Annemin Köftesi

16 Kasım 2011 | Kategori: Öğle Yemeklerim

Annemin Köftesi

Chez Panisse‘in baş aşçılarından biri olan David Tanis’in “A Platter of Figs and Other Recipes” adındaki ilk kitabını elime aldığımda, “Eğer mükemmel olarak adlandırılabilecek bir yemek kitabı varsa, bu o olmalı” demiştim. Kitaptan tek bir tarif bile denemeden böyle büyük bir laf etmemin birçok sebebi vardı.  Tanis’in mevsimlere göre derlediği menülerin kusursuzluğu, tarifleri bir şef gibi değil, kendi evinde yemek pişiren bir yemek meraklısı gibi anlatışı, kitabın boyutu, kağıdı, kullanılan yazı karakteri… Ama en büyük sebebi, kitabın fotoğraflarında imzası bulunan şahane bir kadındı: Christopher Hirsheimer.

Saveur dergisinin kurucularından biri olan Hirsheimer’in yaptığı işler, aldığı ödüller saymakla bitmez… Yemek fotoğrafçılığı konusunda benim için başlı başına bir okuldur. Şimdilerde ortağı Melissa Hamilton ile birlikte The Canal House adındaki stüdyolarında çalışıyorlar. Aynı isimde bir de kitap serileri var (bu arada, yemek kitaplarımın listesini güncelledim, Canal House Cooking serisinin ve son zamanlarda alıp beğendiğim diğer kitapların linklerine oradan ulaşabilirsiniz).

Bugünkü yazının ilham kaynağı ise, sitelerinde yer alan bloglarından biri: Canal House Cooks Lunch.

Christopher Hirsheimer her öğlen Canal House’da yedikleri öğle yemeklerini fotoğraflayıp kısa bir açıklamayla yayınlıyor. Hikaye yok, tarif de… Ama her gün güncelleniyor. Bir fotoğraf kitabı olarak düşünün.

Onlardan aldığım ilhamla – ilginç olduğunu düşündüğüm sürece – ben de ara sıra yediğim öğle yemeklerinin fotoğraflarını yayınlamaya karar verdim. Uzun zamandır annemin yaptığı bir yemeği bloga koymayı da düşünüyordum… Bir taşla iki kuş.

Bugünkü öğle yemeğim: Annemin köftesi, annemin zeytinyağlı barbunyası, annemin pancar turşusu, benim pilavım ve tabaktaki her şeyin yanına yakışan, avuç dolusu taze kişniş.

Siz ne yediniz bu öğlen?

Üye ol, yemek tarifleri emailine gelsin.

Yorumlar

  1. 1 - fatma bagci 16 Kasım 2011

    Görüntü ve menünün birbirine uyumu harika. Ellerinize saglik.Mükemmel bir blogunuz var tebrik
    ederim.Sevgiler

  2. 2 - Hilal 16 Kasım 2011

    En sevdiğim yemek üçlüsü …afiyet olsun:(

  3. 3 - PAPATYA PRENSES 16 Kasım 2011

    Anne köftesinin yerini dünyada hiç birşey tutamaz sanırım.
    Tabaktaki uyum şahane..

    Annemin tavuk suyuna şehriye çorbasını içtim bol limonlu :)

  4. 4 - Kendimce 16 Kasım 2011

    Anne elinen çıkan köftenin lezzeti asla unutulamaz.Afiyet olsun

  5. 5 - Deli Anne 16 Kasım 2011

    Immm.. kişnişe bayılırım ben de:)

  6. 6 - bihter 16 Kasım 2011

    Merhabalar Cenk Bey,
    Uzun bi aradan sonra sitenizde bu güzel tabağı ve yazınızı görmek çok hoş.Çok lezzetli bi öğle yemeği seçimi.Harika görünüyor..Yeni öğle yemeklerinizi ve sabırsızlıkla beklediğim kitabınızı ilerleyen günlerde görmek üzere inşallah..
    Sevgiler

