Karnabahar Çorbası

26 Ocak 2010 | Kategori: Çorba

Karnabahar Çorbası

Keşke başka şey isteseymişim. Ne olurdu yarın kalksam, dışarısı bembeyaz olsa, evde mahsur kalsam, gece gündüz makaron yapsam, biriken dizileri izlesem demiştim. Bir uyandım, etraf bembeyaz. Bugüne kadar yapmaya vakit bulamadığım ne varsa yaparım diye hayal ediyordum ama mutfak tezgahında suyu uçsun diye bıraktığım yumurta akları bana ben onlara bakıp duruyoruz. Şimdi badem ununu ele. Yok yok eleme, pek ıslak görünüyor, önce yay fırında iyice kurut sonra ele. Sonra pudra şekeri ele. Sonra kakao ekle… Yok, makaronlar başka bahara.

Mesela bırakın beni şimdi, koyun yanıma birkaç litre süt, şeker, bir de Valrhona kakaomu, ben gece gündüz sıcak çikolata yapıp içeyim, 24′ün dört bölümü yayınlanmış, arka arkaya onları seyredeyim… Canım çekti, annem zeytinyağlı barbunya yapıp yollasın, yanında sıcak Ramazan pidesi olsun, bir de köşkteki ekşili köfte.

Onları yesem, kah uyusam, kah kalksam, kar hiç erimese ama sokak köpekleri de üşümese…

Karnabahar

Ne annemin zeytinyağlı barbunyasının ne de köşkteki ekşili köftenin yerini tutar ama bir karnabahardan da ancak bu kadar güzel bir lezzet çıkar. Efsanevi şef Thomas Keller’ın “Ad Hoc at Home” adlı yeni kitabından denediğim ilk tarif: Karnabahar Çorbası.

Karnabahar Çorbası 3

Üçer Michelin yıldızlı The French Laundry ve Per Se, Bouchon ve aile tipi yemeklerin sunulduğu ad hoc gibi restoranların sahibi ve şefi Thomas Keller’ın bu kitabı evde kolaylıkla uygulanabilecek tariflerden oluşuyor. Kolaylıkla uygulanabilir olmaları ise asla tariflerin sıradan olduğunu düşündürmesin. Tariflerin hepsinde Keller’ın mevsimselliğe, tatların uyumuna, kıvamların karşıtlığına ve yaratıcı sunumlara verdiği önemi görebiliyorsunuz. Mesela bu çorbayı servis ederken üzerine eklediği kıtır sebze dilimleri onu sıradan bir karnabahar çorbası olmaktan kurtarıyor.

Kar yüzünden evde mahsur kalmaca oynadığım için evdeki malzemelere göre tarifi biraz değiştirdim. Orijinal tarifteki pancar yerine havuç kullandım. Çok ince dilimlenen havuçlar kızgın yağa bırakılıyor ve cızırtıları bitene kadar (içindeki suyun tamamen buharlaşıp kıtır bir hal aldığının göstergesi) kızartılıyor. Kıtırlıklarının kaybolmaması için de çorbaya değmeyecek şekilde ortasına dizilen kıtır ekmek parçalarının üzerine diziliyor. Her kaşıkta bir kıtır havuç dilimi.

Karnabahar Çorbası 2

Tarifte değiştirmemenizi tavsiye edeceğim en önemli malzeme curry (köri okunuyor). Bundan önce yaptığım karnabahar çorbası denemelerinde hiç kullanmadığım bir baharattı. Belki de bu yüzden karnabahar çorbasından hep uzak durdum. Curry hem karnabaharla çok uyumlu hem de krema ve süt eklemesiyle ağırlaşan çorbayı hafifletiyor. Havuç dilimleri de oyalayıcı gözükse de yapımı çok basit ve çorbanın pürüzsüz kıvamıyla kontrast yaratıyor.

Afiyet olsun.

KARNABAHAR ÇORBASI TARİFİ

Tarif Thomas Keller’ın “Ad Hoc at Home” adlı kitabından adapte edilmiştir.

Malzemeler

4-6 kişilik

  • 1 adet karnabahar (yaklaşık 2 kilo)
  • 50 gram tereyağı
  • 2 adet orta boy kuru soğan, küp küp doğranmış
  • 1/2 tatlı kaşığı curry
  • 3 su bardağı sıcak su
  • 1 su bardağı krema
  • 1 su bardağı süt
  • 1 adet havuç, incecik dilimlenmiş
  • 1/4 su bardağı zeytinyağı
  • 4-6 dilim ekmek, küp küp doğranmış
  • Deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber

Yapılışı

  1. Karnabaharın yapraklarını ve sert göbeğini kesip çıkartın. Geriye kalan parçaları parmak kalınlığında doğrayıp bir kenara ayırın. Hepsinin eşit derecede pişmesi için parçaların boyutlarının birbirine yakın olmasına özen gösterin.
  2. Büyük bir tencerede tereyağını eritip soğanları ekleyin ve soğanlar yumuşayıp saydamlaşana kadar kavurun. Üzerine doğradığınız karnabahar parçalarını, 1 tatlı kaşığı tuz, yarım tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber ve yarım tatlı kaşığı curry ekleyip ara sıra karıştırarak, yumuşayana kadar, yaklaşık 20 dakika boyunca pişirin.
  3. Süt, krema ve suyu ekleyip orta yüksek ateşte kaynama noktası getirin, altını kısıp ara sıra tepede toplanan köpüğünü almak suretiyle 30 dakika boyunca pişirin.
  4. Bir el blenderı yardımıyla (ya da rondoda) püre kıvamına getirdikten sonra ince delikli bir kevgirden geçirip temiz bir tencereye aktarın. Bu aşamada çorba hazır sayılır. Zevkinize göre kıvamını ayarlayabilirsiniz. Eğer daha akışkan bir çorba isterseniz su eklemesi yapabilirsiniz. Unutmayın, çorbayı son kez ısıtırken suyun bir kısmı buharlaşıp koyulaşacaktır. Kıvamını ayalarmayı bitirince tadına bakın ve tuzunu tekrar ayarlayın (su ekledikçe tuz da eklemek gerekecektir).
  5. O esnada küp küp doğradığınız ekmek parçalarını bir fırın tepsisine yayıp fırında kızarmaya bırakın.
  6. Zeytinyağını ufak boy bir tencerede kızdırdıktan sonra altını biraz kısıp havuç dilimlerini çok kalabalık yapmayacak şekilde birer avuçluk porsiyonlar olarak kızartmaya başlayın (dikkatli olun, yağ sıçrayabilir). İlk eklediğinizde çıkan cızırtılar bitince ve havuçların kenarları kıvrılıp koyu bir renk almaya başladığında pişti demektir. Bir kağıt havluya aktarıp fazla yağını alın.
  7. Çorbayı servis kaselerine bölüp kızarmış ekmekleri ortasına yerleştirin. Onların da tepesine çorbaya değmeyecek şekilde havuç dilimlerini dizip servis yapın.
Üye ol, yemek tarifleri emailine gelsin.

