Ekşi Maya ile Ekmek Yapımı
20 Ocak 2012 | Kategori: Ekmek

Ekşi maya ile ekmek yapmak uzun süredir aklımda. Sabır ve vakit gerektiriyor. O sabrı ve vakti iki senedir üzerinde çalıştığım kitabıma saklamam gerektiği için bugüne kadar hep ertelemiştim. Sonra San Francisco‘ya gittim, Tartine Bakery‘den içeri girdim, efsaneleşmiş ekşi mayalı ekmekleriyle hazırladıkları bir tartine sipariş ettim, sabırsızlıkla birkaç fotoğraf çekip başım döne döne yedim. San Francisco’dan döndüğümden beri de bu içimdeki ekşi mayalı ekmek hayali katlanarak büyüdü.
Aslında sabır ve vakit gerekiyor diyorum ama ekşi mayayı hazırlamak un ve suyu karıştırıp beklemekten, ara sıra da gözlemlemekten ibaret. Her gün beslemek gerekiyor ama o da en fazla 5 dakikanızı alıyor… Internette bir sürü tarifle karşılaştım. Bazısı çavdar unuyla yapıyor, bazısı un ve suya haşlanıp ayıklanmış nohut, kuru üzüm veya ananas suyu katıyor. Hepsiyle düzgün sonuçlar alınabilir elbette ama ben yediğimi bilirim. Bu yüzden, ekşi mayayı Chad Roberts’ın “Tartine Bread” kitabındaki tarife elimden geldiğince sadık kalarak hazırlamayı seçtim.
[Yazının devamını okumak için tıklayın →]
Öksürük Çayı
05 Ocak 2012 | Kategori: İçecek

2011 sona ermeden şu “Kitap ne durumda?” “Ne zaman çıkıyor?” sorularını cevaplamak üzere yazmaya başladığım yazıyı yayınlamayı planlıyordum… Yazıya çocukluğumdan başlamaya karar verince bitmek bilmedi. Aslında biterdi de araya bir hastalık girdi. Ciddi bir şey değil, sadece üşüttüm. Önce burnum 2 gün musluk gibi aktı. O kadar ki, 2 gün boyunca burnumu silmekten başka bir iş yapmaya vakit bulamadım. Sonra hastalık aşağılara doğru indi, bünyeyi sarsan, ciğerleri parçalayan bir öksürük başladı.
Babam duyunca gidip Polonezköy’den köy tavuğu almış. Ertesi gün annem elinde tavuk çat kapı geldi. Çorba pişirdi, yedirdi. Ben de ona kitap için hazırladığım granoladan yapmayı öğrettim, bir tepsi pişirdik, paketledim, alıp yanına gitti. Araya bir de bu öksürük çayı girdi. 10 dakikada bir öksürdükçe ne olduğumu şaşırıyordum, bıçak gibi kesti. Annem geldiğinde fotoğraflarını çekiyordum, aldı eline kocaman reflektörü, o tuttu, ben çektim.
[Yazının devamını okumak için tıklayın →]