  7. 7 - kevser 16 Kasım 2011

    merhabalar Cenk,annelerin köftesi her zaman süper olur tabağın çok lezzetli görünüyor…Bende bugün öğlen tavuklu çıtır börek üzerine de yoğurt ve tereyağlı kırmızı biber…

  8. 8 - Gamze 16 Kasım 2011

    :)

  9. 9 - Esra 16 Kasım 2011

    Zeytinyağlı kereviz yedim :) :)

    Güzel bir düşünce olmuş. Paylaşımın için çok teşekkürler :)

  10. 10 - neslihan 16 Kasım 2011

    Anne yemekleri her zaman en güzel yemeklerdir.Çünkü yaşadığımız dünyanın en güzel şeyi annelerimizdir.

    Ben bu öğlen tirit,sigara böreği ve revani yedim.

  11. 11 - durumutfak 17 Kasım 2011

    ben de anneannemin köftesine bayılırım.. yağlı olur ama lezzeti başka olur..

  12. 12 - Deniz 17 Kasım 2011

    Selam Cenk, arada bir öğlen yemeklerini yayınlamak çok iyi bir fikir. Blogunu sık güncelleyemeyenler için çok güzel pratik bir yöntem.
    Soruyu dün sormuşsun o halde ben de dün öğlen ne yediğimi yazayım. Ayvalık tostu + kola :)
    Biliyorum çok sağlıklı değil ama işyerinde anca böyle oluyor..
    Görüşmek üzere.

  13. 13 - Hülya YALMANYALGIN 17 Kasım 2011

    Sizi özlemiştik… Öğle yemeğim zeytinyağlı yerelması…

  14. 14 - Deniz 17 Kasım 2011

    Selam Cenk,
    ben de facebook profilimde uzunca bir suredir yapiyorum bunu,yani yedigim yemeklerin ya da firinda pismekte olanlarin fotograflarini cekip paylasiyorum. En cok yorumu alanlardan biri ise,bu yaz fotografini paylastigim ekmek arasi beyaz peynir ve domates oldu.
    Annelerin eli bir baska oluyor. Annem yanima her geldiginde dondurucuyu agzina kadar doldurup gidiyor ve o gittikten uzunca bir sure sonra dahi biz onun hazirladiklarini yiyoruz,sanki hep yanimdaymis gibi oluyor.
    Hoscakal

  15. 15 - Duygu 17 Kasım 2011

    Kuşbaşı etli brüksel lahanası yemeği ve maydonozlu basmati pilavı.:)

  16. 16 - EMEL PINAR 17 Kasım 2011

    Deniz Alphan’ın “Mutfakta Erkek Var” kitabını bir solukta okurken, dikkatimi çeken şey..kitapta yer alan kişilerin hemen hepsinin çocukluk yıllarındaki, “anne yemeklerini” hatırlamaları ve özellikle “köfte-patates” ikilisini özlemle dile getirmeleriydi. Anne yemeği denince ilk akla gelen şeydir evet..şimdiye kadar “bir porsiyoncuk” fotoğrafının çekilmemiş olması bile haksızlık değil de ne? bugün üzerine çok iyi geldi. Anneciğininde ellerine sağlık. Bu arada ben öğlen cornflakes-keçi sütü ikilisi ile geçiştirdim. Ama fotoğrafa bakınca, tüh! dedim:)

  17. 17 - Pınar 17 Kasım 2011

    Merhaba Cenk, yeni yazını görmek çok güzel. Bende bugün annemin yaptığı kıymalı, yeşil mercimekli, erişteli çorba içtim :) Sevgiler…

  18. 18 - Özlem Eres 17 Kasım 2011

    İki saattir mousela tırım tırım bir aşağı bir yukarı inip-çıkıp köftenin tarifini arıyorum..yazdıklarınızı adam gibi okusam bugün tarif olmayacağını göreceğim, ama bünye kabul etmedi :)

  19. 19 - efsun 17 Kasım 2011

    yanına yoğurt da güzel olurdu.

