Dehillerin ve G. Detou

15 Kasım 2010 | Kategori: Gezi ve Seyahat

Dehillerin

Dünya üzerinde mutfak eşyaları satan bütün dükkanlar bir yana, Dehillerin bir yana.

200 senelik bir geçmişi var.

Sırf her gün bu dükkana uğrayıp raflardaki ürünleri seyretmek için bile Paris’e taşınılır.

Az çok böyle olacağını tahmin ettiğim için Dehillerin ve G. Detou günü doya doya alışveriş yapabilmek için arkadaşlarımdan ayrılıp tek başıma gittim. Otele dönerken yükümün ağır olacağını bildiğim için de yanımda sadece bir gün önce satın aldığım lomo makinemi götürdüm. Deklanşöre bastığınızda arka arkaya dört kareyi aynı filme saat yönünde kaydeden bu oyuncak makine oldukça uzun bir alışma süreci gerektiriyor, dolayısıyla maalesef çok fazla göstermeye değecek fotoğraflarım yok.

Dehillerin’de güler yüzlü, peşinizde dolaşıp her sorduğunuz soruya uzun uzun cevaplar verecek çalışanlar beklemeyin. Burası daha çok profesyonellerin uğrayıp alacaklarını aldıktan sonra alelacele çıktıkları bir yer. Öyle sallanarak alışveriş yapınca, hele bir de aldıklarınız paketlenip ödeme listesi çıkartılırken kararsız birkaç laf ederseniz çalışanların sabrı taşmaya başlıyor. Aldığım tencerenin kapağının fiyatını duyunca duraksadım (ki eminim herkes o parayı bir tencere kapağına vermeden önce 2 kez düşünür), bana yardımcı olan mösyö kötü kötü bakmaya başlayınca da almaktan vazgeçtim.

Dehillerin 2

Zeytin ağacından bir tuz çanağı, başka hiçbir yerde bulamadığım üzeri kapaklı kek kalıbı (pişince tepesi dümdüz oluyor – tost ekmeği pişirmek için ideal), meşeden bir oklava ve ağır mı ağır Mauviel tencere. Yanımda getirebildiklerim, bütçemi zorlayarak toparladıklarım bunlar. Aklım Mauviel’in yerinden kalkması imkansız gibi görünen çorba kazanlarında kaldı.

G. Detou

G. Detou

Eğer David Lebovitz “G. Detou olmasaydı, Paris’te yaşayamazdım” diyorsa bir bildiği vardır. Söylememe gerek yok elbette, ama dükkan bu iddialı lafın hakkını veriyor.

Çoğunlukla pastacılık malzemeleri satan bu dükkandaki kadar yağ çeşidi hayatımda görmedim. Hepsini almak isterdim ama elim sadece avocado yağına uzandı.

Dehillerin G. Detou

Salatalarda kullanıyorum. Çok başarılı. Az bir miktarı bile acayip bir avokado aroması katıyor.

Dehillerin bıçakları pek iptidai görünüyor, ama bir zamanlar Julia Child‘ın kullandığı bıçaklardan mutfağımda olmazsa olmazdı.

G. Detou’dan alışveriş yapıp tam çıkarken kapının dibindeki çam fıstıklarını gördüm. Koskoca bir paketin üzerinde 3 Euro yazısını görünce de taşıyabileceğim kadarını aldım. Çocukken Bayramoğlu’nda taşla tek tek kırıp yediğim çam fıstıkları kadar lezzetlilerdi.

E. DEHILLERIN
18 rue Coquillère, 75001 Paris
Tel: (33) 01 42 36 53 13

G. DETOU
58 rue Tiquetonne, 75002 Paris
Tel: (33) 01 42 36 54 67

Üye ol, yemek tarifleri emailine gelsin.

Yorumlar

  1. 1 - sibel 15 Kasım 2010

    aldıklarını güzel tariflerde kullan Cenk.Gerçekten işe yarar şeyler.Çocukken bende babaannemin bahçesinden çam fıstıklarını kırıp yerdim.iyi bayramlar.

