En Güzel Hediye
11 Şubat 2010 | Kategori: Fotoğraf, Yemek

Hayatımda aldığım en güzel hediye.
Bir bakalım mı içinde neler var?

Jacques Genin’den karameller, Bernachon’dan çikolatalar ve aylar önceki ziyaretimde basiretim bağlanıp da alamadığım Franck Kestener’in karamel, fleur de sel ve kurabiye parçaları dolu çikolataları. Hepsi Denise Acabo’nun dükkanı A l’Etoile d’Or‘dan. Altın kutu da Denise’in hediyesi.

Acaba çok yalvarsam beni evlat edinir mi?
Yorumlar
Yorumunuzu bırakınız








off diyorum offf!
çok şanslısın:):):)
cenk, peki çok yalvarsam sen beni evlat edinir misin??
Sinem –
Hiç beklemiyordum böyle bir cevap! Unutamayacağım bir yorum oldu bu.
yaa aama bu haksızlık, fotosunu gör ve yutkun:((
Ne kadar şanslısın Cenk, kıskandım şimdi bak eee afiyet olsun diyelim madem
))
Çok şık…İşin kötü yanı bana böyle bir kutu gelse ben bu görüntüyü bozmamak için uzun süre dokunamazdım, içindekileri yemeye kıydığım gün de onlar çoktan bayatlamış olurdu… Hayır başıma geldi, oradan biliyorum
hımmm… gercekten pek bastan cıkarıcı … umarım yemek/paylasmak ıcın sevgılıler gununde sevdıgını beklersın
)
cenk, paylaşmak güzeldir sözünü duymuş muydun
Hiç kıskanmadım zaten
(afiyet olsun diyeyim de gözüm kalmasın (:
Güzel bir paketleme, satışın %50′sini garanti eder. İyi bir fotoğrafla bu sayı %90′a çıkabilir.
Nefes kesen bu görüntüyü kıskanmadım dersem yalan olur. Çok şanslısınız gerçekten. Peki evlatlık listesine ben de kayıt olabilir miyim ?
cok hoş bir jest olmuş gercekten, fotoğraflardaki arka planla daha da zevkli bir hal almış hediye..afiyet olsun diyelim
)
aman allahım muhteşem bir hediye, ağzımın suları aktı, ne şans yahu,:))afiyetler olsun..
Hiiiiiiiiiiii!
O seni evlat edinsin; sen de beni çırak (köleeeeee bileeeeee) al!!!! N’ooooolurrrr!!!
Üstteki yorumları yeni gördüm bu arada…
Cenk nasıl beklemezsin ki Sinem’inki gibi bir yorumu!
Hadi geçtim evlatlığı, benim gibi “çıraklık” için “yalvaracak” çok okuyucu vardır aramızda
(Bu arada, sanıyorum bu gece yayına geçiyor karafakiden.com)
afiyet olsun!!!!!
yaptiklarina da aldiklarina da sevdiklerine de bayiliyorum!mukemmel!
evlat edinildiğinizde de haberimiz olsun da biz de boşa yalvarmış olmayalım
sonsuza kadar yalvarmaya değer..dayanılmaz ve muhteşem
Aşkolsun Sinem, kaç yaşındasın? Bu yakışıklıya denecek son şey sanırım beni evlat edin olur, eğer 2 yaşındaysan sorun yok tabi..
Cenk çok şanslısın..Ömrün boyunca seni sevindirecek armağanlar alman dileğiyle
Sevgiler Senem
Merhaba Cenk,
Once boyle guzel bir siteden dolayi seni gonulden tebrik ederim.Muthis ozeninin yaninda,yasam sevinci yayiliyor sanki bu siteden etrafa.Belcika’da yasiyorum.Gecenlerde ailem Turkiye’den ziyaretimize geldiginde bir Paris yapalim dedik.Sen oyle cekici fotograflar koymustun ki siteye dukkanla ilgili,Denise’i de oyle bir anlatmistin ki,ben bu dukkana da gitmeyi teklif ettim.Sandigimdan cok daha kucuk bir dukkandi,Denise isini seviyor belli.Birlikte gittigin kisinin adini soyleyince zaten seni hemen hatirladi.Cok yakisikli oldugunu ve hep fotograf cektigini soyledi.Senin Turkiye’de taninan bir blog yazari oldugunu,sayende Turk musterilerinin artacagini soyledim.Adresini istedi.Ingilizce blogundan da bahsettim.Ingilizce bilmedigini,bilgisayardan da anlamadigini ancak cocuklari sayesinde internetten bakacagini belitmisti.
Iste boyle..Yasini gercekten de hic gostermiyor.
Sevgili Cenk,basarilarinin devamini ictenlikle dilerim.Ellerine,yuregine saglik.Guzel gunler dilegiyle.