  20. 20 - ekmekcikiz 17 Kasım 2011

    dana nuar ve az zeytinyağı ile pişmiş kereviz.

  21. 21 - merih 17 Kasım 2011

    sunum ve tarifler o kadar güzelki…
    ayrıca öğlen zeytinyağlı(havuç ve pirinçli)kereviz yedim…

  22. 22 - gül ipek 17 Kasım 2011

    tanıdıkça şaşırıyorum sizi!!!kitap çıkarma arafesinde olan birinin, başka kitabı övmesi!! öğlen yediklerini (kaynak gösterircesine )paylaşan ama bundan esinlendiğini söyleyecek kadar EGOSUZ !!……bu yüzden takipteyim :) ),öğlen ne mi yedim?? Paylaşmanın güzelliği soslu,kendine güvenin ekmem arası halini.RUHUM DOYDU varol sen ya….bu dünyada herkeze yetecek kadar kitap ,yemek tarifi vede fikir var paylaşmayı bildikçe değerlenir hepsi, bunun en güzel ispatı bu yazın bence ,günümü güzelleştirdin.

  23. 23 - Leyla'nın Kahve Dükkanı 17 Kasım 2011

    Benim annem İzmir köfte dışındakileri hiç birini benimki kadar lezzetli yapamıyorum :) o yüzden ben olsam “annemin İzmir köftesi” derdim galiba :)

    Seni keyifle izlemeye devam ediyoruz Cenk.

    Kahve Dükkanı’ndan sevgiler..

  24. 24 - Muge 17 Kasım 2011

    Bu öglen esimle birlikte acik büfe Cin yemegi yerken, artik kizimiz 18 yasina geldigine göre “anne yemekleri” yapma cabamdan vazgecmek istedigimi anlatiyordum ona. Ne de olsa calisan bir annenin “ev yemekleri” icin hazirlik yapmasi, cani hizla birseyler atistirmak isteyen insanlara klasik Türk sofralari kurmasi, bunun maddi manevi iktisadini yürütmesi, bir gün önceden kalan yemegi isitip getirdiginde burusan yüzlerden alinmamasi kolay olmuyor (evde kari koca yemek yapiyor oldugumuz halde). Bugünkü resminizi görünce bu kararimi gözden gecirmeye karar verdim:))

  25. 25 - meltem 17 Kasım 2011

    Bu güzel bir fikir olmuş Cenk Bey. Benim öğle yemeğim dün yaptığım kabaklı börek, salata ve çay üçlüsüydü. Herkese afiyet olsun:)

  26. 26 - Sumeyye 17 Kasım 2011

    Cok guzel! Annenin koftesinin tarifi de var mi acaba?

  27. 27 - Dilek Gulmen 17 Kasım 2011

    Saheser, hepsini cok severim, ayni tabakta daha cok severim. Bu gunlerde doktorun verdigi ozel bir diyet disiplini icinde oldugum icin sadece cok ince kesilmis taze enginar, uzerine yine incecik traslanmis parmigiano peynir , cok az zeytinyag ve balsamik sirke koyup yedim. Baska da bir sey yemedim:)))

  28. 28 - tuğba karaca 17 Kasım 2011

    Bir süredir güzelim bloğunuzdan ilham almama rağmen ilk defa mesaj bırakıyorum.Çok iyi bir fikir öğlen yemekleri hem sizi daha az özleriz.Bu öğlen ben nefis bir Türk klasiği olan mantı yedim.
    Tuğba

  29. 29 - Canan 17 Kasım 2011

    Anne köftesi tarifini de veremez misiniz? :) Evlerde en çok yapılan ama güzel tarifi bulunması en zor yemeklerden biridir…

  30. 30 - halenur temizkök 17 Kasım 2011

    çok güzel bir resim ve köfte.çalıştığım cafe de bizde yaptığımız köfteye anne köftesi adını verdik ve çok sevildi.tebrikler resim çok güzel.ben bu gün sarımsak ve rende soğanlı sütte pişmişve üzerine önce beşamel sos sürülmüş ardından bol maydanozlu patates püresi sürülüp fırınlanmış mezgit fileto yedim.cafe de ben yaptım ve güzeldi.sevgiler istanbuldan

  31. 31 - Kutay 17 Kasım 2011

    Ama bu goruntu oncekilere nazaran cok siradan. Bu arada lezzetlidir eminim. Ama bence son zamanlarda sen blogu bayagi bosladin bence. Ya da sıkıldın. Bilmiyorum, sen soyle?

