduğumda gözüm dönüyor. Sayende 100 kilo olmama ramak kaldı. Bir de bu yazıyı friendfeed’de paylaşıp insanları da baştan çıkartıyorum sayende
Günahın büyük, ne derler yatacak yerin yok! Ben yine mutfağa gideyim sonra da eksik malzemeleri almak için dışarı uf!
yaaaa çokkkk kötüsün cenkkkk şuanda çok canım çekti,muhteşem görünüyor…
ce_erdem – Belki de uzun uzun anlatıyorum diye zor zannediyorsunuz ama amacım fotoğraflarda gördüğünüzü birebir elde etmeniz. Bir cümleyle açıklamak gerekirse keki pişirip üzerine çikolatalı sos döküyorsunuz.
EMEL PINAR – Badem unu marketlerde var. Malatya Pazarı’na uğrarsanız bademi her haliyle satıyorlar.
ayse – Elbette belirteceğim nereden aldığımı. Ben neler sipariş veriyorum? Öncelikle stoklarımda bulunsa bile mutlaka vanilya özütü (şu marka). Ama artık evde yapmam lazım, herkes sipariş veremiyor ve fotoğraflı bir anlatım faydalı olacak. Amerika’dan vanilya özütü dışında bir de eğer yerleri varsa Williams Sonoma‘da ilginç bir kalıp çıktıysa ondan ya da Cuisinart kalıplarından tek olanları çiftlemek/üçlemek için ekstra birer adet. Onun dışında eğer Paris’e giden varsa ve A l’Etoile d’Or‘a uğramaları mümkünse mutlaka birkaç tane Bernachon, Atlantique (dükkanda kaç tane kaldıysa) ve taşıyabildikleri kadar da karamel
Hepsinin fotoğrafı burada. Paris’teki G. Detou ve Dehillerin de muhteşem iki dükkan ama oralara bizzat gidip alışverişi kendim yapmam lazım, sipariş vermenin pek anlamı yok. Bu iki yerle yazıları ileride yayınlayacağım.
Merhaba Cenk Bey;
Blogunuzu bugün itibariyle takip etmeye başladık,kahvaltısını poğaça ile yapmış ve öğle yemeğini vasat iş koşullarında yiyecek olan bizler için tatlılarınız boyut değiştirme nedeni oldu:)
tüm gün bloğunuzu gezip,Aaa şunada bakın diyerek hayal kurduk,iş çıkışı hepimiz tariflerizden bişeyler denemeyi düşünüyoruz,başarı ümidimiz yok ama hevesliyiz…
Şahane görünüyor…
Resimler sayesinde tatlı krizine girmem an meselesi
çok güzel. resimlerle detaylı anlatım ise harika.
teşekkürler.
Her sey muhtesem.Görüntü yeter.Kek tutmamis olsa da olur.Elinize saglik.Sevgiler…
bayıldımmmmmmmmmmmm bayıldımmm…
Cenk yine harikalar yaratmışsın..süper ötesi..bence portakal-çikolata çok uyumlu en azından kokusu ..ben benmari usulde çikolatayı eritmenle ilgili bir şey dikkatimi çekti. “suya değmeyecek” şekilde demişsin. daha önce böyle bir uyarıda bulunmamıştın. sebebini merak ettim. bir de bunu böyle ayarladığın kapları merak ettim. benimkilerde genellikle suya değiyor.
Merhabalar Cenk,her tarifiniz mukemmel,beni etkileyen ayrıntılara verdiginiz önem ve titizliginiz,gercekten cok kaliteli buluyorum blogunuzu ve basarılarınızın devamını diliyorum,sevgiler
serpil tk – Çok haklısın. Aslında bain-marie (benmari) derken hata ediyorum; double-boiler demem gerek. Bu konuya yakın bir zamanda açıklık getirmem lazım, akabinde de siteyi dolaşıp bütün benmarileri silmem gerek. Onun öncesinde, bunu gösteren bir fotoğraf ekledim, buradan bakabilirsin.
uuuUUUUuuuu!!!
ben konuşamayacağım, saygıyla eğiliyorum..