Yorumlar

  1. 1 - Belma 26 Ocak 2010

    makaronların başka bahara kalmaları pek üzücü…

  2. 2 - yasemin 26 Ocak 2010

    Karnıbaharı da hiç sevmem ama pek lezzetli görünüyor… Denesem mi acaba?? :)

  3. 3 - Cikolata Agaci 26 Ocak 2010

    Yemeği güzelse çorbası daha da güzeldir..ımmm

  4. 4 - Gülseren 26 Ocak 2010

    :) mucize bu olsa gerek!
    bu sabah ne yemek yapayım diye düşünüyordum.
    sebzelikte bir karnabaharım vardı. “çorbası nasıl olur acaba, sonra bir tarif arayayım” dedim kendi kendime. daha aramaya fırsat bulamadan bu sayfanın haberi geldi email ile :)
    teşekkürler Cenk!

  5. 5 - Carriemel 26 Ocak 2010

    wow! bu yazida ilk yorumcu olma serefi tesadufen bana mi ait olacak?? tarif her zamanki gibi istah acici ve denemek istegi getiren cinsten. ama ben deniz tuzunu koydugun zeytin agacindan yapilmis kaba bayildim. tabii rendelenmis parmesan icin dusunulmus herhalde.. ama belki de degil.herneyse zeytinagaci ile yapilmis ne varsa bayiliyorum. bende bir suru kasik ve kucuk kaplar var oyle. el yapimi esya satan pazarda buldugumu hemen kapiyorum. sevgiler

  6. 6 - pelin 26 Ocak 2010

    ben karnabaharı pek severim yemegini, salatasını, kızartmasını .. bir de corbayı deneyelim bakalım … tariflerin gercekten guzel, anlatımın ondan da guzel .. ama kilo durumların ne alemde onu da merak etmıyor degılım .. yani her yazdıgını yapıp da yesek vay halımıze, olmaz mı ? ve son olarak ıfade tarzından yola cıkarak baska konularda da yazdıgın oluyor mu ?

  7. 7 - berk 26 Ocak 2010

    eline sağlık Cenk ,bu soğuk günlerde insanın içini ısıtacak bu lezzetli çorba tarifin için çok tşkler,

  8. 8 - medina 26 Ocak 2010

    hııımmm.çok lezzetli görünüyooo.kolayda bir tarif ankaranın şu soğuk günlerinde içelim de içimiz ısınsın.. karnabahar püresi de çok lezzetli oluyor..herkese afiyet olsuuunn.

  9. 9 - Banu B Bingor 26 Ocak 2010

    Karda sokak köpekleri bir de ben üşümeyeyim mümkünse! (Haftasonu kombisi bozulan insanlardan oldum!)

    Bu hafta bir göbek karnabahar alıp, denemek şart oldu şimdi bu çorbayı. (Evdeki çorba canavarı gördü de :D )

    Eline sağlık! Kesene bereket :)

    (Ben küçükken babam yemeklerden sonra böyle derdi. “Elinize sağlık, kesemize bereket” diye… Düşündüm de… Bunca senedir neler neler yapıyorsun. Üstelik bizlere sunmak (en iyisini sunmak) için pek çok denemelerden geçirerek yapıyorsun her şeyi… Eh, onca zahmete bir de masraf…İş bu nedenle… Kesene bereket! :) )

  10. 10 - NURAY 26 Ocak 2010

    Gerçekten cok leziz görünüyor:)Ellerine sağlık.
    Blogunu her zaman keyifle takip ediyorum.

    Daha önce yazmış mıydın bilmiyorum ama tariflerinde kullandıgın tuzu nereden temin edebiliriz acaba? Yardımını rica ediyorum.

    Çok teşekkürler.

  11. 11 - meltem 26 Ocak 2010

    Güzel tarifler için teşekkürler.

    Köri kelimesinin türkçede bulunduğunu belirtmek isterim.

  12. 12 - Cano 26 Ocak 2010

    ben bu karnabahar yazisindan zeytinyagli barbunyayi kaptim menume, aklima getirdigin icin tesekkurler ;-)

  13. 13 - Evren 26 Ocak 2010

    Ohhhh süper ya Antalya’da buz gibi ama kar yok. Keşke olsaydı da hiç değilse boşa üşümemiş olsaydık. Bu arada çorba tarifine bayıldım, bu hafta hemen deneyeceğim zaten karnabaharı normalde de çok severim. Ellerine sağlık.

    Sevgiler,

  14. 14 - Banu B Bingor 26 Ocak 2010

    Evren’e… :) Antalya ne zaman soğuduuuu? Biz İstanbul’a dönerken (yağmurlu da olsa) mis gibiydi; hayalimde öyle kalsın isterdim :D ))))

  15. 15 - Florentin 26 Ocak 2010

    Karlı bir gün için bundan daha harika ve pratik bir tarif olamazdı. Teşekkürler…

  16. 16 - seda 26 Ocak 2010

    Cok güzel görünüyor bende cok severim karnabahari yarin hemen yapicam .Ne yapsam diye düsünüyodum cok yardimci oldum yaninada bir yemek bitti:)
    tesekkürler
    Not:macaronlari bekliyorum…

  17. 17 - asli 26 Ocak 2010

    ben en çok kakaonu merak ettim…
    (aynı anda da utanmazca valrhonalardan yaptığım trüf kasesini sıyırıyorum)

  18. 18 - Senem 27 Ocak 2010

    Merhaba Cenk;
    Karnıbaharı çok severim.Tarif ilgi çekici, krema oranını azaltarak denemeyi düşünüyorum 51 kg dan 54 kg ya çıkmış biri olarak kendime çeki düzen vermeliyim!Ellerine sağlık ve çok teşekkürler!İyi ki varsın Cenk,sevgiler

  19. 19 - Özlem 27 Ocak 2010

    Brokolinin çorbası harika olduğuna göre bunun tadı da enfestir diye düşünüyorum. Sen birşeyi beğenmişsen benim için tamamdır, hala o brüksel lahanalarının tadı damağımda, ellerine sağlık Cenk’cim.
    Sevgiler

  20. 20 - pinar srt 27 Ocak 2010

    Çorbalarda Köri kullanmayi bende yeni kesfettim. ozellikle Italyan ev arkadasimin bana tavsye ettiği körili balkabagi çorbasi muhtesem oluyor :) mutlaka denemelisin Cenk.