Not:Denise’in dukkanina gidis tarihimiz 30 Aralik 2009
Evlatlık muhabbeti iyiydi:) Siteni, yazdıklarını, pişirdiklerini ve fotoları takip etmekten büyük zevk alıyorum. İnsana bilgisayar başından büyük bir enerji veriyorsun. Aynı yaşta olduğumuzdan; herhalde evlatlıklar listesine giremem:)Ben de “okuyucu ve hayran” kontenjanından yırtarım belki:)Başarılarının devamını dilerim.
ama ya…
çok güzeller
Cenk öncelikle afiyet olsun…keyifle yemek nasip olsun.Sinem hanıma bravo çok güzel demişsiniz..ben evlatlık olamam yaş 50 oldu..ama damat olarak alabilirim:)))) ne yapalım bizde böyle aday olduk…herkese sevgiler..
Valla herşeyden önce evlatları ne der bu işe? Sakın gözünüzü oymağa kalkışmasınlar..
Damat, usta ve baba olmaya layık gören herkese teşekkürler
şeker – Çok haklısın. Bir şeyler düşüneceğim.
Nuray – Denise’in asistanı İngilizce bloguma yorum bırakmış, zaten paketi getiren arkadaşım da söylemişti, çocukları Denise’e bir dizüstü bilgisayar almışlar, artık blogları da gezebiliyormuş. Övgü dolu sözlerin için çok teşekkür ederim.
sinem’e katılıyorum; evlatlık almasanda yaptıklarınla beslemek şartı ile boğaz tokluğuna çalışabilirim kıh kıh
)) insanın aklını alabilecek bir paket benim gibi olan var mı bilmiyorum ama uzun süre fotolara bakamıyorum ekranı yiyecekmiş gibi olduğumdan
)))))
Evlat edinir mi? sözünü gördüğümde benim ilk düşündüğüm kendi ailen oldu Cenk. Baban bunu duyunca “bir çikolataya sattı bizi” derdi diye düşünmekten kendimi alamadım. Ama belki onun da hoşuna giderdi:)))Sevgiler selamlar…
Cenk;
artık yanağını dayar uyursun
Have you finished it already?
Please say no:(
sevgili karamel üstadı;
hani şu şeker gibi kağıda sarılı miniş karameller var ya.. bir arkadaşım haftasonu onlardan getirdi bana
gerçi ben içine bakmadan kutusu için çığlıklar atmaya başladım o ayrı.. A l’Etoile d’Or fotoğraflarına bakarken de içindekilerden çok kutular için çıldırıyorum..
hayalim şudur; dev gibi kabarmış sıcacık bir kek.. her bir dilim kesildiğinde içinden karamel şelalesi akıyor. acaba diyorum kek hamurunu kalıba döktüğümde içine karamel parçalarını atsam bu sonucu elde eder miyim?
sormadan deneyip ziyan etmeyeyim dedim..
çiğdem – Geleneksel bir kek tarifinde bahsettiğin karamel eklemesini yaparsan büyük ihtimalle karameller dibe çökecektir ve hayalindeki gibi bir şelale durumu da oluşmayacaktır. Onun yerine un miktarının çok az olduğu, “molten cake” olarak adlandırılan tariflerde bu eklemeyi yapmak mümkün. Şahsen denemedim ama aklındaki tarifin bir benzerini şurada bulabilirsin.
nam nam nam ……….
teşekkür ederim
Merhaba,
2 hafta once Mme. Acabo ve muhtesem ürünleri ile tanistim, sizi takip ettiğimi soyleyerek basladigiz muhabbet kasanin onunde yuklu
bir sekilde sona erdi… Sadaharu Aoki’nin eserleri ise oyle lezzetliydi ki uçağa binmeden yolumuzu değiştirdi… Öneriler için teşekkürler…sayenizde çok lezzetli bir paris oldu
merhaba cenk…bu benim sana yazdığım ilk mesaj.uzun zamandır bloğunu takip ediyorum,tariflerini denemek üzere bilgisayarıma kaydediyorum..belki inanmayacaksın ama özgeçmişini henüz incelemedim,yakışıklı olup olmadığınıda yazılan yorumlardan biliyorum sadece..yoğunbakımda çok zor bir ortamda çalışıyorum ve sana deli gibi özeniyorum.ne yalan söyleyeyim Denise akabonun kızı bile olmak istedim bir an:)sana numaradan “abiciğimm” derdim:)çok yalvarsam beni yanına yardımcı olarak alırmısın:)…takipteyim..