Boğaz’da San Francisco

13 Haziran 2008 | Kategori: Basında

Mung Bean Salad and Borek

Uzun zamandır beklediğim gün geldi. Size anlatmak için gün saydığım, geceleri beni heyecandan uykusuz bırakan proje gerçek oldu. Hani mutfağa girmiyorsun, yeni tarifler nerede, unu tarttım bekliyorum diyordunuz ya… Ben aslında mutfaktan çıkmıyordum. Ama gelin görün ki, gazetede yayınlanmadan önce de sizlere bahsedemiyordum. Cafe Fernando’nun “Boğaz’da San Francisco” menüsü ve ben iki gün önceki San Francisco Chronicle gazetesinin kapağındaydık. Makalenin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Bundan yaklaşık 2 ay önce San Francisco Chronicle gazetesinin yemek yazarı Janet Fletcher’dan bir e-posta geldi. Türkiye’de geçireceği tatili sırasında Bozcaada’daki bir otelde kalmak istediğini, otel yetkililerine ulaşamadığı için benim kendisine yardım edip edemeyeceğimi soruyordu. Rezervasyonu sorunsuz hallettik. Bu esnada editörüne benden ve San Francisco geçmişimden bahsetmiş, birlikte bloguma bakmışlar ve “Bagel” yazısını görünce Janet’ın aklına bir makale fikri gelmiş. Editörü de buna sıcak bakınca yazışmalara devam ettik ve projenin detayları netleşti.

San Francisco‘da geçirdiğim yılları yansıtacak ve tamamı Türk yemeklerinden oluşacak bir menü hazırlamamı, Janet Türkiye’ye geldiğinde bir pazar alışverişi sonrasında benim mutfağımda birlikte bu yemekleri yapmamızı ve hepsinin fotoğraflarını da benim çekmemi istediler. Karnıyarık ve bulgur pilavı, sigara böreği, maş fasulye piyazı ve Maraş dondurmalı irmik helvasında karar kıldık.

Menüye geçmeden önce biraz Janet Fletcher’dan bahsetmek istiyorum. Janet eğitimini Culinary Institute of America‘da ve Berkeley’deki kült restoran Chez Panisse‘de almış bir şef ve yemek yazarı. San Francisco Chronicle’daki “The Cheese Course” adlı köşesinin dışında yemekle ilgili daha birçok makale yazıyor. Yayınlanan makalelerinden ikisi James Beard Foundation ve Bert Greene ödüllerini almış ve el üstünde tutulan “Fresh From the Farmers’ Market“, “Niman Ranch Cookbook” ve “Williams- Sonoma San Francisco” gibi toplam 18 tane yemek kitabına imza atmış.

Bütün bunlara ilaveten, babam Janet’ın profesyonel sertifikalı bir bahçıvan olduğunu ve evinin bahçesinde çeşit çeşit meyve ve sebze yetiştirdiğini duyunca çok sevindi. Sivri biber, değişik bir kavun çeşidi ve daha birçok tohumu gitti, aradı, buldu, hediye ettik.

Proje için Pazar gününe sözleşmiştik. Öncesinde röportajı aradan çıkartmak ve tanışmak için beni Mabeyin’de yemeğe davet ettiler. Ziyafet (yediğimiz her şey istisnasız mükemmeldi) esnasında da Janet ve kocası Doug sordu, ben cevapladım.

Hayatımda Janet kadar hızlı not alan bir insan daha tanımadım. Kadın nefes alsam yazdı. Bir ara çantasından 2 tane defter çıkartıp bana uzattı. İstanbul’da kaldıkları zaman içinde nerede ne yesek diye araştırma yapmış ve not almış. 2 defter dolusu not! Onlara ilaveten tanıdıkların yolladıkları tavsiye dolu e-postaların da çıktılarını almış. Kendi kendime araştırma böyle yapılır dedim. İşin ilginci, bu bilgi deryasının içinde kadın kaybolmamış bile. Her not aldığını da hatırlıyor. Benim önümde bu kadar alternatif olsa salak olurum. Listeyi azaltmak için benim fikirlerimi sordu, onları da not aldı.

Restorana doğru giderken ben zannediyorum ki bütün menüyü Türkçe’ye çevireceğim, tek tek yemeklerin tarihçesi nedir, içinde neler vardır özetleyeceğim. Ne mümkün? Gavurdağı salatasından tutun malta erikli kebaba kadar karı koca her şeyi yalayıp yutmuşlar. İçli köfte istediklerinde kızartma mı haşlama mı olsun dedim, bir an kalakaldılar da benim de moralim yerine geldi. Oh dedim, bilmedikleri bir şey çıktı.

Bulgur Pilavı

Janet Türkiye’ye geldiğinde sabahtan pazara gidebileceğimizi, aldığımız malzemelerle de kararlaştırdığımız menüyü benim evimde birlikte yapabileceğimizi söyledi. Ben bir ay öncesinden mutfağa girdim. Her şeyi o güne bırakmak benim için zaten düşünülemezdi. Yemekleri tek tek pişirmeye, ertesi gün babama verip anneme göndermeye, onun yorumları ışığında da değişiklikler yaparak son hallerine getirdim. Bir cümlede ne de güzel özetleniyor, ama bu kadar da kolay olmadı.

Maraş Dondurmalı İrmik Helvası

İşe önce irmik helvasından başladım. Normalde süt veya suyla hazırlanan irmik helvasını ilk defa San Francisco‘daki Slanted Door restoranında tattığım, ardından da vazgeçilmezlerimden biri olan Vietnam kahvesinin yapımında kullanılan koyulaştırılmış şekerli sütle (sweetened condensed milk) yapmayı kafama koymuştum. Üçüncü denemede helva hem annemin hem de benim içime sinince tarifin detayları kesinleşmiş oldu. Ardından malzemeleri ince ayar tartmak, püf noktaları not almak ve pişirme sürelerini gözden geçirmek için 3-4 defa daha pişirdim. Kuş gibi yemek yiyen annem birkaç kilo aldı ama olsun.