  32. 32 - Cenk 17 Kasım 2011

    HERKES NELER YİYİP NELER İÇİYOR… NE GÜZEL! PAYLAŞTIKLARINIZI OKUMAK ÇOK HOŞUMA GİTTİ. BUNU SIK SIK TEKRARLAYACAĞIM DEMEKTİR. HATTA YEDİKLERİNİZİN FOTOĞRAFLARINI ÇEKMEK İSTER MİSİNİZ? CAFE FERNANDO FACEBOOK GRUBUNDA FOTOĞRAFLARI PAYLAŞABİLECEĞİNİZ BİR KLASÖR OLUŞTURABİLİRİM. İSTER MİSİNİZ?

    Emel Pınar – Çok haklısınız. Bundan sonra daha sık paylaşacağım.

    Müge – İyi düşünmüşsünüz. İnsan bazı şeyleri kaybedince anlıyor. Ben de annem ve babamla yaşarken önüme koydukları yemeklerin yeterince değerini bilememişim. Ne zaman ki Ankara’ya gittim, yurtta yaşamaya başladım, o zaman anladım önemini. Hala hiçbir şey annemin karnıyarığının yerini tutamaz.

    Sümeyye, Canan – Tarifini maalesef bilmiyorum. Annem tamamen benim damak tadıma göre hazırlıyor, paketlere bölüp yolluyor, buzluğa atıyorum, özledikçe kızartıp yiyorum. Herkese hitap edecek bir tarif değil aslında. Tamamen yağsız bonfileyi iki kere çektirerek kıymayı hazırlatıyor, dolayısıyla biraz kuru oluyor ama ben öyle seviyorum. Onun dışındaki ayrıntıları bilmiyorum ama sizin için sorup yazacağım.

    Kutay – Blogumdan sıkılmam, boşlamam ya da sıradan olduğunu düşündüğüm bir şeyi paylaşmam mümkün değil.

  33. 33 - ayşe yiğit 17 Kasım 2011

    cenk bey,oğlu cihan padişahı da olsa bir anneyi en mutlu edecek şey, evladınca takdir edilmesidir bana göre.Ellerinize sağlık.yolunuz açık, ömrünüz uzun olsun.

  34. 34 - http://www.cennetailesi.com/ 17 Kasım 2011

    köfte denince biraz maydanoz, biraz karabiber, ama en çok da anne elinin o pembe, sütlü ve şefkatli tadını hatırlıyorum.ama nedense bu tad ve bu koku ancak komşulardan gelirdi bize..

  35. 35 - meltem 17 Kasım 2011

    Ben çok isterim fotoları paylaşabilmeyi. Hatta yaptığım tariflerin fotoğraflarını eklemek istemiştim. Sizinkiler kadar başarılı olmasalar da güzel olacaktır :)

  36. 36 - emine 18 Kasım 2011

    Pilastik tabak mi o?
    Dun yorumum bos gelecekti ama bu gun etli bulgur pilavi ve ayran yiyorum.Cokta guzel yapmisim ,aferim bana.
    Peki bizde hergun yazicakmiyiz ne yedik diye ;)

  37. 37 - sevda 18 Kasım 2011

    selam
    görüntü muhteşem tek kelimeyle tariflerini hasretle bekliyorum

  38. 38 - zeynep 18 Kasım 2011

    Annelerin köfteleri ayrı birşey oluyor aslında onların yaptıklarında kesinlikle bir ayrıcalık oluyor.Tabağınız çok doyurucu olmuş ve leziz görünüyor,köfte özel bir lezzettir benim için ve aynen annemin köftesinin tadını hiçbir yerde bulamam!
    annenizin ve sizin emeğinize sağlık.