  21. 21 - mine 27 Ocak 2010

    Çorbaların her çeşidini çok severim.Karnabahar çorbasını hiç denememiştim.Bu soğuk havada harika olmuştur.Ellerinize sağlık.Mine

  22. 22 - betül 27 Ocak 2010

    Makaronları erteleme lütfeeeen :(

  23. 23 - PINAR 27 Ocak 2010

    Karnabahar corbasini bugun yaptim ve cok guzel oldu, misafirlerim de cok begendi:) tarif icin cok tesekkurler!

  24. 24 - BEDİA 28 Ocak 2010

    makaronun fıstıklı,bademli ve kakaolusunu yapmıştım, eteklisini ve benim deyimimle bale eteklisini ve tepside eriyip krokanlaşanını da yaptım ama hiç birinde un yoktu; tarifinin kaynağını paylaşabilirmisin en azından.
    http://papatyademeti.blogspot.com/2009/04/bademli-makaron.html
    bakmak istersen kolaylık olsun diye linkini bırakıyorum.
    köri karnabaharın pişerken yayılan kokusunu da bastırıyordur sanırım?

  25. 25 - pınar ergen 28 Ocak 2010

    Bugün nihayet Ankara da bembeyaz. Benim de kar ve kışı sevmememin sebebi sokakdaki insanların ve hayvanların çaresizliği…
    Hint yemekleri ve de curry bizim favorimiz. Çorba mükemmel görünüyor, ilk fırsatta deneyeceğim.
    sevgiler
    Pınar

  26. 26 - Fashistanbuller 28 Ocak 2010

    Blog’unu geç keşfettim, üzüldüm. Yemek styling’i yaptığımı bilen bir arkadaşım ilgimi çeker diye blog’unu önermeseydi hiç keşfedemeyecektim. Şimdi durmadan resimlerine bakıyorum.

    Bu arada yılbaşında Londra’da The Botanist’te yedim. Mönüdeki Karnıbahar Çorbası’nı denedik. Nasıl olur ki dedik ama muhteşemdi. Nasıl yapılır ki bu dedik ama orada kaldı. Şimdi bu tarifi bulunca öyle sevindim ki.

    Farklı tarifler denemeye bayılıyorum. Bunun için blog’unu takip etmekten ve tariflerini uygulamaktan vazgeçmeyeceğim. Styling için de ilham almaktan :)

    Minik bir öneri: Blog’unda şöyle bir bölüm açmaya ne dersin: mevcut tariflerden mönüler yaratmak. İftar mönüsü, Sevgililer Günü mönüsü, Bütün kızlar toplandık mönüsü, vb. gibi. Hani yemek kitaplarındaki gibi. Takibi, tıklanma oranını, vs. artırır sanki…(not that you’re in desperate need of it :) ))

  27. 27 - nilüfer 28 Ocak 2010

    24 bu sezon gerçekten süper, hergün yeni bölüm olsa bıkmadan izlerim. Bu arada çorba nefis görünüyor, ellerine sağlık.

  28. 28 - Cenk 28 Ocak 2010

    Carriemel – Kap fleur de sel servis etmek için. Ufak küreği parmesan için oldukça yetersiz kalacaktır bence.

    pelin – Her yaptığımı sonuna kadar yemiyorum elbette ama yine de kilolarla savaşıyorum. Başka konularda da yazıyorum ama henüz paylaşabileceğim bir formatta değil maalesef.

    Banu – Teşekkürler. Biz de köşkte hep kesenize bereket deriz. Kolay değil, her hafta bir ordu doyuruyorlar :)

    Nuray – Fotoğraftaki tuz fleur de sel. Şu yazıda ayrıntılı olarak okuyabilirsin. Türkiye’de nerede bulabilirsin bilmiyorum, ben hiç görmedim. Paris seyahatimde aldım.

    meltem – Yazıyı yayınlamadan önce TDK’ya baktım ama marketlerdeki etiketlerde yazsa da “köri” diye bir kelime kayıtlarda yok.

    Pınar – Afiyet olsun.

    bedia – Pudra şekeri yerine un demişim :) Hemen düzeltiyorum.. Link için teşekkürler.

    Fashistanbuller – Çok iyi fikir, teşekkürler. Tatlı tariflerine biraz ara verip diğer tip tarifleri çoğaltınca bunu uygulayacağım.

  29. 29 - nube 29 Ocak 2010

    bu corbayı onceden yapacak oldugum icin misafirlerime servis ederken uzerine koydugun kıtırların nasıl sıcak ve hala kıtır kıtır kalmasını saglayacagım?

  30. 30 - saadet 29 Ocak 2010

    Dün akşam denedim, harika oldu. Teşekkürler

  31. 31 - Cenk 29 Ocak 2010

    Saadet – Afiyet olsun.

    nube – Maalesef elimde sihirli bir formül yok. Çorbayı önceden yapabilirsiniz ama havuçlar son dakikada hazırlanmalıdır. Zaten yağ kızdıktan sonra sadece yarım dakikanızı alıyor.

  32. 32 - Evren 29 Ocak 2010

    ben bir portakal aşığı olarak portakallı tarif almaya gelmiştim… sıcak bir çorba da iyi geldi tabi :)

  33. 33 - buse 29 Ocak 2010

    merhaba cenk
    ben sık sık sitene uğrayanlardanım.ama bu gün hafta içi misafirlerime sunmak için içeriğinde mükemmel bir aroma gizleyen tuzlu kurabiye aramak için sitene uğradım ama hiç tuzlu enfes bir kurabiyen olmadığı için üzüldümmm.zira bütün tariflerin içeriği enfes ve pek kolay bulunmayan akıllarda lezzetiyle kalan lezetler olduğu için senden tuzlu kurabiye istiyorum.bu gün fazla şımarıp haddimi aştıysam özür dilerim.nazımın geçmesindendir.karnıbahar çorbasını deniiycem.genelde kızartmasını yaparım ve bayılırım.