Karniyarik

Onu takiben de sayısız maş fasulyesi piyazı ve karnıyarık denemeleri gerçekleşti. Sigara böreği ve bulgur pilavı tarifleri zaten onlarca kez denenip onaylanmış oldukları için çok fazla kafa yormadım. Tarifler ve bütün ayrıntıları kesinleştikten sonra fotoğraflar üzerinde düşünmeye başladım. Dostlar sağolsunlar, bütün gizli dolaplar açıldı, tabaklar, kaseler, sahanlar, çatallar, kaşıklar ortaya saçıldı ve aralarından yemeklere en yakışacağını düşündüklerimizi beraber seçtik. Hepsini getirip yemek masama dizdim.

Tabak çanak

Önce birkaç gün seyrettim. Ardından yemeklerin renklerine göre kaplara karar verdim ve boş halleriyle deneme çekimlerine başladım.

San Francisco Chronicle Cover 1

8 saat süren Pazar günümüze gelince… Janet geldiğinde onu hangi pazara götürmeliyim diye zaten önceden İstanbul’daki pazarları tek tek dolaşmıştım. Kastamonu Kasımpaşa Pazarı yazısını hatırlıyorsunuz, değil mi? İşte bu yazının araştırma safhalarıydı o günler. Menüdeki her şeyin en kalitelisini bulabileceğim tek bir pazar olmadığının farkına varınca annemle babam seferber oldular ve pişirme gününe denk gelecek şekilde organik patlıcan, babamın bahçesinden (artık balkon olmaktan çıktı orası) domates, biber ve otlar hazır edildi. Babam zaten piyazda kullanılacak naneyi çoktan saksıya dikip vermişti, iki haftada hem deneme yemeklerine hem de asıl günkü hazırlıklara yetecek kadar büyüdü benim balkonumda.

San Francisco Chronicle Cover 2

Hemen hemen bütün malzemeler önceden hazır edildiği için de Janet ve eşiyle pazar dolaşmak yerine Arnavutköy’deki bir manavda buluşup ufak bir alışveriş yapıp fotoğraf çektik ardından da benim evin yolunu tuttuk.

Mutfağa girdiğimde saat sabah 09:30’du. Tarifleri önceden yazıp Janet için çıktılarını almıştım. O bir yandan seyredip not aldı, eşi Doug da Janet için aşamaların fotoğraflarını çekti. Soru üzerine soru ve Doug’ın karelerine girebilmek için verdiğim uğraşlar sonucunda tam 5 saat sonra yemekler hazırdı. Fotoğraflamam da yaklaşık 1 saat sürdü desek, masaya oturduğumuzda saat 16:00’ya yaklaşıyordu. Yorgunluktan konuşamaz halde birlikte yemeği yedik ve ufak tefek birkaç hediye verdim. Janet yeşil sivri biber tohumunu görünce çok sevindi. Meğerse gelirken yaptığı alınacaklar listesinin başındaymış.

Ardından onları uğurlayıp, dağınıklığı toparlayıp kendimi yatağa attım. Ertesi sabah uyandığımda bunlar gerçek miydi rüya mıydı diye düşünmekten kendimi alamadım. Hikaye kısaca böyle. İlerleyen günlerde tariflerden daha detaylı olarak bahsedeceğim.

İşte o gün bugündür bu yazının çıkmasını, ve bunu size müjdelemenin hayallerini kurdum durdum. Hedonia blogunun sahibi Sean, haberin çıktığı gün iphone’uyla çektiği yukarıdaki fotoğrafı gönderince de gözlerime inanamadım. Janet yazının yemek ekinin baş makalesi olduğunu ve kapaktan gireceğini söylemişti ama gazetenin ana sayfasında tepede yer alacağından onun da haberi yoktu.

Cenk SF 2

Bundan 10 sene önce ilk adımımı attığım ve o günden beri düşünmeden ve özlemeden bir gün bile geçirmediğim, ikinci evim dediğim, San Francisco‘ya, hem de 5 tane “Turkish Delight”la birlikte döneceğimi söyleseler, gerçekten de inanmazdım.

Bunu görebilmek benim için çok büyük bir mutluluk. Bu heyecanımı paylaşabilecek okurlar olduğunu bilmek ise çok daha büyük bir mutluluk.

Cenk SF

Herkese sevgiler.

Üye ol, yemek tarifleri emailine gelsin.

Yorumlar

  1. 1 - Zeya 13 Haziran 2008

    Harikasın !!
    Ellerine sağlık hepsi için 🙂
    Sevgiler

  2. 2 - Fulya 13 Haziran 2008

    tebrik ederim. gerçekten gurur duyulacak birşey yapmışsın. umarım her hayalin gerçekleşir.

  3. 3 - neslihan 13 Haziran 2008

    Süper bir haber Çok heyecan verici
    Kutlarım..

  4. 4 - aynur koşkoş yıldırm 13 Haziran 2008

    merhaba,
    Muhteşemsiniz,söylenecek çok fazla birşey yok ama
    yapılan şey sizin mütevaziliğinizle o kadar naif aktarılmış ki… sizin takipçiniz olarak sizinle gururlandım,takdir ettim.Süpersiniz!!

  5. 5 - lale 13 Haziran 2008

    ne kadar başarılısın cenk!! gerçekten çok tebrik ederim.. insanın hayatta bu kadar tutkuyla bağlı olduğu, yaparken bu kadar zevk aldığı bişeylerin olması ne kadar güzel…

  6. 6 - asya yusof 13 Haziran 2008

    Aferin vallaha gurur verici cok guzel
    bir gencimiz turk evladimizboyle basarilara imza aticak seninle duydum basarilarin devamini dilerim ..

  7. 7 - Papatya 13 Haziran 2008

    🙂 Okuması bile heyecan vericiydi!Kim bilir yaşamak nasıl:)
    Can-ı yürekten tebrik ederim..

