Marché aux Puces St-Ouen de Clignancourt – Paris Bit Pazarları
04 Şubat 2010 | Kategori: Gezi ve Seyahat

Paris bit pazarlarına kaldığım yerden devam ediyorum. En başına dönelim. O günün sabahına.
Paris‘e beş günün yetmeyeceğini anlayınca tatili bir haftaya uzattık. Bir haftanın da yetmeyeceğini anlayınca da on güne mi uzatsak dedik ama pasaportlardaki vize bitiş tarihlerine bakınca mümkün olmadığını gördük. Durum böyle olunca da bit pazarlarını yaya yaya gezmek yerine aynı güne sıkıştırmaya karar verdik. Aynı gün iki bit pazarı dolaşmak demek de rahat rahat kahvaltı etmeden dışarı adım atmak demekti. Ama Paris’e gelmişiz. “Okurlarıma asla yolda sandviç alıp mideye indirdik diyemem, skandal olur!” diye diretip bir gün öncesinden alışveriş yaptım.
[Yazının devamını okumak için tıklayın →]
Karnabahar Çorbası
26 Ocak 2010 | Kategori: Çorba

Keşke başka şey isteseymişim. Ne olurdu yarın kalksam, dışarısı bembeyaz olsa, evde mahsur kalsam, gece gündüz makaron yapsam, biriken dizileri izlesem demiştim. Bir uyandım, etraf bembeyaz. Bugüne kadar yapmaya vakit bulamadığım ne varsa yaparım diye hayal ediyordum ama mutfak tezgahında suyu uçsun diye bıraktığım yumurta akları bana ben onlara bakıp duruyoruz. Şimdi badem ununu ele. Yok yok eleme, pek ıslak görünüyor, önce yay fırında iyice kurut sonra ele. Sonra pudra şekeri ele. Sonra kakao ekle… Yok, makaronlar başka bahara.
Mesela bırakın beni şimdi, koyun yanıma birkaç litre süt, şeker, bir de Valrhona kakaomu, ben gece gündüz sıcak çikolata yapıp içeyim, 24′ün dört bölümü yayınlanmış, arka arkaya onları seyredeyim… Canım çekti, annem zeytinyağlı barbunya yapıp yollasın, yanında sıcak Ramazan pidesi olsun, bir de köşkteki ekşili köfte.
Onları yesem, kah uyusam, kah kalksam, kar hiç erimese ama sokak köpekleri de üşümese…
[Yazının devamını okumak için tıklayın →]