Kek ve tabak birbirine, ikisi birlikte de L’Orange ismine cok yakismis!
Ugrastirmis belli ama degmis, yemesini gec sadece fotograflamasi bile ne kadar keyifliydi kimbilir:-)
Bu arada sevecegini dusundugum bir adres verecegim, buram buram Paris kokuyor ustelik!
http://www.davidlebovitz.com/
yine süpsüpsüpperrrr
) hanımlarrrrrr çikolata kötü değildir aksine mutluluk huzurdur:)) eat,pray,love
Tart hamuru yapmak istedim katı,kuru,yağ kokan bir şey çıktı ortaya.Poğaça yaptım ziyafet sofrasında bir tek benimkileri yemediler öylece kala kaldılar bir an üzerlerine atılıp yavrularım ben sizi seviyorum diyesim geldi velhasılı kelam bu tarifleri okuyorum ama nedendir bilmem kendim deneyince ortaya garabet bir şey çıkıyor.Herkez yemek yapabilir mi?Bu soruya bir cevap arıyorum.
yapım aşaması , fotoğraflar, anlatımın, sunumun,bizlere saygın… sen bir harikasın cenk…
Merih – Herkes yemek yapabilir. Yanılıyorsam düzelt, ama söylediklerinden yemek yapmaya yeni başladığını çıkarttım. Kimsenin ilk yaptığı tart şahane olmuyor. Ben elimden geldiğince püf noktalarını veriyorum ama biraz da sabretmek lazım. Zamanla daha güzellerini yapacağınıza eminim.
Cenk merhaba ellerine sağlık diyip hemen sorularıma geçiyorum:)
Mısır şurubunu nerden aldın?
Pastayı keserken(yılbaşı pastasında da aklıma gelmişti bu soru ama ben passion fruit lu içi kullanmadığım için atlamıştım ama şimdi şart oldu:)) sıcak bıçak yada başka bir şey mi kullanıyosun zira mükemmel kesimler oluyor?
Cenk,
Şimdiye dek herhangi bir konuda böylesi cesaretlendirici, net bir söz işitmemiştim kimseden.
“Banu, sen yaparsın.”
Aniden duygulandım desem yeridir!
(Yapmam lazım artık!)
Evet Cenk yemek yapmaya yeni başladım demek isterdim ama hayır uzun yıllardır kendi yemeğimi pişiriyorum ama hamurişleri benim için çok bulaşık çıkaran ,sonucu garanti olmayan,esen rüzgardan bile etkilenen yapısından dolayı biraz sıkıcı oluyor genelde hazır alıyorum.Sizinki gibi bloglar beni hamurişleri yapımı konusunda cesaretlendiriyor.Ayrıca üstteki resimlerde çikolata sosunu, kekin üzerinde gezdirdiğiniz kareler, adım adım bir çiçeğin açılışı gibi çok hoş olmuş bu işe bakış açım değişti desem yeridir.Tavsiyelerinize çok teşekkür ederim.
Okumamla denemem arasında en az vakit geçen tarif olarak kendi kişisel rekor kitabımda yerini aldı bu tarif. Ancak bütün hazırlıkları yapıp badem tozunu ekleme aşamasında mutfağımda hep bulunan badem tozunun bitmiş olduğunu gördüm. Malzemeleri ziyan etmemek adına elimde bulunan fındık tozunu koydum onun yerine ve en güzel hatalarımdan biri oldu sanırım. Orjinal tarife sadık kalarak badem tozuyla da deneyeceğim mutlaka ancak fındıkla da çok çok güzel oldu. Hele o lake sosa bayıldım, yapım aşamasında kızım gelip gidip tepsiye damlayanları yaladı durdu.
Özel bir yemeğin finali olmaya layık, yoğun, çok hoş bir pasta oldu.