  8. 8 - nurcan 13 Haziran 2008

    MERHABA CENK BEY

    BLOGUNUZUN UZUN ZAMANDAN BERI TAKIPCISIYIM. YORUM YAZMAK KISMET OLAMAMISTI DAHA ONCE. BUGUNKU YAZINIZI BIR CIRPIDA OKUDUM VE GERCEKTEN COK MUTLU OLDUGUMU BELIRTEMEK ISTERIM. SEVINCINI VE HEYCANINI BENDE PAYLASTIM. GURUR VERICI BIR OLAYA VESILE OLMUSSUNUZ. TURK YEMEKLERINI BASKA BIR ULKENIN GAZETESINDE GORMEK GERCEKTEN MUTLULUK VERICI BIR OLAY.BAZI TARIFLERINIZI DENEDIM VE COK GUZEL OLDULAR. BENDE YEMEK YAPMAYI VE BASKA ULKELERIN MUTFAKLARINI TATMAYI SEVIYORUM.AMA TABI KI TURK YEMEKLERININ YERI AP AYRI. YURT DIISNDA YASAMKTAYIM(CANADA). VE ARAKADASLARIM TURK YEMEKLERINI COK SEVIYORLAR. DIYORLAR KI NUMBER ONE:)))) BIRCOK ULKENIN MUTFAGINI TATMA FIRSATIM OLDU. , CIN, JAPONYA , HINDISTAN, MISIR, PAKISTAN, YUNAN, MEKSIKAN,DAHA BIRSURUU:))). AMAAAAAA GERCEKTEN. TURK MUTFAGINDAN VAZGECEMEDIM. BIRAZ KILO ALDIRSADA TURK MUTFAGI. HERSEYE RAGMEN SUPERRRR:)).LAFI COK UZATTIM GALIBA;))).TEKRARDAN TEBRIKLER. DAHA GUZEL VE MUTLU HABERLERINI ALMAK DILEGIYLE HOSCA KAL …..

  9. 9 - fulya 13 Haziran 2008

    heyycenk annene neden okadar eziyet etitnki ben ne güne duruyorum burda ki dimi sana gönüllü kobaylik yapabilirim her daim 🙂 yani anneninde formu bozulmamis olur imi 😉
    senin böyle adini degisik yerlerde ama hep gururla okudukca iste diyorum bu cafe fernando 😉 ve hep dedigim gibi YÜRÜ BE CENK KIM TUTAR SENI 🙂
    bu arada yemekler enfes gözüküyor burdan adam kafasini ekrana sokup yiyesi geliyor yani adami resmen CILDIRTIYORRR 😉
    bu arada bi fulya daha gelmis buraya adasim

  10. 10 - gülçin 13 Haziran 2008

    Ellerine sağlık herşey çok güzel görünüyor.Başarılarının devamını
    diliyorum. Bende dün maş fasulyesi almıştım en kısa zamanda tafini bekliyorum.

  11. 11 - burcin 13 Haziran 2008

    cok severek ve ilgiyli takip ediyorum, ellerine saglik hepsi icin.

  12. 12 - Zehra 13 Haziran 2008

    hem yemekler hemde resimler çok güzel ve özenle seçilmiş. bence gerçekten gurur duyulacak bir olay. Okurken heyecanlanmaktan kendimi alıkoyamadım. Tebrik ederim:))

  13. 13 - Cenk 13 Haziran 2008

    Herkese yorumları ve güzel dilekleri için tek tek teşekkür ederim.

    Özge – Ben valla bir şey yapmadım. Araştıran sensin, bulan sensin, pişiren de sensin 🙂 Teklifin için çok teşekkür ederim, çok naziksin ama lütfen benim için zahmete girme. Sorman bile yetti.

    Mehtap – Aslında benim aklımda domatesli pilav yapmak vardı ama menüde San Francisco‘daki deneyimlerimin biraz hissedilmesi gerekiyordu. Sanırım Janet her ayrıntıya yer verememiş yazısında ama bulgur San Francisco’da sıklıkla yediğimiz bir şeydi. Arkadaşlarım ve aileme danıştığımda bulgur pilavının insanlara domatesli pilavdan daha ilginç geleceği yorumunu da alınca bu yönde karar verdim. O “for here or to go” kısmında da Janet’in bahsetmediği bir nokta onu aslında kimin söylediğiydi. Kasanın diğer tarafındaki Latin güzelinin İngilizcesini bence karşısına 10 kişi koysan 9’u anlamaz. İlk günümde yaşadığım tersliklerin ve uçak yorgunluğunun da etkisi vardı tabii. Tek tek yemeklerden bahsederken biraz daha detaya girerim bu konuda.

  14. 14 - Ceren 13 Haziran 2008

    tek kelimeyle çok etkileyici…sürekli olarak post larınızı okuyorum, genellikle bugüne kadar pişirdikleriniz/yarattıklarınız bana çok komplike gelmişti. san fransisco chronicle için hazırladığınız yemekler ise çok tanıdık olmalarına karşın, makaleden anladığım kadarıyla, büyük bir özenle ve her aşaması ince ince hesap edilerek yapılmış.ellerinize sağlık!

  15. 15 - gizem 13 Haziran 2008

    gurur duydumm seninle tebrik ederim..

  16. 16 - Meral Kuzu 13 Haziran 2008

    Tebrik ederim.

  17. 17 - berrin 13 Haziran 2008

    yemekler çok güzel görünüyor… eminim çokda lezzizdirler tebrik ederim cenk.. sigara böreklerinin tabağı süper

  18. 18 - ozge 13 Haziran 2008

    Cenk inanamiyorum..Harika bir haber bu..Tebrik ederim, cok heyecanlandım okurken…
    muhteşemsin..ben hep iyi şeylerin iyi insanların başına gelecegine inanırım..yüreğine sağlık…boyle bir hazırlık aşaması, bu kadar guzel bir sunum ve detaylara gosterdiğin ozen tam sana yakışır şekilde.

    Özel Not;
    D. lebovitz den çikolatalı dondurma yaptım az once…sana nasıl teşekkür edebilirim bilmiyorum. Kitap senin onerin, dutch pressed cocoa senin, fleur de sel senin, vanilya özütü senin, kuver kaliteli cikolata senin…Ekimde tekrar fransa yolcusuyum, tekrar ediyorum lütfen sana ufak bir hediye getirmeme izin ver, ne dilersin?

  19. 19 - mehtap pasin gualano 13 Haziran 2008

    Hem okumak hem de fotograflara bakmak cok keyifli. Gazetedeki makaleyi de cok mutlu olarak okudum. “For here or go” kismina da cok guldum. Karniyarigin yanina neden en cok sevdiginiz yemek diye yazdiginiz domatesli pilavi yapmadiniz diye de merak ettim. Bu arada helvanin icindeki kasiga bayildim.(Neden acaba “helvadan donenin kasigi kirilsin” derler?)
    Harikasiniz.. Ne mutlu annenize babaniza..

