Teşekkürler & İlk İmza Günüm

01 Temmuz 2014 | Kategori: Yemek Kitabı

Teşekkürler

Bundan yaklaşık üç ay önce, kitabı yayınevine teslim etmeye yakın, kafam değişsin diye arkadaşlarıma akşam yemeğine gitmiştim. İçlerinden biri, kitabı teslim ettiğim gün kutlamak için ne yapacağımı sorduğunda, şakasına “İkinci kitaba başlayacağım.” dedim. Kahkahalar dinince de aynen şöyle devam ettim: “Ağzımdan ikinci kitap lafının çıktığı gün beni şuradan aşağıya itin.” Yine kahkaha attılar ama ben oldukça ciddiydim.

[Yazının devamını okumak için tıklayın →]

Ve Bitti!

14 Haziran 2014 | Kategori: Yemek Kitabı

Blanche

Son yedi aydır neredeyse her günüm kitabın bir ayrıntısına takılıp sinir harbiyle geçtiğinden, artık kendimi daha hızlı bir şekilde rahatlatabiliyor olmam gerek ama nafile. Önce karnım ağrımaya başlıyor. Sonra ev üzerime üzerime geliyor. Hemen ardından kendimi dışarıya atmaya karar verip 5. dakikada vazgeçiyorum, kafam değişsin diye evde saçma sapan bir iki iş yaptıktan sonra da koltuğa çöküp boş boş etrafa bakıyorum. Karnımdaki ağrı boynumdan ağzıma doğru çıkmaya başlıyor ve hemen sonrasında kulaklarım kızarıp başım ağrımaya başlıyor. Nefes almak için balkona çıkıyorum; gözlerimi kapatıp San Francisco‘yu, Carmel’i ve Big Sur’ü düşünüyorum.

Bazen aklıma Özlem‘le San Francisco’dan Los Angeles’a yaptığımız araba yolculuğu geliyor. “Özlem olsa ne yapardı? Ne derdi?” diye düşünüyorum. Boynum bükük bir şekilde odasının kapısını çaldığımı hayal ediyorum. Kendimi iyice acındırarak anlatmaya başladığım anda gözlerini açıp kafasını sallayarak dinlemeye başlıyor. Daha dudağının kenarındaki ilk gülümseme kıvrımında şikayetimin ne kadar boş olduğunu anlayacağım. Zaten ikinci cümlemden itibaren yarım yamalak dinleyecek. Asıl derdimin ne olduğunu bildiği için sözümü kesmemek için kendini zor tutacak. Ben sustuktan sonra kendimden şüphe ettiğim için haşlamaya başlayacak, konuşması giderek tatlılaşacak ve bittiğinde nasıl olup da konuya bu kadar takıldığıma hayret edeceğim. Yenilenmiş bir şekilde ayağa kalkacağım, o anda odasının ne kadar dağınık olduğunun farkına varacağım, yine düzen hastalığımın ne kadar büyük vakit kaybettirdiğini hatırlayıp Özlem’in bu kadar rahat olmasını kıskanacağım ve kös kös odama döneceğim.

[Yazının devamını okumak için tıklayın →]