  34. 34 - EMİNE AKMAN 29 Ocak 2010

    Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum, el emeği, göz nuru çalışmalarınızı uzun zamandır takip ediyorum sessiz sedasız.Ne yalan söyliyim başlarda, gazetede hakkınızda yapılan haberleri ve sizin benden iyi bildiğiniz başarıları okuyunca biraz kıskanmıştım, insanların yorumlarını (abartıyorlar mı acaba) diye düşünmüştüm.Düşünmüştüm de nedense Cafe Fernando’nun menüsünde bugün ne var diye şöyle bir uğrayıp geçmeden duramamıştım.Neyse gel zaman git zaman bu uğrayışlar inanılmaz keyif vermeye başladı.Önce o pek meşhur browni tarifiyle yola çıktım.İnsanlar abartmıyormuş.İlk deneyim bu kadar lezzetli olunca biskotti, havuçlu kek…Devamı haliyle geldi.İş öyle bir raddeye geldi ki,yanağını dayar uyursun dendiği için (abartmıyorum srf bu laf için bu tarifi uygulamak için inanılmaz bir istek duydum) çikolata ve yulaflı kurabiyeler için Gölcük’te fellem fellem yulaf ezmesi aranmaya başlandı,halbuki burnumun dibindeymiş( İlginçtir “kıskanç” da ne hale geldi).Burayı niye sevdiğimi iyi biliyorum artık, tarifler tıpkı bir dostla içilen taze bir kahve gibi,yani kahve küçük bir lezzet ayracı. Tariflerin içine sığdırılmış içtenlik, sevecenlik beni de diğerleri gibi meftun etti.Altın Kızları sizin gibi bende çok seviyorum. İngilizcem maalesef çok da iyi olmadığı için altyazıya bağımlı olarak bekliyorum.Nihayet 6 bölümün çevirisi geldi,Rose’un palyaço dondurmaları ile ayısı Fernando normalde öylesine gülüp geçebileceğim bir ayrıntı iken şu an çok daha yakın ve tanıdık geliyorlar.Laf uzadı.Şimdilik teşekkür etmek hem de çok teşşekkür ederek lafı balla kesmek istiyorum.

  35. 35 - Cenk 30 Ocak 2010

    Buse – Şımarmak veya haddini aşmak olarak asla düşünmüyorum. Altı üstü bir tarif rica etmişsin. Burada yayınlamadığım bazı yorumları görsen… Tuzlu kurabiye tarifi evet yok. Keşke çok bol vaktim olsa da her aklıma geleni yapıp yazsam buraya. Site için yapılacaklar listem uzadıkça uzuyor. Şimdi arada derede makaron lafı da geçti. Bir kere demiş bulundum. Sonra profiterol var, tiramisu var, daha neler var neler.. Yani diyeceğim şu ki, uzun bir süre tuzlu kurabiye olması mümkün görünmüyor. Ama her zaman yemekosfer’e bakabilirsin. Oraya dahil olan bloglarda beğeneceğin bir tarif bulacağına eminim.

    Emine Hanım – Güzel yorumunuz için teşekkürler. Tariflerden keyif aldığınızı duyduğuma çok sevindim. Umarım ileride yayınlayacaklarımı da en az onlar kadar beğenirsiniz.

  36. 36 - buse 30 Ocak 2010

    anlayışın için sağol ama farkındaysan yapacak listen hep tatlı şeyler.tabiki yemekosferden tarif bulunabiliyor fakat ben senin farkın olsun istemiştim.sağlık olsun.evet profiterolüde arada iyi tutturabiliyorum ama sanırım yeterli püf noktasına sahip değilim arada puff diye sönebiliyorlar.tiramisuyuda argo tabiriyle biliyorum yine uzman bir tarifin dokunması lazım.sence bu kimden olmalı.cevabı ben biliyorum.

  37. 37 - Nihan 30 Ocak 2010

    Cenk karnabaharı çok sevmediğin gibi bir hisse kapıldım:)) Bu çorba dışında sevilebilir bir karnabahar yemeği istersen (gerçi ben çok objektif sayılmam bu konuda, karnabahar patlıcandan sonra en sevdiğim sebzedir, o yüzden benim yenilebilir karnabahar tarifim karnabahar sevmeyen birine çok da yenilebilir gelmeyebilir), sana karnabahar püresini şiddetle tavsiye ederim. Küçükçe bir karnabahrı yarısını geçmeyecek kadr sütle dolu bir tencereye koyuyorsun, süt kaynamaya başladıktan sonra, karnabahar iyice yumuşayana kadar kısık ateşte pişiriyorsun. Karnabahar neredeyse kendiliğinden dağılacak kıvama gelince blender’dan geçiriyorsun, biraz tereyağ (ben bazen tereyağ yerine bir yemek kaşığı kadar hindistancevizi sütü koyuyorum, eğer ağır gelmez dersen ikisi beraber de olur elbette), taze çekilmiş karabiber ve muhakkak muskat… Bence sadece yenilebilir bir karnabahar tarifi değil bu, aynı zamanda patates püresine süper bir alternatif…

  38. 38 - emelll 30 Ocak 2010

    ya bilmiyorum.. temkinli yaklaşıyorum karnabahar fikrine. onu çorba haliyle kabul etmek zor..