  20. 20 - Hülya 13 Haziran 2008

    Yorucu ve bir o kadar da zevkli bir çalışma olmuş anladığım ve de gördüğüm kadarıyla…
    Ellerine sağlık

  21. 21 - Kızıl Gezegen 13 Haziran 2008

    heyecanınızı bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim… bence bu daha bir başlangıç. çünkü sizi daha iyi yerlerde göreceğimizi biliyoruz 😉

  22. 22 - yesim şen 13 Haziran 2008

    tebrik ediyorum.en güzel yemekleri seçmişsiniz.yarınki menüyü belirlediniz.domatesli bulgur pilavı adana da en önemli yaz yemeğidir. yanında patlıcan salatası ve cacıkla beraber.ama sizin tarifleriniz bambaşka hoşçakalın

  23. 23 - Ayşe 13 Haziran 2008

    YAŞANAN ONCA TATLI YORGUNLUK VE ALINAN ÖVGÜLER;BENCE DEźER.DİLERİM HEM TÜRKİYE’DE HEM DE DÜNYADA ADINIZ ÖVGÜ VE SAYGI İLE 1 NUMARA OLUR.
    YEMEK KONUSUNDAN O KADAR KEYİF VE ZEVKLE BAHSEDİYORSUNUZ Kİ;HER OKUMAMDA ZAMANLI ZAMANSIZ MUTFAźA GİRİP BİRŞEYLER HAZIRLAMAK GİBİ BİR İSTEK UYANIYOR İÇİMDE.TEK KELİME İLE HARİKASINIZ.ELİNİZE,YÜREźİNİZE,CANINIZA SAźLIK.SEVGİLERİMLE.

  24. 24 - IŞILCA TATLAR 14 Haziran 2008

    Sevgili Cenk,

    Yine göğsümüzü kabarttın, yine bizleri onurlandırdın. O nedenle sana ne kadar teşekkür etsek az. Sevgili yönetmenimizin dediği gibi’Yalnız ve güzel ülkem’ adına sana çok çok teşekkür ederim. Tek başına (pardon, aileni de bu işe katarak) tam bir kültür elçisi gibi çalışmışsın. Çalışkanlığın, azmin, mütevaziliğin, enerjin, herşey herşey için seni kutlarım.

    Yolun hep açık olsun.

    Sevgilerimle,

  25. 25 - Leyla 14 Haziran 2008

    Heyecandan ve mutluluktan sabah sabah gözlerim doldu yahu, anlamadım gitti =)

  26. 26 - reyhan 14 Haziran 2008

    Cenk ne kadar masum bi yakışıklısın böyle(yazmadan edemedim)

  27. 27 - Fazile 14 Haziran 2008

    Sevgili Cenk, tebrikler… Bir solukta okudum. Sabah sabah böyle bir haber okumak beni de mutlu etti. Başarılarının devamını diliyorum. Sevgiler,

  28. 28 - serpil 14 Haziran 2008

    harikasın valla diyecek söz yok..bu ne emek ne uğraş..ama karşılığını alıyorsun..
    ada yazısından sonra hergün giriyorum yeni bir şey yok..dedim ne oldu.. meğerse harika işler çıkarıyormuş..tebrikler…tebrikler…

  29. 29 - Tinay 14 Haziran 2008

    Başarının hikayesini dinledim. Fotğraflar, yazı, yemeklere verilen özenden ziyade, kase-kaşık-ve kapların seçimi konusunda iki kelam etmeden geçemeyeceğim.(Rüya gibi)
    Sevgiler.

  30. 30 - Kiraz 14 Haziran 2008

    Tebrik ederim sizi, gerçekten gurur verici yaptıklarınız… Sevgiler…

  31. 31 - zuzu 14 Haziran 2008

    Yüreğinize sağlık,
    Günlerdir her gün sayfanıza bakıp duruyodum ne zaman yeniliklerle bize dönüceksiniz diye..veeee
    İşte budur dedim ..
    genç ama; başarılı,dinamik,paylaşımcı,cesur gurur kaynağımız Cenk..
    Hele maaile böyle bir güzelliğe çaba göstermeniz daha da etkileyici..
    Tebrikler
    tekarr tekrar tebrikler en içten..
    (Bu arada Babanızın da Babalar gününü kutlamak isterim
    Nitelikli iyi birey=İyi aileden yetişir)

  32. 32 - zuzu 14 Haziran 2008

    Pardon**
    En kısa zamanda bu güzel menünün tariflerini bekliyoruz hammmm yapmak için :))

  33. 33 - mehtap pasin gualano 14 Haziran 2008

    Kendimi duzelteyim. Ona helvadan degil de “pilavdan donenin kasigi kirilsin” denirmis. Ama nedenini hala bilmiyorum. Bir de “to” yu unutmusum yazarken. Bu arada Kasimpasa pazari yazisinda cok tatli bir humor vardi. Bence eger yazarsaniz, Amerika anilariniz da yemekleriniz kadar cok okunur diye dusunuyorum.

  34. 34 - melek 14 Haziran 2008

    sizi kutluyor başarılarınızın devamını diliyorum.bukadar titiz bir çalışma herkese örnek olmalı diyorum.tebrikler…

  35. 35 - sinem 14 Haziran 2008

    nasil da emek harcamissiniz, cok tebrik ederim sizi.
    eminim bu ilk di ama son olmayacak.

  36. 36 - Fatoş 14 Haziran 2008

    Günün en güzel yazısını okumak,beni heyecanladırdı. Bu kadar başarıları yaşamak kimbilir ne kadar gurur vericidir..Hep böyle olman dileklerimle kutluyorum..

  37. 37 - Ülviye 14 Haziran 2008

    Cenk tebrikler ama ben nedense bunun burada kalmayacağını düşünüyorum..:))

  38. 38 - sevde 14 Haziran 2008

    tebrik ediyorum…

  39. 39 - betul 14 Haziran 2008

    Tebrikler
    Hepsi cok harika gorunuyor.
    Yemeklerin lezzetlerinden hic suphem yok ama yemek kaplari cok ayri bi hava katmis. Tek kelimeyle harika bir sunum olmus.
    Ellerine saglik.

  40. 40 - emel altıntaş 15 Haziran 2008

    kutlarım Cenk.bende herkes gibi çok heyecanlandım.aynı zamanda gurur verici.devamını diliyorum.bizlerde feyz alıyoruz.

