Kantin Dükkan

12 Ekim 2013 | Kategori: Cafe ve Restoran, Ekmek

Kantin Ekşi Mayalı Ekmek

Hani bazen bir şeyi çok içten isteriz, gerçekleştiğinde de anlık bir doyumsuzluk yaşayıp “Keşke başka şey isteseymişim!” deriz ya; Şemsa Denizsel’in Bebek parkının karşısında Kantin Dükkan açacağını öğrendiğimde, kendi kendime “İyi ki başka bir şey istememişim!” dedim.

Aslında bunu ta San Francisco’da, Tartine Bakery, Pizzeria Delfina ve Bi-rite Market üçgeninde kaldıktan sonra oracığa çömelip ağlamak istediğimde dilemiştim. Dileğim birebir “Keşke Kantin Bebek’te dükkan açsa…” değildi elbet ama Tartine’den kolunun altında ekmeğiyle çıkıp evinin yolunu tutan birini gördüğümde ya da Blue Bottle’dan dışarı elimde kahveyle her çıkışımda arkadaşıma dönüp boynum bükük bir şekilde söylediklerim de aynı kapıya çıkıyordu: “Keşke İstanbul’da, evimin yamacında böyle bir yer olsa… Belki o zaman buraları bu kadar özlemem, değil mi?”

Elbette özlerim. San Francisco, bu saydığım veya sabaha kadar sayabileceğim yerlerden ibaret değil. O yerlerin doğmalarını, gelişmelerini ve kök salmalarını mümkün kılan, iyiyi ve kaliteliyi baş tacı eden insanlardan da ibaret. Verilen değer karşısında şımarmayan, gözü dönüp büyüme telaşına kapılmaktansa tutturduğu standartları nasıl sürdürebileceğine kafa yoran, kısacası verilen değerin hakkını o insanlara misliyle iade eden işletmeler, özlemimi dile getirirken sadece mideme çok düşkün olduğum için ilk aklıma gelenler.

[Yazının devamını okumak için tıklayın →]

Ekşi Mayalı Simit

26 Nisan 2013 | Kategori: Ekmek

Ekşi Mayalı Simit

Ekşi mayanın ne olduğunu bilmeyen arkadaşım var. Belki de garip karşılamamak lazım; ilgi alanı değildir, bilmeyebilir. Garip olan, bilmediği halde satın alıyor olması. Pınar Hanım‘dan alışveriş eden bir arkadaşım, listede ekşi maya görünce ilginç gelmiş, sipariş etmiş. Geldiğinde gördüğüne bir anlam veremeyince de mesaj atmış, avuç içi kadar şeyle ne yapacağını soruyor.

Zannediyor ki bir mesajda anlatabilirim. Geçen sene tarifini yayınladığım, Tartine Bakery‘nin ekşi mayalı ekmeğini denemesini önersem olacakları biliyorum; daha ikinci paragrafta vazgeçecek. Krizi, sırf ekşi maya çöpe gitmesin diye, bir de sevgili arkadaşım bir saatten daha uzun bir fermentasyon sürecini şiddetle reddettiği için, aslında maya gerektirmeyen, o anda uydurduğum pidemsi bir ekmek tarifi ile atlatıyoruz.

Bir saat içinde hazırlanabilecek ekşi mayalı bir ekmek tarifi vermek – ekşi mayanın doğası gereği – mümkün değil ama anlıyorum ki blogun ekşi mayayla hazırlanabilecek, nispeten daha pratik bir tarife ihtiyacı var. Ne olacağı da belli aslında. Ekşi maya maceramın hemen ardından geliştirmeye başladığım ama kitap çalışmaları yüzünden başka bir bahara ertelemek zorunda kaldığım bir tarif: Ekşi mayalı simit.

[Yazının devamını okumak için tıklayın →]