  39. 39 - Tuba Efe 31 Ocak 2010

    Tesekkürler Cenk, Viyana da günlerdir -8 ila -12 arasi, bari sicak bir corba yapalim. Karnibahara bu corba tarifini kastetmiyorum ama tarhun(estragon) da yakisiyor.Sevgiler Tuba

  40. 40 - EMİNE AKMAN 31 Ocak 2010

    Buse’ye katılıyorum.Bizden farkını hissettiren birkaç blog var mesela Teatime, Bizim Pastane,Peçeteden Notlar ve tabiki ruhunu çok sevdiğim Cafe Fernando.Tariflerini uygularken biliyorumki bu da kek, bu da kurabiye bu da yemek ama ille de var bir şeyler seni farklı kılan.Yoksa internet tarif kaynıyor.Bakıyorum tariflere hem yanlız bizdeki sitelerden değil az buçuk ingilizcem ile yabancı sitelerden, dergilerden, kitaplardan. Tariflerin çoğu aynı kek mi yapıyorsun koy içine portakal al sana portakallı kek, veya üzüm koy oldu işte üzümlü kek vs.İnsan bu pişirme işini biraz da hobi, zevk olarak yapıyorsa o noktada biraz farklı bir şeyler arıyor,gerçi konu komşuya sunduğunda aaa bu ne değişik,ne hoş denmesi de adamı şımartmıyor değil hani.Arman Kırım’ın bir lafı var “Önemli olan tarif değil teknik bilmektir” diyor ve çok da haklı buluyorum.En son onun anlattığı tempura tekniği ile karnıbahar yaptım,herkes bayıldı.Belki de senin farkın arada böyle ipucu kabilinden tenikler de anlatmandır veya ne bileyim şeytan tüyü olabilir mi yoksa?:)Bu arada Tastespooting’de Cafe Fernando’yu da görmek beni çok mutlu etti.

  41. 41 - EMİNE AKMAN 31 Ocak 2010

    Yine ben.Az önce yaptığım yorumu ve diğer yorumları bir kez daha okudum da biraz bencillik ettiğimize karar verdim.Sen bu işi gönül hoşluğu için yapıyorsun her hangi bir şeyin karşılığında değil.Ama bizler de yani o gönül hoşluğunu paylaşanlar biraz bencillik edip senin bir özel hayatın olduğunu unutarak hep bizim olmanı bize vakit ayırmanı istiyoruz.Sonuçta annesinden şeker isteyen çocuklar gibi mızmızlanıyorsak kusurumuza bakma. Her çocuk biraz bencildir hele de sevdiği şeyler söz konusu olunca.Ama büyüdük de bir şey mi değişti sanki. Sevgiler.

  42. 42 - ayşe 01 Şubat 2010

    Merhaba Cenk,
    Çok çekinerek ve önyargılı yaptığım bir çorba tarifi başarı ile sonuçlandı. Tabii bunda daha önce denenip başarı ile sonulanan tariflerin payı çok büyük. teşekkürler…

  43. 43 - betül 01 Şubat 2010

    Rica etsem bir sıcak çikolata tarifi verir misin? Eminim bunda da mükemmel kıvamı tutturmuşsundur :)

  44. 44 - Cenk 01 Şubat 2010

    Betül – Sıcak çikolata denemelerim hızla sürüyor. İleriki haftalarda birden fazla tarif vermeyi planlıyorum.

  45. 45 - Banu B Bingor 01 Şubat 2010

    Bir sıcak çikolata bir de sıcak şarap… Kışa tahammül edebilmemi sağlayan yegâne iki şey…

  46. 46 - muhteşem 01 Şubat 2010

    slm;uzun zamandır karnıbahar çorbası yapmak istiyordum daha önce okuduğum tarif pratik gelmemişti(karnıbaharlar fırında közleniyordu vs)sizinkini deneyeceğim.köri(zerdeçal)nedense bende çok sevemedim.ama siz uygun gördüğünüze göre uygulamak bize düşüyor:)

  47. 47 - muhteşem 01 Şubat 2010

    etli karnabaharı çok leziz yaparım.karnıbaharı süt ve portakal suyu ile haşlarsanız koku olmuyor!!!!karnıbahar köftesi de yaptım.güzel oldu ama o kadar uğraşa değmez bence:))

  48. 48 - Elif Alton 02 Şubat 2010

    Merhaba Cenk,

    Oncelikle tarifi paylastigin icin cok tesekkurler, bugun yaptim, acayip lezzetli oldu! Sadece kori yerine kimyon koydum. Uzerine de kizarmis ekmek ve havuc yerine frenksogani (chives) kiydik. Bu aralar iki kucuk cocukla ancak boyle ;) Sevgiler

    Unutmadan facebook’ta arkadaslarimla da paylastim, hem bu kadar kolay hem bu kadar lezzetli tarifi sadece kendime saklamaya kiyamadim.

  49. 49 - Cenk 02 Şubat 2010

    muhteşem – Zerdeçal ve köri aynı şey değil. Gerçi körinin içinde zerdeçal da var ama yine de belirtmek istedim. Umarım beğenirsin. Önerilerin için de çok teşekkürler.

    Elif – Beğenmenize çok sevindim! Havuçların tarifte bir lüks olduğunu kabul etmek lazım, ancak bol vaktin olacak da öyle…

  50. 50 - Esra 03 Şubat 2010

    En kisa zamanda 2 yasindaki oglum icin deneyecegim lezzetli ve saglikli bir tarif..

  51. 51 - meleginmarifetleri 03 Şubat 2010

    bayılırım karnıbahra ellerine sağlık.
    Bencede köpekler kediler üşümesin aç kalmasın:(

  52. 52 - Eda 03 Şubat 2010

    sayfaya ilk baktığımda koşup pesto sos yaptım,şimdi de karnıbahar!!curry sayesinde harika kokuyor!!teşekkür

  53. 53 - rana 04 Şubat 2010

    ellerine sağlık ve kesene bereket …
    karnabaharın haşlanırken oluşan bir kokusu var çorbada da o oluşuyormu diye düşündüm …evde benden başka karnabahar yiyen yok belki bu çorbayı severler diye ümit ediyorum ama kokusu konusunda hassas davranmalarından endişe ediyorum..

  54. 54 - Cenk 04 Şubat 2010

    Rana – Karnabahar tek başına haşlanmadığı için herhangi bir koku problemi yok.

  55. 55 - Ayse 04 Şubat 2010

    Benim corbam biraz tatli oldu sanki. Bu normal mi? Kremadan herhalde degil mi?

  56. 56 - Cenk 04 Şubat 2010

    Ayse – Orijinal tarifte benim kullandığımdan da fazla süt vardı. Asıl tatlılığı veren o. Biraz daha tuz ekleyebilirsiniz. Bu tatlılığını bir nebze olsun bastıracaktır.

  57. 57 - Banu B Bingor 07 Şubat 2010

    Cenk, şu an çorbam pişmek üzere. Evet, ben, hamaratımsı bir insan haline geldim ki gece saat 11′de yemek yapmaya başladım. (Hamaratlık yalan; yarın tüm vaktimi bloguma ayırıp, eksikleri tamamlamak istiyorum :D )

    Şöyle bir özet geçeyim.