  2. 2 - nube 15 Kasım 2010

    I phone nun uygulamasına “olculer” bolumunu de ekler misin? kısacık pratik olarak o zaman super olucak…

  3. 3 - seda 15 Kasım 2010

    tuz canagi cok seker. Kapakli kek kalibi yerine üzerine agir bisey koysak genede dümdüz olur mu acaba. Sen anlattikca parisi merak ediyorum. Ama sayende gidince gezecegim yerleri biliyorum. Sevgiler…

  4. 4 - seda 15 Kasım 2010

    selam ben pariste oturuyorum ama bu bahsettigin yerleri ilk kez duyuyorum bana gore bu yerlerlerde bir ayricalik yok bildigimiz havan bildigimiz bicak pariste mutfak kulturu adina bir degisim var size masterchef den bahsetmeliyim bir arastirin derim….yeni tarifler adina

  5. 5 - IŞILCA TATLAR 16 Kasım 2010

    Merhaba Cenk,
    Dehillerin’i geçen kış gezerken tesadüfen bulmuştum. Bu denli meşhur oluğunu bilmiyordum. Tabi içeri girince ben de kendimi kaybetmiş çocukların hadi artık sızlanmalarına karşın 2-3 saati orada geçirdiğimi hatırlıyorum. Gerçekten de o daracık raflar arasında herşeyi tek tek incelemek ve hangisini alacağına karar vermek çok zordu. Ben altı çıkan birkaç tart ve tartölet kalıplarından almıştım.
    Bir önceki yazında sözünü ettiğin Le Relais de L’Entrecote da senin şanssızlığın diye düşünüyorum. Ayrı zamanlarda iki üç kez gittik ve bu tür olumsuzluklarla karşılaşmadık. Biliyorsun saat 19 da kapılarını açıyorlar. O vakte kadar kapıda epey bir kuyruk. Belki biz hep ilk girenler arasında olduğumuz için olabilir ama patatesler çıtır ve sıcak et de çok lezzetliydi. Kara listeye almadan bir kez de bu şekilde denersen fikrin değişebilir mi?
    İyi Bayramlar, iyi tatiller.
    Sevgiler,

  6. 6 - Sumeyye 16 Kasım 2010

    Harika bir yer! Burda yasayabilirim kesinlikle… Avakado yaginin farkli aromalarini Amerika’da Tj Maxx ve Marshalls’larda cok uygun fiyata bulabiliyorum ama avakado aromalisini hic gormemistim. Denemek lazim…

  7. 7 - Basak 16 Kasım 2010

    Cenk, biskoff bugun geldi, krakerleri birakip kasikla daldim, dedigin kadar guzel birseymis 🙂 Bana, taze yapilmis kornet kulah uzerinde karamelli dondurma tadi verdi!!! Bakalim baska ne cagrisimlar yaratacak!
    Tavsiyen icin tesekkurler 🙂

  8. 8 - ÖZLEM ERKAL 16 Kasım 2010

    günaydın gönderini alınca hemen bir hızla okudum bende zeytin ağacından tuzluk istiyorum negüzel bişi öyle ooo

  9. 9 - medina 16 Kasım 2010

    mrbaa…cenk herşeyi anladımda o çorba kazanlarını ne yapacağını merak ettim! çok güzel bir yer..inşallah bi gün bizimde böyle yerlerimiz olur ve sen onları anlatırsın anlatırsın ama her seferinde başka bir yer bulup hikayeni hiçç bitiremezsinnnn……….teşekkürlerr..sevgiler..

  10. 10 - Carriemel 16 Kasım 2010

    cem o agir bakir tencere super.. onunla harika polenta yapilir bence . fotograftan gordugum kadari ile genis disi bakir ici kalayli zaten. zeytin agaci aksesuarina diyecek lafim yok.. sana bu konuda ilk bu fotografi gordugumde yazmistim.. harika .. dukkani not ettim…. sevgiler.iyi bayramlar bu arada…okursan tabii. bakarim simdi diger yorumu yayinladi isen okuyorsun demektir. ciaooooooo

  11. 11 - fatoş 16 Kasım 2010

    Süper yaaaa…eminim ben o dükkana gittiğimde paramın son kurşunuda oraya bırakır,parasız kalsam da hiç mutsuz olmazdım..zeytin ağacın dan olan tuz kutusuna hasta oldum…Bıçaklarda muhteşem…mutfaktaki en önemli materyallerden biri belkide..(benim için)

  12. 12 - Banu B Bingor 16 Kasım 2010

    Çam fıstığını 3 Euro’ya almak için de gidilebilir Paris’e 😀 O arada hani Paris’i de görmüş olur insan :)))