  41. 41 - esma günay 15 Haziran 2008

    Tebrik ederim Cenk.Cok güzel bir haber bu.Yemekler cok lezzetli görünüyor.Irmik helvasi müthis ellerine saglik.

  42. 42 - pelin'ce 15 Haziran 2008

    Cenk çok tebrik ederim.Heyecanla okudum,başarıların çoğalarak devam edicek eminim…
    Tümü için ellerine sağlık…

  43. 43 - Nüket Şenyüz 15 Haziran 2008

    Cenk
    Bugünlerde milli takım için söylenen ve bizi coşturan marşları aklımdan geçiriveren bir yazıydı. Göğsündeki ay ve yıldızla, sel olup akıyorsun.Sınırlarımızın dışına taşan seslerden biri olduğun için gurur duydum.
    Resimlerin güzelliğini vurgulamaya gerek var mı bilmiyorum. Her zamanki gibi nefis…
    Sevgiler

  44. 44 - sevim kerküklü 15 Haziran 2008

    Gerçekten beklememize değdi. Yeni bir tarif beklerken bu kadar güzel ve gurur verici bir haberle karşılacağımı hiç düşünmemiştim.Artık bizim de bir David’imiz var diyebilir miyiz? Bence deriz…..

    Tebrikler…..

    Sevim Kerküklü

  45. 45 - Nihan(cafenino) 16 Haziran 2008

    Cenk bence harika birsey bu.Hayallerinin gerceklesmesi ne yorgunluk,ne karın agrısı nede acaba sorularını silip götürmüştür.Şimdi herşey bukadar yoluna girmişken yemekle ilgili sadece makalelerde kalmak istemeyecegini düşünüyorum.Senden yeni haberler bekliyorum.

  46. 46 - Nihal 16 Haziran 2008

    Cenk Bey,
    Uzun zamandır blogunuzu takip ediyorum. Bu yazınızı okuyunca yazmadan edemedim. Ne kadar gururlansanız az, tebrik ederim.

  47. 47 - şirin 16 Haziran 2008

    Okumak bile heyecanlıydı.Çok gurur verici bir haber. Kutluyorum.

  48. 48 - AYŞE DURU 16 Haziran 2008

    sevgili cenk
    sayfana her baktığımda beni sürükleyici bir roman yazarı gibi karşılaman yok mu. erittin beni.
    soluksuz okudum ve defalarca gurur duydum. Harikasın tabiiki de. ve ne kadar özenli hazırlanmışsın. kasımpaşa yazını yazalı neredeyse 2 ay oluyor o günden beri araştırmaların devam etmiş. İşte Cenk bunun adı profesyonelliktir. Yaptığın lezzetler için verdiğin kararlar çok isabetli olmuş. Kendini yansıtmışsın belliki. Sunumlar da çok orjinal olmuş. Sunum tabakların gerçekten mükemmel onları çok sevdim. Velhasıl ne yazsak sana yetişemeyiz. Aklına, özverine, emeğine ve de ellerine sağlık. Sanada bu yakışırdı. Sevgiler.

  49. 49 - banu 16 Haziran 2008

    Tebrikler Cenk Bey. Çok duygulandım, çok sevindim sizin adınıza. Bugün doğum günüm benim. Armağan gibi oldu bu haber. :)) En içten dileklerimle.

  50. 50 - müge 16 Haziran 2008

    Merhaba Cenk,
    Bu yıl senin yılın sanırım 🙂 Tebrikler..
    Yazını ve makaleyi zevkle okudum ve tarifleride inceledim 🙂 Eminim hepsi çok lezzetli olmuştur. İrmik helvasını annem hiç su kullanmadan yapar, hatırladığım kadarı ile süt ve şekeri kaynattıktan sonra yağ ile kavurduğu irmiğe ilave ediyor ayrıca çam fıstığını irmiği kavurduğu aşamada ilave ediyor, sanırım fıstıklar yanmasın diye irmiğin rengi dönmeye başladıktan sonra ilave ediyor. Maş fasülyesi piyazını haşladıktan sonra ılıkken sosuyla karıştırıp ertesi gün diğer malzemeler eklendiğinde çok daha enfes oluyor çünkü sosunu çekmiş oluyor. Biz sos olarak nar ekşisi ve limon suyu kullanıyoruz diğer malzemelerde tamamen farklı ama senin tarifini de denemeyi düşünüyorum, bakalım hangisi daha enfes 🙂 TARİF BAHANE HABER ŞAHANE! Sevgiler..

  51. 51 - Ebruli Günlerdeyim 16 Haziran 2008

    San Francisco Chronicle gazetesinde yaptigin guzel yemek tarifleriyle bir Turk olarak yer alman; ne kadar gurur verici bir şsey. Seni gonulden tebrik ediyorum ve basarilarinin devamini diliyorum…
    Okurken cok gururlandim. Senden ve Turk yemeklerinden; yurtdisinda da bahsedilmesi cok guzel. Sanirim misafirperverligini de yabana atmamak lazim. Bu da senin icin onemli bir arti…
    ilerde,
    dunyadaki daha bir cok ulkede de, yaptigin yemeklerinle taninman dilegiyle…
    Seninle gurur duyuyoruz Cenk…

  52. 52 - BETÜL 16 Haziran 2008

    Tebriklerrr cenk. Herşey mükemmel bir Türk olarak çok guru verici birşey senin adına da çok sevindim.

    Yemekler normalde bakınca bize göre çok basit Ama sen onları öyle bir sunmuşsun ki kendimi alamadım bakmaktan. başarılarının devamını diliyorum..

    sevgiler

  53. 53 - yeşim 16 Haziran 2008

    Senin adına çok ama çok gururlandım,
    tebrikler,
    herşey sana yakışır güzellikte ve detayda olmuş,
    ellerine sağlık,
    sevgiler

  54. 54 - Sıcak Paylaşımlar-Aysel 16 Haziran 2008

    Harika… İşte budur… Türk mutfağımızı, kültürümüzü başarıyla tanıtmışsın… Büyük araştırmalar ve titiz bir çalışma yapmışsın… Heyecanla okudum tüm aşamaları…

    Tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum… Sevgiyle…

  55. 55 - Aslı Çavdar 16 Haziran 2008

    Tebrik ederim , ailecek gurur duyduk sizinle. Başarılarınızın devamını dilerim…

  56. 56 - müge 16 Haziran 2008

    Tebrik ve yemek tarifi derken asıl soracağım soruyu yazmayı unutmuşum 🙂 Tohum ve fide almayı özellikle tercih ettiğiniz(baban ve senin) bir yer var mı? Balkonda topraksız tarım ile ilgilenmek istiyorum ama bilgi alabilecek adres bulamadım. Topraksız tarım olmasada evde bazı otlar, domates ve limon yetiştirmek istiyorum 🙂 En büyük derdimde Müge çiçeği soğanı(Lily of the Valley) bulmak onun için de farklı adresler öğrenmeye çalışıyorum 🙂 İyi günler..