Çok teşekkürler.
zuhal – Mısır şurubunu Amerika’dan getirtmiştim zamanında. Böyle azar azar kullanınca oldukça uzun süre gidiyor. Burada pasta malzemeleri satan yerlerden onun yerine glükoz alıp kullanabilirsin. Aynı görevi görecektir. Sıcak bıçak bu pasta için gerekli değil çünkü zaten oda sıcaklığında bekliyor (soğuk pastalar için faydalı olabilir). Ama nemli bir kağıt havlunun yardımı olacaktır. İlk kenarı kestikten sonra temizleyip ikinci kenarı öyle kesiyorum.
yapmak için heyecandan ölüyorum, tam anlamıyla baştan çıkarıcı görünüyor
ellerinize sağlık
Aman Allah’ım, başka denilecek söz yok. Lezzetini tahmin ediyorum zira böyle çok kek yaptım ama o ne fotoğraflar, o ne yaratıcılık…………..
Harika görünüyor,oğlum gelince kesinlikle yapacağim.Teşekkürler.
Tam bir görsel şölen. Lezzetinin de görüntüsünün altında kalacağını zannetmiyorum.
Cenk,
Harikasın ona diyecek laf yokta, biraz daha sık eserlerini koysan, burada seni bekliyoruzzzzzz =)
Cenk, keke sosu dökmeden önce dışını ganajla kaplarsak çok mu ağır olur sence? (Mevcut haliyle yiyen sen olduğuna göre, zihninde en doğru canlandırabilecek olan sensin
)
Biri David Lebovitz’in linkini mi tavsiye etmiş sana bu arada? Aranızda şakalaşıyorsunuz herhalde
))))
Banu – Bu haliyle oldukça dengeli bir tat. Çikolata söz konusu olduğunda ağır olur mu sorusu yöneltilecek en son insan benim gerçi
Dolayısıyla gerek yok diyelim. Link konusunda da sorun değil, sanırım yeni bir Cafe Fernando okuru.
Merhabaa!!
DD
)
Yine ”Döktürmüşsünüz”demekten başka birşey gelmiyor elimden..
Ben sebze yemeklerine asılın fikrine kesinlikle katılmıyorum,arada renk olsun diye belki amaaaaa ııı-ııhhhh..
Çikolatalı tarifler şahane
bİRDE BEN KAÇIRMIŞ OLABİLİR MİYİM?
Donut???
Nasıl olur !!
daha önce denenmiş miydiniz
Merhaba Cenk,
Yaptığın her şeye yanağımızı dayayıp uyuyoruz gerçekten de.Hafta sonunda brownini yaptım ve arkadaşlarıma götürdüm. Bayıldılar, tabii biz de.
Bitmesin diye küçücük dilimler halinde kesip yedik.
Evet, ben de heyecan ve sabırsızlıkla macaronla olan maceralarını ve ihtiyaç olan şu malzemelerin neler olduğunu açıklamanı bekliyorum. Dediğin gibi lezzetleri çok güzel olsa da onca deneyimlerime rağmen istikrarlı görünümde macaronlar yapmak her zaman mümkün olamıyor. O nedenle bu tarife acilen ihtiyaç var.
Benim de her gittiğimde mutlaka ziyaret ettiğim içinden beni çıkaramadıkları harika bir dükkan Dehillerin.Orada yaptığım sohbetlerden onların pek çok Türk müşterisi olduğunu öğrenmiştim.
Bu tarifini ne zaman denerim bilemiyorum ama şu browniyi bir hazmedelim önce.
Ellerine sağlık.
Sevgiler,
delisin harikasın yaaaaaaa hemen yapacağım hemen hemen.
bu badem unun ince çekilmiş badem mi cenk? ben hep öle uyguluyorum ama
Cenk ellerine sağlık, portakalla çikolata gerçekten çok yakışıyor, içine biraz kahve koymak da çikolatanın lezzetini artırıyor, bir de dikkat ettim genellikle çikolatalı tariflerde tuz olmazsa olmaz, burada koymamış (tarifi şimdi yapıyorum bu arada:) ben koyuyorum, tabii aradaki farkı anlamak için ikisini de yemek lazım:)))
sevgiler
Ceren – Evet, ince çekilmiş hali. Bir denemede badem unu yoktu, ben kendim çektim, haliyle daha iri taneler oldu ama yine de başarılıydı.