    Karnabaharım değil 2 kg, 1 kg bile değildi. Yaklaşık 700 gramdı. Ancak çok “çöp”ü yoktu. Ayıkladım ve tarif ettiğin gibi yaptım kalanını. Tek farkla, bardak ölçümü 240ml değil 200 ml olarak tuttum. Yani senin verdiğin sıvı miktarından yaklaşık bir bardak daha az sıvı kullanmış oldum. Bu haliyle, 700 gram karnabahara tam kıvam geldi. Ne “mama” kıvamında ne su… Yalnız 2 kg’ye yakın karnabaharla aynı miktarda sıvı sanıyorum oldukça yoğun bir çorba veriyor olsa gerek. (Ya da süzgeçten geçirme işlemi, malzemenin bir kısmını yukarıda bırakıyordur-ki denedim süzgeçten geçirmeyi, ama vazgeçtim, posa da lazım bünyeye diye :D - ve daha akışkan bir kıvam kalıyordur süzgecin altında)

    Özete bakar mısın? : )))
    Neyse, diyeceğim şu ki, standart diyebileceğimiz 200 ml’lik Türk su bardağı ölçüsü ve 700 gram karnabahar ile oldukça yerel kıvamda bir çorba elde edilebiliyor. Küçük bir not olsun istedim.

    İyi geceler!

  58. 58 - Çiseren 08 Şubat 2010

    karnıbaharın her halini seven bir otobur olarak bu çorbanın nasıl olcağını çok merak ettim. en kısa zamanda menüme girecek. elinize sağlık..

  59. 59 - Cenk 08 Şubat 2010

    Banu – Notlar için çok teşekkürler! Evet, süzmek kıvamını değiştiriyor. Mama kıvamını sevmediğim için bunu uyguladım. Pütürlü kıvam da sevmediğim için süzmeden içmeyi düşünemiyorum.

  60. 60 - banu 16 Şubat 2010

    sayende bu corbayla sinavdan 90 aldim:) tesekkurler..

  61. 61 - Cenk 16 Şubat 2010

    Banu – Hangi sınav?

  62. 62 - banu 16 Şubat 2010

    MSA’da okuyorum. son pratik sinavimizda bu corbayi yaptim. karnabahari hic sevmem aslinda. ama sunumu cok hosuma gitti. ve daha once deneme sansim da olmadi. ama harika bi lezzet cikti ortaya.. biraz da benim becerimden kaynaklaniyor tabi:)

  63. 63 - Müge 16 Şubat 2010

    Tekrar Merhaba,

    Karnabahar en sevdiğim sebzelerden biridir, övgü ile bahsettiğin çorbayı denememek kendim için haksızlık olurdu. :) Ayıklanmış paketli satılan 700 gram kadar karnabaharım vardı, yapım aşamasına aynen uydum fakat ölçüleri göz kararı ayarlayarak yaptım. Beklediğimden daha güzel bir lezzet oldu. İlk ve son olmayıp devamlı pişme hakkını kazanan bir çorba oldu benim için.

  64. 64 - Cenk 16 Şubat 2010

    Müge – Afiyet olsun. Ben de tarifi okuduğumda çok etkilenmemiştim, ama sonuç mükemmel.

  65. 65 - Cenk 16 Şubat 2010

    Banu – Süper! Çok sevindim. Ellerine sağlık.

  66. 66 - Banu B Bingor 18 Şubat 2010

    Cenk, bu kez kullandığım karnabahar 1.300 gramdı. (Çöpsüz)

    Ve bu kez, tam da senin yaptığın gibi, yani süzme yöntemini uygulayarak yaptım mecburen. Mecburen diyorum, çünkü çok üşendiğim bir işlemdi bu :D

    Ama korktuğum gibi olmadı, kolaymış süzgeçten geçirmek :) Çok da güzel oldu sanırım bu şekilde…

    De… şimdi elde kalan bir yemek tabağı dolusu karnabahar püresi ne olacak, onu düşünüyorum… (Düşünmüyorum, yalan… Pratik bir insan olsam biraz daha soğan peynir vs ekleyerek börek içi haline getirirdim, ama çok da iyi olmazdı herhalde… İyisi mi… yok edeyim gitsin :D )

  67. 67 - nilgün 18 Şubat 2010

    denedim. sonuç inanılmaz! şöyle özetliyim; eşim karnabaharın hiçbir çeşidini ağzına sürmez. Ama tabiki kendisi Pazar akşamı tencerede kaynamakta olan nefis kokulu, kremamsı çorbayı görünce “Bu ne ya, çok güzel kokuyo” diye sorar ve “önce bi tat sonra söylicem” cavebını alır. Ve tabi ki yer, bitirir, bayılır, yemeye doyamaz, bi tabak daha alır. “Bu çorba diil ya,başlı başına bi yemek, krema gibi bişey bu, inanılmazsın” :) gibi yorumlar… ve ardından bunun “janti” misafirlerimize sunulacak default çorbamız olmasına oy birliği ile karar verilir.
    çok teşekkürler efendim, vallahi harikasınız

  68. 68 - ayşe 09 Mayıs 2010

    Merhaba Cenk,
    Bloğunu yaklaşık üç yıldır takip edip tariflerini uygulamaya çalışıyorum. Özellikle ölçülerinin tam tutması ve sentetik malzemeler kullanmaman tariflerini gönül rahatlığıyla uygulamaya geçirmemin başlıca sebeplerinden. İnternetten tarif alıp onca emek, zaman ve malzeme harcadıktan sonra çöpe giden yemeklerin yarattığı hayal kırıklığını hiç bir zaman yaşatmadığın için teşekkürler! Bugün bir makarnanın yorumlarını okuduktan sonra bunca senedir bunca tarif denemiş biri olarak e bende bir yorumda bulunayım artık dedim. Yorum yapmak için ise deneyip de bir daha yapmayacağımı düşündüğüm tek tarifini seçeyim dedim! Nedenine gelince:
    Herne kadar lezzet olarak gayet güzel olsa da karnabaharları tel süzgeçten geçirmek (ki bence daha az karnabahar kullanılmalı çok yoğun neredeyse püre kıvamında oldu) ve havuçları kızartmak bu lezzete değmeyecek kadar çok vakit alıyor. Birde fırınlanan ekmekler var tabi! Hele ki misafir yemeği olarak düşünenler hemen vazgeçsin bence.
    Eveet yorumum biraz uzun oldu ama 2.5 senenin birikimi…
    Cenkcim bir de rica; evde karamel yapılabilir mi??? Bilgi verirmisin?
    Sevgiler…