  57. 57 - yapincak 16 Haziran 2008

    Gözlerim yaşararak okudum.

    Böyle keyif, böyle heyecan, işe duyulan böyle tatlı bir ciddiyet; doğru iş, güzel tat. Değeri bilinecek tabii ki. Tebrik ediyorum. Ne büyük bir mutluluktur kim bilir…

  58. 58 - Cenk 16 Haziran 2008

    Merhaba Müge – Bu konuda babam ve – özellikle de – ben çok amatörüz. Seni işin erbabı Murat’ın bloguna yönlendirsem olur mu? Domates ve limonu bilemem ama lily of the valley konusunda bilgi vereceğine eminim. Linki burada. Önce arşivlerini bir karıştırmanı öneririm, aradığını bulamazsan da ona yazabilirsin.

  59. 59 - pelin 16 Haziran 2008

    Cenk merhaba,
    Yaşadığın tüm o heyecan, hazırlıkların yaptığın yemekler hele de o fotoğraflar çok güzel.Anlatışın da öyle.Tebrik ederim ve teşekkür ederim sana yemeklerimizi çok iyi tanıtmışsın.
    Sevgiler

  60. 60 - müge 16 Haziran 2008

    Hafta sonu Murat Bey’in blogunu inceledim Müge çiçeği ile ilgili bazı bilgiler var. Uzun zaman önce yazdığı için belki artık soğanı Türkiye’de bulunabilir diye aramaya devam ediyorum 🙂 Diğer konu ile ilgili bilgi bulamazsam Murat Bey’e de mutlaka danışırım. Teşekkürler..

  61. 61 - Yasemin 17 Haziran 2008

    Merhaba Cenk yazıyı ilk okudugumda sadece 2 yorum vardı ve cok heyecanlandım ancak mesgul oldugum için kutluyamamıstım.Şimdi görüyorum oldukça çok takip edenin var.Tabi bu süper birşey.Ben bloğunu keşfedeli daha bir hafta oldu ve çoktan tatlılarını denedim mısafırlerıme ıkram ettım bile.fırsat buldukça geçmiş yazılara ve tariflere bakıyorum. Bundan onbes yıl önce California Monterey de ikibucuk yıl yasamıs biri olarak ve bir mimar olarak San Fransisco hayal gibi sehir. Suanda bir yıldır Virginia da oturuyoruz ama hep California tütüyor burnumuzda. Keske eşimin görev yeri tekrar California olsaydı diyoruz. Onbeş yıl öncede ve suanda burdayken Türk yemeklerini ve kültürünü tanıtmak için elimden geleni yapıyorum. Bu kadar ender bir mutfak kültürümüz varken bunu herkeze duyuramamız ne yazık. Ama senin gibi bu işi çok özenle ve emekle yapanları görmek beni çok mutlu ediyor. Yolun hep acık olsun bundan sonra yakın takipteyim.

  62. 62 - Yelda 17 Haziran 2008

    Kutlarım… Çok gururlandım…:)Orda olmayı hakediyorsun…

  63. 63 - Eliza Bennet 17 Haziran 2008

    Hakikaten gurur duyulacak bir başarı! Bravo ve Allah başarılarının devamını nasib etsin. Okurken göğsümüz kabardı.

    Çok kısa bir not olarak:

    “Chicken with sugar will never be a Turkish recipe,” muttered Sonmezsoy when I asked why he had dropped the dish.

    I know you meant in a savory dish but I would have been great if you’d mentioned “tavuk göğsü” no? 😉

  64. 64 - Cenk 17 Haziran 2008

    Eliza – Tavuk göğsü (bu bahsettiğin konu dışında) konuşmalarımızda geçti ama senin de dediğin gibi tavukla yapılacak bir ana yemekten bahsediyorduk. Bir de o bahsettiği chicken claypot kahverengi şeker karamelize edilerek yapılıyor, yani gerçekten bize çok uzak. Öte yandan belki mutfağımızda şekerle yapılan tavuk yemekleri gerçekten de vardır ama ben henüz duymadım.

  65. 65 - özlem 17 Haziran 2008

    Yemek yapmak için bile mutfağa girmeyen biriyken heyecanla tariflerinizi deniyorum. Hayatıma lezzet ve zevk kattınız. Kek yapmak çok eğlenceli bi şeymiş ve onu sevilen insanlara sunmak daha da eğlenceliymiş. Blogu ve tarifini verdiğiniz herşeyi tutku ve heyecanla hazırladığınız çok açık ki çabalarınız karşılıksız kalmıyor. Tebrik ediyorum ve çok teşekkür ediyorum.

  66. 66 - Banu (BaL) 17 Haziran 2008

    E muhteşem! 🙂
    Daha da daha da olacak biliyorummm 🙂

    Perfectomandoooo! : )))))

    not: İçli köfte çalımına bayıldım! : )))))))

  67. 67 - 5th Avenue 17 Haziran 2008

    Çok hoş… Blogun ve paylaşımların..Basarılarının devamını dilerim.

  68. 68 - özlem 17 Haziran 2008

    gurur duydum okurken, ne diyebilirim ki başka. harika bir iş çıkartmışsın 😉

  69. 69 - Zümrüt Ö. Anjuere 17 Haziran 2008

    Merhaba;

    Bütün yorgunluğunuza değmiş. Gerçekleşen gerçekten büyük bir başarı. Ayrıca anne ve babanızın çabaları da beni çok etkiledi. Ellerinden öperim.
    Sizi de çooook tebrik ederim.

