Nektarin ve Böğürtlenli Cobbler

11 Ağustos 2010 | Kategori: Crumble

Nektarin ve Böğürtlenli Cobbler

Aradan çok da uzun zaman geçmedi; eminim şu Parmesan ve karabiberli biscuit yazısını hatırlıyorsunuzdur. İşte o tarifte hazırladığım biscuit hamurunun tatlı bir çeşidi, mevsimin iki güzel meyvesiyle birleşiyor bugünkü tarifte. Nektarin ve böğürtlenli cobbler.

Cobbler, kısaca meyveli bir karışımın üzerine yerleştirilen hamurdan ibaret bir tatlı. Daha önce Cafe Fernando’da gördüğünüz “crumble”ın yakın akrabası diyebiliriz. Crumble tarifinde iri kum taneleri kıvamında olan hamur, cobbler tarifinde daha çok bir keki andırıyor. Aynen crumble tariflerinde olduğu gibi, bu da kolaylıkla damak tadınıza göre şekillendirebileceğiniz bir tarif.

[Yazının devamını okumak için tıklayın →]

Pastırmalı Yumurta

30 Temmuz 2010 | Kategori: Kahvaltı ve Brunch

Yumurtalı Pastırma

Sabahları suratsız kalkan insanlardanım. Mümkünse kimse benimle konuşmasın, hele hele soru hiç sormasın. Belki de bu yüzden, kahvaltıyla aram hiçbir zaman iyi olmadı.

Çok zaman önce, hala bir “iş”te çalışırken, daha yüzümü bile yıkamadan kahve makinesine doğru sürünerek gider, suyunu kahvesini ayarladıktan sonra o damlarken duşumu alır, damlaması bittiğinde giyinmiş olur, hemen bir termosa doldurup ofisin yolunu tutardım.

Öte yandan, kahvaltı adı altında yenen her şeyi de çok severim. O yüzden yıllar boyu kahvaltılarımı gece yarısı yaptım. Birazdan anlatacaklarım kimseye örnek olmasın, aman. Gerçi annemin de bilgisayar alıp buraya dadanması an meselesi, ama o henüz bilgisayarını çözemeden bu yazının arşive gömülme olasılığı bir hayli yüksek. Ve sayfanın altındaki ilerleme butonlarını da daha birkaç ay çözemeyeceğini umuyorum. Dolayısıyla akıllara ziyan gece yarısı rutinimi hayatımın geri kalan her gününde kafama kakacak biri olmadan rahatlıkla anlatabilirim.

[Yazının devamını okumak için tıklayın →]