Pınar Belendir – Tarifte portakal tadı da ön plana çıktığı için tuza gerek duymadım. Ben çikolata tek başına kullanıldığı zamanlarda tuz eklemekten yanayım.
Bu şahane tarifinizi kız kardeşimin doğum günü pastası olarak yaptım.Tek kelime ile şahaneydi.Evde yeterince bademim yoktu,bir kısmını marzipan ile tamamladım.Marzipan ilavesine karşı şeker miktarını azaltmayı düşünsem,bence daha hoş olacaktı.
Pişirmeye,fotoğraf çekmeye yardımcı ararsanız seve seve yardıma hazırım.
Emekleriniz için teşekkürler.
Cikolatali ustelik boylesine guzel tarifi ve fotograflari gorunce David Lebovitz geldiydi aklima! Bir suredir de Paris, alisveris, bit pazari goruyorum yazilarinda, yaziverdim adresi:-) Yazmadan sitede search yapmamistim ama linkler icine baktim, yoktu! Neyse, bir yorumda sasirma nidasi gorunce aciklayayim dedim, simdi baktim eski yazilara da gordum!;-)
harika gorunuyor
eğer aynı tarifi naneyle denesek nasıl olur acaba…ben de nane ve çikolata bağımlısı larak.evde after8 yapma yolları geliştirirken bu görüntü başımı döndürdü…
Banu – Bence çok iyi fikir. Şimdiden afiyet olsun.
Cenk Bey
Yaz mevsimi bukadar yaklaşmışken sizin bu yaptığınızı hiçbir insan evladı bir başka insan evladına yapmaz(!)Dün gece L’Orange rüyama girdi. Şu sıralar kuşkonmaz salatası, levrek buğulama gibi tarifler veriyor olmanız gerekmez mi…
Şaka bir tarafa ellerinize sağlık, nefis gözüküyor, anlatım da bir o kadar leziz.
Acaba diyorum top şeklinde bir kek pişirme imkanı var mıdır? Mesela hamuru ele alınacak kadar koyu kıvamlı yapabilmek ve şişe geçirip fırında pişirmek mümkünmüdür? Sonra o keki hop diye çikolata sosunun içine atarak sosu birgüzel emmesi sağlanabilir mi? Yoksa bu sadece bir fantezi mi?
esra erzin – İncecik bir dilimden kimseye zarar gelmez. Top şeklinde kek yapmak elbette mümkün ama şişe geçirip pişirmek elbette imkansız. Ama onun da kolayını düşünmüşler. Şu mantıkta kek kalıpları var. İlla ki top şeklinde olacak diyorsanız (ki servis tabağında sabitlemek için mutlaka altını traşlamak gerekecektir) iki tane yarım ay şeklinde kek kalıbında pişirip ters çevirerek bir araya getirebilirsiniz. Sonrasında da çikolata banyosu…
Tam da aradığım seviyede (manyak mısın,delirdin iyice sen dedirten)detaycılık,hassasiyet ve seçicilik. hem de neşeli,güleç bi ifadeyle okuyorum yazılarını.Fotoğraflar bu kadar mı iştah kabartıcı olur? Lütfen yapım aşamasının her adımını görmeliyim,slayt yapıp izlemeliyim,o anları yaşamış kadar olmalıyım.Ne kadar çok fotoğraf,o kadar çok huzur bulan ruhlar.Üzülme sakın,kimse böyle uğraşmaz da tarifi uygulamaz diye,varız biz.
muka –
İyi ki varsınız!
Bu tarif biraz çikolatalı fransız kekini andırıyor değilmi?
Elinize sağlık afiyet olsun
Büyük bir hevesle işden sonra hemen eve gidip yaptım fakat kullandığım silikon kalıpdanmıdır yoksa badem unundanmıdır bilemedim garip bi koku hissettim kekte
Derya – Badem ununun tarihi geçtiyse acı bir tat bırakabilir…
mehtap özcan – Hangi Fransız keki acaba? Yazar bu kekin Viyana’da ortaya çıktığını belirtmiş kitapta.
hayır fransız kekini andırıyor.onda badem unu yerine un var portakal kabuğu yok.