  70. 70 - Yelda 18 Haziran 2008

    Selamlar Cenk Bey, icten tebriklerimi kabul edin lutfen. Misafirleriniz icin yaptiginiz hazirlik ozellikle etkiledi beni. Janet icin arastirmaci diyorsunuz ya, sizin de tadi, gorunusu hazirlama safhalarini belirleme konusunda istediginiz gibi bir menuyu ortaya cikarabilmek icin harcadiginiz caba da degerli ve takdir edilecek turden.
    Blogunuzu kesfedeli daha cok kisa bir zaman, sadece 6 ay, oldu. Tariflerini ve ozellikle de tarifleriniz icin yazdiginiz yazilari begeni ile okuyorum. Sevgiler.

  71. 71 - aslı 18 Haziran 2008

    Ne kadar özenmiş ve hazırlanmışsınız. Herşey planlı ve programlı.. Ellerinize ve emeklerinize sağlık.. Ayrıca başarınızı da içtenlikle tebrik ederim..

  72. 72 - farmau 18 Haziran 2008

    Tebrikler Cenk;ne zaman uğrasam bu sayfaya bir güzel haber bir keyifli görüntü görüp seviniyorum.Gerçekten müthiş bir emek seninkisi,takdir edilesi ve bir gün yemek tariflerin gibi başarılarının sırlarını da öğrenmek istiyoruz :)Aslında ben merak etmeye başladım ne zaman cafe fernando’da oturup bu lezzetlerin tadına bakacağız:) Umarım her şey gönlünce olur 🙂

  73. 73 - gülay 18 Haziran 2008

    ne denilebilir ki…
    tabi ki de SÜPER TEK KELİME İLE…

    bu kadar övgülerde herkez haklı ama ebn inanıyorumki çok daha ilerileri olacak , bunu eminim ki sende iyi biliyorsundur , çok sevdiğin bu şehre bu şekilde gurur verici bir yazı ile tekrardan merhaba demek bence bir başlangıçtır ; belkide ,ne dersin.. daha güzel şeylerde olacağına ,daha çok şeye imzalar atacağına inanıyorum ben.
    sevgiler.

    gülay

  74. 74 - pinarbk 19 Haziran 2008

    Çok gururlandım.Tebrikler…

  75. 75 - Hediye Özgen 19 Haziran 2008

    Merhaba Cenk,

    Tebrik etmekte geç kaldım kusura bakma lütfen.Bende gurur duydum seninle.Sağolasın.Sen hep örnek oldun bizlere, ama bu başarın kolay kolay elde edilmez.
    Çalışanın emekleri karşılıksız kalmıyor.İşini seven ve hakkını vererek çalışan başarılarada imza atıyor.Tebrik ederim.

  76. 76 - Dilek 19 Haziran 2008

    Tebrikler!heyecan verici bir hazırlık ve muhtesem yemekler .

  77. 77 - Yunkabu 22 Haziran 2008

    Goruyorum ki tum emeginin karsiligini almissin. Herseye degmis sonuc. Ne mutlu sana !
    Fotograflar yine harika. Ellerine saglik.

  78. 78 - semiramis 24 Haziran 2008

    harikasın, muhteşemsin, mükemmelsin!

  79. 79 - Sudem 24 Haziran 2008

    Cenk bende tebrik ediyorum biraz arkadan geliyorum ama olsun demi yeni tanistim ben..Ben aslinda okuyarak asagiya indikce bir sofra resmiylede karsilasacagimi beklemistim o ozenle secilen tabaklarla felan ama olsun. Gercekten cok guzel bir hatira. Turk mutfaginida bu kadar ozenle tanittigin icinde ayrica tesekkurler sana. Helva tarifi varmi sitede yoksa onuda vercekmisin?
    Sevgiler,

  80. 80 - lily 24 Haziran 2008

    tebrik ederim, bunca emek ve özen karşılıksız kalmamalıydı zaten. blogunuzu yeni keşfettim.insana yemek pişirme hevesi veriyor blogunuz. ellerinize sağlık.

  81. 81 - ceren 30 Haziran 2008

    çok çok çok tebrikler.. okurken sanki çok yakınım birisinin başarasıymış gibi gururlandım:)) dahası da-devamı da gelsin…

  82. 82 - Neşe 02 Temmuz 2008

    okurken yine yeni yeniden hayran oldum, en çok da sabrına.. aynı yemeği mükemmele ulaşmak için 8 kez pişirmek, yemeğin konacağı tabakları tepeden bi gece seyretmek.. ayakta alkışlıyorum yaptıklarını.. bu arada karamelize soslar türk mutfağında pek yok -çünkü soslu yemek kavramı pek bize özgü bişi değil- ama şekerli yemekler çok: içine bolcana tarçın kuş üzümü ve hatta şeker konan iç pilav ve hiç konmasa 3-4 kesme şeker alan -çoğunlukla da daha fazla şekerle pişirilen- zeytinyağlılar gibi.. ama tatlı bir tavuk yemeği ancak içi tatlısı belirgin bir iç pilavla doldurulmuş tavuk olurdu, yanına da karnıyarık değil türk mutfağının çok özel bir ara başlığı olan zeytinyağlılardan imambayıldı -hem patlıcan hem hafif- konabilirdi.. bunun haricinde osmanlı tariflerinde bu baharatlı ve tatlı yemeklerden oluyor.. lakin pilavla doldurulmuş tavuğu 8 kez pişirmeye yeltenmek insanı delirtebilir sanırım, daha garantili bir seçim yapmışsın:))) haberin internet sayfasında yazan bir yorumcunun dediği gibi: Turkish Cousine is so underrated.. harikasın her zamanki gibi..