  13. 13 - özce 17 Kasım 2010

    Cenk selam
    öncelikle iyi bayramlar:)görüntüsü kadar lezzetinin de muhteşem olduğuna inandığım yemeklerin için senin taaa oralardan Mauviel taşımana gerek yok ki:)ama eminim ki kasada ödemeni yapıp tencereni eline aldığında ona sahip olmanın verdiği haz tartışılmazdır. yurtdışı gerçekten bizim gibi yemek, pasta, börek pişirmeyi sevenler için cennet ama keşke Türkiye’de de her aradığımızı bulabileceğimiz mağazalar olsa di mi…aldıklarınla ilk neler pişireceksin sabırsızlıkla bekliyorum:) mutlu bayramlar

  14. 14 - nesrin 17 Kasım 2010

    Bende bos zamanlarimda alisveris merkezlerindeki kitapcilar ve mutfak ürünleri satan dükkanlari gezerim. Bugün ben de kapakli bir kek kalibi görmüstüm. Yuvarlakti.

  15. 15 - nazan bekret 17 Kasım 2010

    mutfak malzemesi denilince benim için hayat durur.orada kendimi kaybedebilirim.kim ne derse desin onları kullanmak sakin bir ortamda aklındakileri hayata geçirmek olağanüstü birşey.benimde üzeri kapanan ancak altı üçgen üstü m şeklinde bir kek kalıbım var ona gözüm gibi bakıyorum.saçmaladımmı bilmiyorum.ne dersin.

  16. 16 - Cenk 18 Kasım 2010

    nube – Öneri için teşekkürler. Yapılacaklar listesine ekliyorum.

    seda – Bence aynı sonuç alınabilir. Çok iyi fikir!

    seda – Bahsettiğim yerleri ilk kez duymanıza rağmen bir ayrıcalıkları olmadığını söylemeniz önyargılı bir yaklaşım oldu. Önce uğrayıp sonra karar vermeniz daha doğru olmaz mı? 200 yıllık bir geçmişten daha büyük bir ayrıcalık düşünemiyorum. Eğer bunlar dışında sizin çok ayrıcalıklı bulduğunuz yerler varsa paylaşırsanız çok sevinirim. Masterchef derken yemek programından mı bahsediyorsunuz? Eğer öyleyse mutfak kültürünü değiştirmekle ilgili ne gibi bir katkısı olduğunu pek anlayamadım.

    Işılca Tatlar – Biz de aynı saatlerde uğramıştık diye hatırlıyorum. Kaldı ki, geç uğramış bile olsak, bence önemli olan servis boyunca aynı standardı tutturmak. Bir kez uğrayıp fikir edinmenin ve ardından bunu yazmanın işletme tarafından bakıldığında adil bir durum olmadığını biliyorum, ama bu restoranın kısıtlı menüsü söz konusu olduğunda bir ziyaretin yettiğini düşünüyorum. Genel anlamda da çok sevdiğim bir yer ama en azından gitmeyi planlayanlar güzel günlerinin olduğu kadar kötü günlerinin de olduğunu bilmeliler diye düşündüm. Bir daha uğramamak ise tamamen benim kişisel tercihim. Paris gibi bir yerde güzel yemek yiyecek yüzlerce yer varken bu kadar kötü bir deneyim sonrasında tekrar şans vermek anlamsız geliyor. Bu arada, bahsettiğin o altı çıkan tart kalıplarından ben de almıştım! Yazmayı unutmuşum. Ne kadar sağlamlar, değil mi?

    Basak – Afiyet olsun. Beğenmenize çok sevindim.

    medina – Ne yapacağımı düşünmedim bile. Sadece bakmak bile yeter!

    Nazan bekret – Kalıbınızı pek gözümde canlandıramadım ama güle güle kullanın.

  17. 17 - Tulay 18 Kasım 2010

    Sevgili Cenk,

    Güle güle kullan yeni oyuncaklarını:)) bu arada ufak bir bilgi vermek istiyorum. Şu üzeri kapalı baton kalıpları istediğin ebatta yaptırman mümkün, kayalar mutfakda (ankara) görmüş ve çok ilgimi çekmişti, Özel olarak yapabildiklerini söylemişlerdi.Galvanizden yapmışlar. dediğin gibi özellikle tost ekmeği yapmak için çok idealler. Eğer ihtiyacın olursa senin için seve seve tedarik etmeye çalışırım. Bir sonraki Paris seyahatim için gidilecek yerler notlarımı aldım, teşekkürler…

  18. 18 - elif 19 Kasım 2010

    o bakır tencerelerden ben sana yollaayabilirim istersen antep bakırıyla meşhur bilirsin ama sende bana lezzetli kurabiyelerinden yollarsan şakaaa:))

  19. 19 - zeynoo 20 Kasım 2010

    Bilenler için tekrar olacak, G. Detou’yla ilgili eğlencelik küçük not:
    Dükkanın ismi aslında bir kelime oyunu:
    G. Detou, “j’ai de tout” (je dö tu)ile aynı okunuyor – kelimesi kelimesine çevirirsek: “bende her şey var”, “ne ararsan bende var” mı demeli?
    Sağlamasını gidenler yapacak…

    Aldiklarinizi güle güle kullanın, Mauviel’i ve oklavayı özellikle!