çikolata sos var üzerine benzer bir kek
Cenkcimmm sonunda hayran kaldigim tariflerinden bir tane glutensiz cikti!!! keki kaliptan cikartma kismi benim gibi acemeliler icin baya zorlayici gozuksede denemeye deger!
)
glutensiz tariflerin cogalmasi dilegiyle
sevgiler!
Sadece keki yaptim şahane oldu
Bademleri kendim çektim Barenbaum’un kitabinda bademleri cekerken az biraz un konulmasini tavsiye ediyordu. Bir kasik kadar ekledim. Benimkinin sekli cok duzgun cikti. Bir dahaki sefere portakal koymayabilirim ama.
http://www.bakingobsession.com/2008/05/29/white-chocolate-and-brie-cheesecake-with-fleur-de-sel-and-hazelnut-brittle/#more-321
Amazon’dan az siparis veriyormusum gibi bir kitap daha dustu aklima simdi bu kek yuzunden
Şu linkte ayni kitaptan pek bir sahane gozuken bir tarfi var ama brie nerden bulcaz
Ellerine saglik
Güliz – Yorumunu spamlerin arasında buldum, ancak cevaplayabiliyorum. Yap mutlaka, çıkartması zor değil. Zaten sos her şeyi kapatıyor.
Selam Cenk,
Nihayet yeni eve yerleştim, tariflerini deneyeceğim. Annemler İngiltere.den döndü, blueberry fidesi nasılsa bir ara alırız diye unutulmuş.Meyvesini getirmişler, ama çekirdeği yok:) Sen fidesini nereden aldın? İnternetten sipariş vereyim dedim 6 çeşidi var.Acaba meyvesini yediğimiz hangisi?
Vanilya özütü, kurabiye ve kek kalıpları, bilumum mutfak gereci geldi:) Bol miktarda double cream getirmişler, bir tarifin var mı onları kullanabileceğim?
Yaz için soğuk ve hafif tarifler bekliyorum, macaron tarifi de bekliyorum:)
Ayse – Blueberry fidelerini Üsküdar’daki Demir Seracılık’tan almıştım. Telefonu (216) 422 31 03. Yalnız her yıl sadece birer avuç meyve veriyor. Double cream de krema içeren her tarifte kullanılabilir ama en güzel dondurma olur.
teşekkürler, h.sonu mutlaka gidicem. evde yetişen osmanlı çileklerimle birlikte ancak bi pasta ederler:)
dondurma için makinem yok:(:( elde de yapacak sabrım ve kuvvetim yok:(:(
meyveli pay yapıp üzerine döküp yerim artık:(
hahaha konu cikolata olup bir de boyle bastan cikaran, delirten bir resim olunca 108 yorum olmasi cok normal ! bence bu yaptigin artik ayip kategorisine giriyor !! gecenin bu saati cikolata komasina girmek, cikolata filmindeki belediye baskani gibi dukkanin vitrininde kendimden gecmek istedim !!!!
ne diyelim, yiyenlerin midesine sinmis olsun
ayşegülün bittiği an:)
Bu inanılmaz bir manzara… ağlamak istiyorum baktıkçaa… ayrıca fotoğraflar muazzam, tebrikler. portakal ve çikolatayı birbirine yakıştırıyorum ama çok favori bir lezzetim değil. bu tarifi muttlaka denicem, aynı manzara çıka rmı acaba yoksa çikoltayı dökünce bile çirkin ördek güzelleşmez mi bilemiyorum =)ellerinize sağlık
jelatin dediğiniz jole mi ? değilse heryerde vr mı, cunku muhtesem gorunuyor bende yapmak istiyorum..
eda – Jelatin ile jöle aynı şey değil. Jelatini toz halinde marketlerin baharat kısmında bulabilirsin.