  69. 69 - Cenk 10 Mayıs 2010

    Ayşe – Yorumun için teşekkürler. Çorba konusunda… çorbanın koyu olduğunun farkındayım ama zaten süzme işlemi de bunun için gerekli. Daha az karnabahar kullanırsak bu sefer süzdükten sonra yeterince tadını alamayız. Havuçlar konusunda sana katılmıyorum. Bunu sıkıcı bir karnabahar çorbası olmaktan çıkartan güzel bir detay bence. Elbette ki zaman problemi olanlar o kısmını hazırlamak zorunda değil. Hatta ekmekleri fırınlamak yerine pişmiş halde satılanlar var, her ne kadar ben tercih etmesem de hazır olarak da alabilirler. Evde karamel yapmak tabii ki mümkün. Denemelerim var ama henüz buraya aktarmak için zamanı gelmedi.

  70. 70 - Özlem 13 Mayıs 2010

    bir sabah ikinci yorum/soru :)
    French Laundry ve Bouchon ile karsilastirabiliyorsan, ad hoc at home’u arsive eklemenin marjinal faydasi az mi olur çok mu olur diye sormak istedim :)
    Bu ikisi benim en sevdigim yemek kitaplarim arasinda.

  71. 71 - Cenk 13 Mayıs 2010

    Özlem – Ad Hoc at Home’u diğer kitaplarla karşılaştırmak hata olur. Bu daha çok ev tipi yemekleri içeren bir kitap, ki zaten restoranın orijinal konsepti de buymuş.

  72. 72 - Zeynep Öykü 06 Haziran 2010

    “Şişmanlayacaksın, işini unutuyorsun, saçma sapan şeylerle uğraşıp çalışmıyorsun, konserin var” gibi eleştirilere rağmen dünden beri bloguna daldım, bu çorba da harika görünüyor. Senin labnenin gazabına uğradım bu arada, paketi açarken parmağım kesildi gerçekten çalışamıyorum şimdi…

    Neyse, sarı köri mi kullanıyorsun çorba için? Hindistandan aldığım bir toz köri vardı son derece cimrice kullanıyorum iki yıldır bitirmedim, çorbalarda inanılmaz güzel oluyor özellikle sarı mercimekle. Bir de buna toz zencefil katmayı denemelisin bence tadını şimdiden alabiliyorum :)

    Tabak da çok güzelmiş. Kıskandım.

  73. 73 - alper 12 Ağustos 2010

    Karnibahar corbasini ilk defa, Berlin’de arkadaslar arasinda hazirladigi aksam yemekleriyle de unlu Viyanali Mimar-Ressam Christian Schwarzwald in evinde yemistim (http://www.christianschwarzwald.net). Uzerinde karalamalarini yaptigi calisma kagitlarini masaortusu olarak kullandigi bir yilbasi sofrasiydi. Normalde oyle ayilip bayilarak yedigim bir sebze olmayan karnibaharin yapabildiklerine sasirdigim yemegin sonunda corbanin tarifini telefonuma yazdim. O gun bugundur hem yapiminin pratikligi hem de lezzeti nedeniyle kisin siklikla pisirdigim bir corba oldu. Ama Schwarzwald’in corbasinda , kizarmis havuc yerine tereyaginda kavrulmus kucuk ispanyol chistorra sucuklari var ve hic baharat yok (belki sucuk ya da cemensiz pastirma da kullanilabilir). Cok lezzetli. Tavsiye ederim.

  74. 74 - Merve 12 Ekim 2010

    Dün akşam yaptım bu çorbayı, çok güzel oldu…hatta eşim tek başına tüm tencereyi bitirdi! tarifte yaptığım tek değişiklik krema koymama oldu. Ben kremalı tarifleri krema koymadan süt ile ikame etmeye çalışıyorum. Daha hafif bi çorba isteyenler için önermek stedim.
    Sevgili Cenk, harikasın! (kek, pasta yemediğim için pişirmiyorum:) yemek tariflerinin %80ini yaptım. Hepsi birbirinden lezzetli oldu. Çok teşekkürler!

  75. 75 - Idil 27 Ekim 2010

    Inanilmaz gorunen bu corba sanirim o kadar da masum degil ama oyle degil mi? Saniyorum ki bayagi kalorili:) Onun yerine baska bir sey kullanmak mumkun mu? Annem yillardir saglikli birsey olmadigini savundugundan eve sokmaz ama bilmiyorum belki sadece markette satilan hazir seylerden hoslanmadigindan da olabilir!

  76. 76 - Cenk 27 Ekim 2010

    İdil – Onun yerine derken hangi malzemeden bahsediyorsunuz? Eğer krema ise onun yerine süt veya su kullanabilirsiniz.

  77. 77 - Idil 28 Ekim 2010

    Evet sanirim yazarken aklim hala corbada kaldigi icin dogru duzgun bir cumle kuramamisim kusuruma bakmayin:) Sut eklemeyi deneyecegim!

    Bir sey daha sormak isterdim izninizle, ben suanda yurtdisinda okuyorum ve yalniz yasiyorum sayilir-ev arkadasimla ayni damak tadini paylasmiyoruz- ve surekli buyuk yemekler de vermek mumkun olmadigindan aldigim sebzelerin boyutlariyla ilgili sorunlar yasiyorum. Ornegin en kucugunu alsam bile lahana, brokoli, bruksel vb sebzeler bana cok geliyor ve yarisini yikayip dondurucuya koyuyorum. Fakat bu yaptigim ne kadar dogru bilemiyorum cunku bu konuyla ilgili farkli seyler okudum, bazilari bazi sebzelerin konmamasi gerektiginden (taze fasulye gibi) bahsediyor, kimisi de herseyi koydugundan ve problem olmayacagindan. Ben bir de arasira zamandan kazanmak ve konserve tuketmemek adina buyuk miktarlarda nohut haslayip dondurucuya atiyorum, corbalarda yemeklerde kullanmak uzere. Fakat boylelikle besin degerlerini kaybedecek miyim bilemiyorum. Cunku zamaninda okudugum bir makalede, bicak degdikten sonra sebzelerin icindeki suyu saldigindan ve neden hatirlamiyorum ama birsekilde vitaminleri kaybettiginden bahsediliyordu. Vejetaryen oldugum icin herkesten cok dikkat etmem gerekiyor bu tip seylere fakat internet oyle bir vaha ki insan aradigini bulmak yerine cogu zaman yanlis bilgileniyor. Size danismak istedim ben de, hatta haddimi asip bir Deep Freezing 101: Do’s & Dont’s and How to preserve your veggies! seklinde bir ders istesem cok mu olur:)