  20. 20 - zeynoo 20 Kasım 2010

    Ah! Lebowtz’in yazısını okumadan yazmıştım yorumumu, G. Detou açıklaması, kötü tekrar olmuş!
    Kusura bakmayın 🙂

  21. 21 - Cenk 21 Kasım 2010

    elif – Çok teşekkür ederim, lütfen zahmet etmeyin.

  22. 22 - Cenk 21 Kasım 2010

    Tulay – Bilgi için çok teşekkürler. Siz lütfen zahmet etmeyin, ben araştıracağım.

  23. 23 - fevziye 05 Aralık 2010

    Siteni devamlı takip ediyorum ama bu ilk yorumum
    kek kalıbını görünce bayıldım aklımda hep böyle bir kalıp vardı ama var olduğunu bilmiyordum.
    Genelde kekin güzel görünmesi için ters çeviririz bunda buna görek yok yuvarlak olsa patispanya keki için güzel olurda.
    Acaba türkiyede varmı ben hiç görmedimde.

  24. 24 - Cenk 05 Aralık 2010

    fevziye – Ben de hiç görmedim ama bir okurum çok güzel bir akıl verdi. Normal bir kek kalıbının üzerine ağır başka bir fırın kabı koyarak da aynı sonuç rahatlıkla elde edilebilir.

  25. 25 - Rumeysa 11 Ekim 2013

    Merhabalar, önümüzdeki hafta Paris’te olacagım insallah. Paris ile ilgili tüm yazılarınızı daha önce defalarca okumus olmama rağmen bu kez hepsini alıcı gözle okudum hatta belki de ezberledim diyebilirim 🙂 Ve eğer bana önerebileceğiniz çok profosyonel olmayan -Dehillerin kadar olmayan yani :)- fakat yine de Türkiyede bulamayacağım farklı mutfak, pasta malzemeleri(aletler ve/veya aromalar, çikolatalar vb.) satışı yapan bildiğiniz bir dükkan varsa çok mutlu olurum :)) Bu arada kitabınızın yayın tarihini dört gözle bekliyorum 🙂 İçimden bir ses uzun zamandır blogda herhangi bir post paylasmadıgınız icin çok yakında kitabın yayın tarihini söyliyeceginizi söylüyor =) Şimdiden iyi bayramlar. Hayatımıza kattığınız mutluluk verici tüm tarifleriniz için teşekkürlerimle..

  26. 26 - Cenk 12 Ekim 2013

    Rumeysa – Teşekkür ederim. Paris’te gittiğim her yeri bloga yazdım. Mutfak ekipmanıyla ilgili başka bir mağaza maalesef aklıma gelmiyor. Dehillerin sadece profesyonel mutfak ekipmanı satmıyor; bence uğradıktan sonra başka bir yer görmeye gerek kalmayacaktır. Pastacılık malzemeleri için ise G. Detou’yu tavsiye ederim.

  27. 27 - fatma 01 Şubat 2015

    Cenk merdane ni tüm İstanbul da aradım ve bulamadım senin için mahsuru yoksa boyutlarını yazabilirsin? Sanirim yapacak birini buldum.

  28. 28 - Cenk 23 Şubat 2015

    fatma – 50 cm uzunluğunda, 4.5 cm çapında ve 700 gram ağırlığında.

  29. 29 - Merve 30 Mart 2016

    Mrb cenk,
    Blogunuzu severek takip ediyorum oncelikle bunu soyleyim anlattiklariniz sayesinde okulumu san francisco dan sectim ama Türk yemeklerini cok özlüyorum ve turk arkadasimla manti yapmak istiyoruz ama hamuru acacak oklava bulamıyoruz acaba sizin bildiginiz biyerler varmi satın alabilecegimiz varsa muthis olur :)simdiden cok tesekkur ederim

  30. 30 - Cenk 02 Nisan 2016

    Merve – Bilemiyorum maalesef. Internette araştırdınız mı?

Yorumunuzu bırakınız