Sulugoz diyeceksin ama.. ben yine aglayacagim galiba ;=) hani o baledeki kotu ruhlu siyah kugu. adi ne? gunaha davet mi? ;=))
Bu kadar yildir gittigimiz heryerde park, bahce, gol, nehir kopegim chow chow la gezer dururuz. kugular bize biz onlara tislariz. Ben boyle guzel bir kugu gormedim. Ellerine saglik. Bekledigimize degdi.. iddaliyim ben de deneyecigim!
cenk tariflerin harika ama neden brownie_ler, cheesecake_ler varken bir de şöyle çikolatası akan nefis bir çikolatalı sufle tarifin yok????? Bildiğim bütün yemek sitelerini gezdim ama istediğim gibi yok, yok…Çikolatalı sufle adı altındaki çikolatalı kek tariflerinden bıktım artık…Lütfeeeenn ÇİKOLATALI SUFLE tarifi de koymalısın..
sonunda L’orange da yaptım. Artık tatlı tariflerine gönül rahatlığı ile ara verebilirim. İtiraf etmeliyim ki benim için zor bir tarif oldu. Sosu hazırlamak ve kekin üstüne dökmek en zor kısmıydı. Sosun kıvamını galiba tuturamadım çünkü biraz sulu gibi oldu. Fotograflardan sosun daha yogun olması gerekiyor gibi görünüyor ? yanlışta düşünüyo olabilirim. Birde sıcak bıçakla daha düzgün dilimleyebilirdim galiba. O nüansı gözden kaçırmışım. Tabi tüm bu emekleri hak eden bir tadı var oda ayrı.
teşekkürler cenk
Burcak – Afiyet olsun. Sosu belli bir dereceye indiğinde (ve dolayısıyla koyulaştığında) dökmek gerekiyor. Tarifte hem dereceyi hem de gereken zamanı belirttim, ama hala emin değilsen fotoğraftaki kıvamı göz önüne alabilirsin. Ya da azıcık döküp keke yapışmıyorsa devamını dökmeden önce biraz daha bekleyebilirsin. Tabii ki sonraki denemelerin için..
Cenk,
(Size aşık olduğumu söylemişmiydim
)
Bu tarif harika görünüyor. 3 gündür bakıp bakıp duruyorum. Eksiklerimi tamamladım. Derece, digital tartı vs. Bugün kalktım bunu yapacagım diye, babbım doğumgunu de bugun. Herşeyi tamamladım bir MISIR ŞURUBU nu bulamadım. Nerede satılır bu şurup yada glukoz?? Markete gittim (Tansaş) yok, aktara gittim yok, şarküteriye gittim yok, tobacco shop var bizim burda (çengelköy) acayip acayip şeylerde bulundurup satıyorlar, onlara sordum yine yok. Ben nasıl yapacagım bu tarifi şimdi ? Nereden bulunur bu mısır şurubu. Yorumların hepsini okudum, kimse bulamadım dememiş, lütfen nereden bulunuyor bir bilgi verirmisiniz . Bugun gidip hazır pasta almak kaldı bana
Neslihan – Pastacılık malzemeleri satan yerlerde bulmanız mümkün; şurasıyla iletişime geçebilirsiniz. Yalnız pastayı yapmak için almayı beklemenize gerek yok. Koymazsanız çok parlak olmayabilir sos ama yine de idare edeceğine eminim.
Cenk,
Bu arada fındıklı browni 11 yaşında ve 2,5 yaşındaki iki yeğenim tarafından çok tutuldu. ufaklık 1 dilim yedi sonra arkamdan dolaşmaya başladı halaaa kek diye
Büyüğüde yedikten sonra, okul çantasına iki dilim sardırıp koydurdu. BU pastayı önce kendim denemek istiyorum. Tutturabilirsem, yeğenlerin doğumdününe yapacağım.