  78. 78 - Cenk 29 Ekim 2010

    İdil – Yaptığın yanlış değil, elbette çöpe atmaktan iyidir, ama sebzelerin buzlukta veya buzdolabında faydalarının eskildiği bir gerçek. Rica ettiğin konularda detaylı yazmak isterdim ama maalesef buna ayıracak vaktim yok. Arşivdeki sebze suyu arta kalan sebzeleri değerlendirmek için bir yol olabilir.

  79. 79 - Nesrin 10 Aralık 2010

    Merhaba,
    Ben de 1.5 kg karnabahar kullandım ve koca bir tencere püre kıvamında karnabahar elde ettim. Bir kısmını alıp sulandırdım ve çok güzel bir çorba ikram etmiş oldum misafirlerime. Ama karnabahardan nefret eden eşime yedirmekti en çok istediğim; olmadı. Annem çok beğendiğini söyledi ve geri kalan püreyi de istedi :) Benim ölçülerime göre 20 kişilik bir çorba çıkardı herhalde tamamını sulandırsaydım. Tariflerinize çok güveniyorum; muhtemelen bir yerde hata yapmışımdır. Tekrar yapmayacağım için ( eşim sevmediğinden) sorun yok.Tatlı olarak mousse ikram ettim. Ona herkes bayıldı. Allah eksikliğinizi göstermesin! Çok teşekkürler.

  80. 80 - eda 20 Aralık 2010

    Bunu hemen deneyeceğim.. Bu arada belki siz de suphi’yi denemek isteyebilirsiniz. Pembe renkli ve çok lezzetli: “kırmızı pancar, kereviz sapı, taze patates ve bir iki diş sarmısağı tavuk suyunda haşlayıp robottan geçirin. krema ekleyip kaynattıktan sonra servis ederken üzerine biraz değirmen karabiber, eski kaşar ve kıtır ekmek ekleyin” afiyet olsun.

  81. 81 - başak 20 Aralık 2010

    sevgili cenk, tariflerini büyük bir hayranlıkla izliyor ve elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum en son bu çorbayı denedim. tarifde de belirttiğin gibi biriken köpükleri toplamama rağmen (hatta o kadar çok topladım ki çorba yarıya indi) gene de köpük köpük oldu sence hangi aşamayı kaçırdım vaktin olur cevaplarsan çok sevinirim yoksa direk yeteneksiz olduğuma karar verip bu işleri bırakıcam:)) şimdi den teşekkürler…..

  82. 82 - Cenk 20 Aralık 2010

    başak – O kadar köpük olması hiç normal değil, ne yanlış gitmiş onu da tahmin etmekte güçlük çekiyorum. Aklıma gelen bütün püf noktaları yazıda ve tarifte mevcut.

  83. 83 - emine 29 Aralık 2010

    körinin karnabahara bu kadar yakisacagini hic düsünmemistim cenk! kocaman bir tencere BITTI !

    ufak bir not: köri bir baharat karisimi ve standard bir tadi yok. türkiye da nasil bilmiyorum ama, almanya da sayisiz köri karisimi satiliyor, ve hepsinin tadi markasina göre degisebiliyor. dolayisiyla tatli köri yerine biraz daha acilisi kullanildiginda corbanin tadi farkli olabiliyor. kullanirken dikkatli olmakta fayda var.

  84. 84 - funda 21 Ocak 2011

    ben de kar yüzünden evde mahsur kalmaca oynamak istiyorum..kar yağarken gece bir vakit uyanmak,gökyüzünün kızıllığını seyrederken hayal kurmak..cenk beni nerelere götürdün bilsen..

    sevgiler

  85. 85 - enginnar hatip 05 Kasım 2011

    Cenk Bey merhaba ,
    yayınladığınız bu tarifi denemek uzun zamandır aklımdaydı bu akşam ”Harika” bir çorba pişirdim sayenizde.
    Tarifteki su yerine(tavuk suyu)kullandım fırsatınız olursa bu haliyle denemenizi isterim.
    İyi günler.

  86. 86 - Arzu 29 Aralık 2011

    Cenk, bu kadar guzel bir corba olacagini tahmin etmemistim, senin tariflerine olan guvenim ile son anda yapmaya koyuldum, simdi bitirdim pisirme islemini, suan bulundugum ulkede saat gece 12:00 , corbanin tadina bakmaktan, 1 tabak koyup yemekten kendimi alamiyorum. Karnibahar gibi guzel bir sebzenin bu kadar lezzetli bir corbasini buldugum icin cok mutluyum, cok tesekkurler, harika lezzetler yaratiyorsun.

  87. 87 - Fatma 06 Kasım 2013

    Merhaba,

    1 Bardak krema kaç gram ediyor.

    sevgilerimle

    Fatma

  88. 88 - Cenk 06 Kasım 2013

    Fatma – Ölçülerle ilgili bir soru sormadan önce Ölçüler sayfasına göz atmanızı rica ediyorum. Daha önce de belirttiğim gibi malzemelerin hemen hemen hepsinin gram cinsinden karşılıkları o sayfada mevcut. Şimdiden afiyet olsun.

  89. 89 - Fatma 07 Kasım 2013

    Cenk Bey,

    Çok sağ olun, haklsınız,

    Sevgilerimle,
    Fatma

  90. 90 - Fatma 15 Kasım 2013

    Merhabalar,

    Karnabahar çorbasını dün akşam yaptım, muhteşem oldu,

    Su miktarı az değil mi biraz katı oldu, su ilavesi
    yapsak lezzeti değişir mi ?

    Sevgilerimle,

  91. 91 - Cenk 15 Kasım 2013

    Fatma – Kendi damak tadınıza göre değiştirmekte özgürsünüz. İlave ettiğiniz miktara göre lezzeti değişebilir.

Yorumunuzu bırakınız