  83. 83 - ozlem 25 Eylül 2008

    Yazinizi yazin telasi sebebiyle okuyamamisim… Tebrikler…Eee sizin hakkinizda soylenmedik hicbir sey birakmamis… Insan ne kadar profesyonel olursa olsu amator ruhuyla ve azmiyle islerini yaptiginda sonuc aliyor… Yeniden gec te olsa tebrik ederim…(yaziyi gurur ve gulmusemeyle okudum..) Yeni basarilarinizi merakla bekliyorum…

    P.S. Bende helvayi condensed milk le deneyecegim eminim daha lezzetlidir… Sutun baskin tadi helvaya gecer lezzeti ayni hosmerim gibi olur…

  84. 84 - İbrahim Ad 01 Ekim 2008

    Şimdi nereden başlasam bilemiyorum.Aslında yemek yapma konusuna çok meraklı değilimdir.Fakat biraz yazarlık ve fotoğrafçılığa meraklıyım.
    Yazını gerçekten beğendim.Bir süredir inceliyorum yazı ve tariflerini.İçeriğinden bahsetmeyeceğim.Sadece şunu söylemek istiyorum: Sunuşun çok güzel…Yani anlattığın belki bir karıncanın nasıl ağırlığının kırk katını taşıyabildiği konusu da olabilirdi.Ama o zaman da güzel bir yazı olurdu ve eminim fotoğrafların da bir o kadar tamamlayıcı olurdu.
    Geçen hafta gazetede okuduğum kadarıyla gerçekten severek ve isteyerek yapıyorsun bu işin.Belli oluyor.İstemeden yapılan hiçbir işte bu kadar güzel işler çıkmaz ortaya.
    Bu kadar yorumun arasında benimki kaybolur eminim:)Ama bu düşüncelerin yerinin kafamın içinden ziyade bu pano olduğunu düşündüm.Tekrardan tebrikler.İyi çalışmalar.

  85. 85 - Sila 03 Ekim 2008

    Selam Cenk,
    Aynı tarihlerde SF de olmamız ve aynı tadları aynı zevkleri paylasmamız beni inanılmaz keyiflendirdi. Klasik yemeklerden farklı degisik tadları denemeyi cok seviyorum ve blogunu favorilerime ekleyip tüm tarifleri denemeyi düsünüyorum. Inanilmaz gurur duydum.
    Tebrikler

  86. 86 - eces 12 Ekim 2008

    sitenize bagel tarifi icin gelmistim, ama sizin de San Francisco’da kalbini birakan binlerce insandan biri oldugunuzu okuyunca, cok duygulandim.

    ben de 2004-2005 yillari arasi 10 ay orda kalmistim..ccsf’de okudum 1 donem.10 ay sonra avrupa’ya tasinmak zorunda kaldim..tanidigim herkese anlattim o guzelim sehrin buyusunu..ama gormeyen, yasamayan anlamaz herhalde..

    su an amerika’dayim ama san francisco’dan uzakta..bir gun esimle birlikte oralarini gezmeyi dusunuyoruz..anlata anlata delirttim adami 🙂

  87. 87 - FATOŞ 20 Ekim 2008

    Merhaba

    Dün bu yazıyı ALL dergisinde gördüm. Hemen hatırladım tabi ama yabancı bir dergide yayınlanmıştı diye düşündüm. Sabah ilk işim açıp bakmak oldu. Yanılmamışım. Demek daha sonrada ALL da yayınlanmış. Bahsi geçti mi bilmiyorum. Çok fazla yorum gelmiş hepsine bakamadım. Ama dergide görünce tanıdık birinin yazısını görmüş kadar çok sevindim ve paylaşmak istedim.

  88. 88 - praturk 11 Şubat 2009

    Bu yazinin tamamini bugun okudum, emeginizi kutlamadan gecemedim! Bende bir sure once San Francisco’ya tasindim. Gercekten cok guzel bir sehir, kesfedecek de cok seyi var sanirim.
    Yemek konusunda cok ilham veren bir yer oldugunu dusunuyorum.

  89. 89 - Cenk 11 Şubat 2009

    praturk – Ne kadar şanslısın! Yemek konusunda San Francisco‘dan daha fazla ilham verebilecek bir şehir bilmiyorum. Benim için de ye, iç olur mu?

  90. 90 - Esra Aydin 22 Mart 2009

    Merhaba,

    San Francisco resimleriyle sigara boregini ana kucagindan 12 saat uzakta olan mutfagima tadi kokusu yayildi:)
    Basarilarinizin devamini,deneyeceginiz lezzetlerin sevgiyle cogalmasini diliyorum.

    Esra

  91. 91 - Asli 25 Mayıs 2009

    san francisco dan 2 sene once dondum ve bu yaziyi okuyunca ne kadar cok ozlediimi bi kere daha farkettim 🙂 biraz gec gormus olsam da tebrik ediyorum ve basarilarinin devamini diliyorum
    buarada cordon bleu da cikolata ve pasta uzerine kisa donemli kurslar var mukemmel bi deneyim olabilir bence bu kadar ilgiliysen ve de gerci pek ihtiyacin var mi bilmiorum yeni tarifler ogrenmeye 🙂

    Best,
    Asli

  92. 92 - neriman 03 Ağustos 2009

    Tebrikler…başarılar..

  93. 93 - Yasemin Aktuğ 11 Kasım 2009

    Böyle güzel bir siteyi nasıl olurda yeni keşfederim diye hayıflanmaktan kendimi alamıyorum. Hayran kaldım. Emeğinize, yüreğinize ve elinize sağlık.Hepsi muhteşem gözüküyor.
    Başarılarınızın devamını dilerim.

  94. 94 - Hanife 31 Ocak 2010

    Muhtesem fotograflar, harika yazilar ve cok basarili bir site.
    Bence bu isi gercekten hakkiyla yapanlarin basindasiniz.
    Tebrik ediyorum ve basarilarinizin devamini diliyorum..

  95. 95 - Mrl Tnc Tnc 21 Nisan 2010

    Merhaba Cenk Bey,Yazılarınıza bayıldım,servis tabaklarınıza defalarca bakıp kendimi seyretmekten alamadım. Eminim bunlarla ilgili tecrübelerinizi ve ilginizi aktardığınız yazılarınız vardır. Sitenizi yeni keşfettim her yazınızı o kadar zevk alarak okuyorum ki umarım bir gün onların olduğu satırlara denk gelirim.
    Tebrik ediyorum.
    Eski ve yeni herşey bir arada burada…Zevkle takip ediyorum, Allah razı olsun, yüreğinize elinize dilinize her daim sağlık versin inşallah…

  96. 96 - pamuk 15 Kasım 2011

    Osmanlı mutfağında (şekerli denemez belki ama) “Ballı Mahmudiye” diye bilinen ve bal ile pişen çok lezzetli bir tavuk yemeğimiz var. Ben bir kez evde yaptım ve gerçekten çok lezzetli oluyor

  97. 97 - Nil 10 Aralık 2011

    Çok duygulandım. Daha nice başarılara.

Yorumunuzu bırakınız