Cevap için teşekkür ederim. Ben yinede mısır şurubunu alıp, öyle denemek istiyorum. Herşey tam söylediğiniz gibi yapılmalı. İdare eder beni idare etmez
Maalesef siteyi şuan keşfettim ve sabırsızlıkla tariflere bakıyorum,hızlı hızlı incelemeye çalışıyorum çünkü gideceğim yere geç kaldım.Gece geldiğimde kendime sıcak çikolata yapıp yavaş ve ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğim tarifleri ve teker teker tüm tarifleri deneyeceğim.:)
Fotodan harika bir sanat eseri ortaya çıkardığını anlıyorum.Ama malesef sadece bakmakla yetinmek zorundayım
((
merhaba
bloğunuzu gazetedeki röportajınızla keşfettim…aradan bir kaç gün geçtiği halde bir türlü bakmaya fırsatım olmamıştı,sonunda dün gece bu şöleni inceleme fırsatı buldum…öncelikle sizi tebrik ediyorum,mükemmel bir blog,olağanüstü tarifler,son derece şık kareler….herşey çok ince düşünülmüş…kutlarım
tarifle ilgili yoruma gelirsek,çikolata ve portakalın eşsiz buluşması…:)oldum olası çok severim.kek harika,sos ağız içi tüm salgıları harekete geçirecek kadar etkileyici…hele ki kekin üzerinde salınan o kışkırtıcı karelerle dayanılmaz…ellerinize sağlık…
ben şimdi keşfe devam edeyim,takipçinizim…
Aries – Çok teşekkürler. Umarım ileride tarifi deneme fırsatı bulursanız tadını da beğenirsiniz.
Bu tarifte badem ununu görünce aklıma geldi hemen sorayım: Yabancı bazı tariflerde “almond paste” görüyorum, nedir bu “paste”? Yani almond paste deyince ne anlamamız gerekiyor? Türkiye’de nasıl temin edebiliriz? Şimdiden teşekkürler…
esra – Badem ezmesi olarak çevirebiliriz. Un haline getirilen bademler şurupla birlikte ezme kıvamına getiriliyor. Yerine badem ezmesi kullanabilirsiniz ama emin olmak için tarife de bakmak lazım.
şu an medyada sıkça duyduğumuz gibi mısır şurubunun insan sağlığına olan zararları oldukça yoğun tartışılıyor. senin de bir kaç tarifinde mısır şurubu gördüm. karamel yapmak istiyordum ama msır şurubu olmadan nasıl olur diye düşünürken yapamamıştım mesela.
senin mısır şurubuna alternatif olacak bir önerin var mı? ayrıca sen ne düşünüyorsun mısır şurubu hakkında? teşekkürler.
CENK,BU HAFTASONU HEYECANLANARAK UYGULADIM TARİFİ VE SONUÇ:MÜKEMMELDİ.ÇOK TEŞKKÜRLER
buke – Alternatif glükoz şurubu. Pasta malzemeleri satan yerlerde bulabilirsiniz. Sağlıksız bir malzeme olduğu kesin ama kırk yılda bir bir pastanın sosunu parlatmak için az miktarda kullanmakta bir sakınca görmüyorum.
sonunda bu hafta sonu yaptım ve mükemmel oldu. tek fark mısır şurubu yokluğu nedeniyle lake sos yerine çikolata- tereyağı ikilisi ile kapladım. bir dahaki sefere lake sosla da yapacağım.
Cenk merhaba, İstanbul’da badem unu alabileceğimiz bir yer biliyor musun? Cogunlukla bu tip, Turkiye’de az bulunan urunleri iHerb’den alıyordum ama son kısıtlamalardan sonra artık alamayacağım galiba
Ozlem – Ben badem, fındık, Antep fıstığı ve kuru meyve alışverişi için İstinyepark’taki Malatya Pazarı’nı tercih ediyorum. Birçok yerde şubeleri var ama bana en yakın olanlar arasında çeşidi en bol şubeleri o.
Mısır şurubu Metro GrossMarket pastacılık malzemeleri reyonunda herzaman olmasa da genellikle bulunuyor.
Merhaba, ben sitenizi ilk defa bugun zoyaret ettim ve bayildim!!Kasimin ilk haftasi bir davete gidecegim ve bu tarifi denemek istiyorum!!Fransa’da yasiyorum ve misir surubu ya da glikoz nerede bulunur bilginiz var mi? Ya da kullanabilecegim baska bir malzeme var mi ? Tesekkur ederim
Ceren – Aklıma gelen tek yer Paris’teki G. Detou. Başka bir şehirde yaşıyorsanız maalesef bir fikrim yok. Eğer bulamazsanız yerine biraz daha şeker ilavesi yapın; yakın bir sonuç alabilirsiniz.
resimler çok başarılı
Yalnız bir şey söylemek istiyorum, toz jelatin iğrenç kokan bir şey! Sizinki kokmuyor mu yoksa benimkinde mi bir sorun var :/
Nil – Jelatinin neden yapıldığı düşünüldüğünde bir miktar kokusu olması çok doğal ama kesinlikle iğrenç olarak adlandırılabileceğiniz kadar baskın ve kötü bir kokusu yok. Çok uzun süre dayanıyor gerçi ama sizin jelatininiz bozulmuş olabilir.
Yok yahu yeni aldım daha :/
mısır şurubunun çok ama çok zararlı olduğunu biliyorum.şeker de az zararlı olmasa da bazı tariflerinizde neden şeker kullanmadığınızı merak ettim.
funda – Sorunuzu tam olarak anlayamadım. Hangi tariflerde şeker kullanmadığımı söylüyorsunuz? Mısır şurubunun çok zararlı olduğunun farkındayım. Kırk yılda bir, sadece sosa parlaklık kazandırması için birkaç kaşık kullanmanın çok büyük bir tehlikesi olduğunu düşünmüyorum. Dileyen mısır şurubunu kullanmadan da hazırlayabilir.
Cenk Bey merhaba,
Blogunuzu yeni keşfettim öyle güzel tarifler var ki sırayla hepsini deneyeceğim.Yılbaşında çikolatalı cheesecake ve fındık kremalı kurabiyenizi yapmayı planlıyorum.
L’Orange’ı görünce aklıma Sacher Torte geldi. Birgün yaparsanız bizlerle de paylaşın.
iyigünler, jelatin tariflerde ne işe yarıyor, neden kullanıyoruz? aynı şekilde mısır şurubu? bunlar kanserojen malzemeler. kullanmazsak sonuç alamaz mıyız? sağlıklı alternatifleri var mı?teşekkürler
yasemin – Jelatin, tariflerde karışımın jelleşmesini sağlıyor. Mısır şurubu da şekerin başka bir hali. Bu tarifte sosa parlaklık katıyor. Kullanmazsanız sonuç alabilirsiniz; sadece aynı sonuç olmaz. İkisi de kanserojen değil. Mısır şurubunun çok masum olduğunu söyleyemeyiz ama kanserojen etiketi yapıştırmak biraz abartı olur. Kırk yılda bir, az bir miktar kullanmanın sakıncası olduğunu düşünmüyorum. Jelatinin – daha sağlıklı olup olmadığını bilemiyorum – vejetaryen bir alternatifi agar agar. Türkiye’de bulunması zor bir malzeme. Mısır şurubu yerine de şeker kullanabilirsiniz.
badem unu hazır olarak nerde satılıyor?makromarkette bulabilir miyim mesela?
sule – Makrocenter’da bulamıyorum. Ben her zaman İstinyepark’ın en alt katındaki Malatya Pazarı’ndan alıyorum. Diğer alışveriş merkezlerinde de köşeleri var ama İstinyepark’taki her zaman kalabalık olduğu için çeşit bol ve ürünler taze oluyor.
passion fruit curdlu pastanizdan esinlenerek bir pasta yaptim disi icin lake cikolata sosunuzu kullandim cok iyi netice verdi,uzun bir suredir blogunuzu bilmeme ragmen yeni dikkatimi cekti bence cok basarili,ornek alinmasi gereken bir blog elinize saglik basarilar…
Lake sos hazirlarken jelatin kullaniazsa ne olur , yardimci olur musunuz lutfen
Turkan – Pastayı kaplayacak kadar koyu bir kıvam almaz.
bu kekse bizim yediklerimiz ve bu zamana kadar yediklerimiz ne bilemiyorum
ya da bizimkiler kek de bu şaheser falan, yani bizim yaptıklarımızla karşılaştırınca yukarıda fotolarını gördüğüm mükemmel şeyi kek diye nitelendirmek hakaret oluyor ya, bu kadar olur ne diyim, tebrikler