  39. 39 - ayse 18 Kasım 2011

    kisnisi nerden aliyorsunuz Cenk? heryerde bulunmuyor da.

  40. 40 - basak 18 Kasım 2011

    Anniskon kofteye bisey mi katmis? bi sakinlik var yazida hahahahaha Saka bir yana, anne yemeginin verdigi huzuru hic bir yemek veremez, belki de ondandir :-)

    Ben dun oglen, yahudilerin holishkes’inden esinlenerek uydurdugum firinda etli lahana dolmasi yedim. Bugun oglen, tarama ve coban salata durum! Ne alaka? Kel alaka!

    Facebook hesabim yok ama iyi fikir aslinda, senin tarifleri denedigimizde resimlerini yollasak…

  41. 41 - Can 18 Kasım 2011

    Hayatta iki köftenin lezzetine asla hayır demem. Annemin elleri ile yaptığı köfte,maçta satılan dandik köfte :) Her iki köfteyi de birbiri ile aldatıyorum ara ara …

  42. 42 - seda sez 18 Kasım 2011

    ben kesinlikle siradan oldugunu dusunmuyorum bu fotografin, sadece yazilarin arasi biraz acildigi icin ozluyorum diyebilirim kendi adima. ben en son dun ogle yemegimde rosto kofte ve makarna yedim. Bakalim bugun ne olucak menumde ama bugun bu fotografin gercegini isterdim :)

  43. 43 - Pınar 18 Kasım 2011

    Çok güzel bir fikir Cenk, kendi adıma böyle bir uygulama çok hoşuma gider ama facebook grubuna üye değilim, şimdi hemen oluyorum. Sevgiler…

  44. 44 - Banu 18 Kasım 2011

    Tabii ki isterizzz :) )

    Yemek sahane gorunuyor. Afiyet olsun.

    Bu arada bir İzmirli olarak paylasmak isterim. Aslinda İzmir Kofte diye bir yemek adi yoktur. İzmirliler hep sasirir buna(en azindan benim cevremdekiler) İzmirliler icin o yemegin adi “patatesli kofte” dir :)

    Sevgiler.

  45. 45 - Evren 18 Kasım 2011

    Köfte şahane görünüyor.Bu arada bahsettiğiniz blogu da inceledim fotoğraflar gerçekten de çok güzeller bayıldım!!!

    Sevgiler

  46. 46 - Banu B. Bingör 19 Kasım 2011

    Harika fikir! :) Simply Breakfast diye bir blog vardı. O da sabah kahvaltılarını fotoğraflıyordu. Kitap yaptı sonra o fotoğrafları sanırım. Gayet keyifle izleniyor bu tür çalışmalar, ben gibilerce :D
    Anne yemeği başka bir şey. Özlenmeden olmuyor :)
    Bak şimdi çarşamba öğlen ne yemiştik acaba? Resmen bellek bollaşması yaşıyorum, durmuyor hiç bir yakın şey çekmecelerde! Aaaaaa!
    Galiba havuçlu patatesli bezelye ve pirinç pilavı yemiştik, benim yaptığım yoğurt eşliğinde.

  47. 47 - esra 19 Kasım 2011

    harika bir fikir.öğle yemeklerimin fotoğrafını çekmek çok eğlenceli olacak.
    garip bir tesadüf bugün bende köfte yapmayı planlıyordum :)

    elinize sağlık,selamlar

  48. 48 - Cenk 19 Kasım 2011

    CAFE FERNANDO FACEBOOK GRUBUNDA yeni bir fotoğraf albümü oluşturdum. Dileyen okurlar yedikleri öğle yemeklerinin fotoğraflarını orada paylaşabilir. Merakla bekliyorum!

    emine – Tabak plastik değil, seramik.

    Sümeyye, Canan – Sizin için telefonda annemden tarifi aldım. Ölçüler biraz göz kararı: 1 kilo iki kere çekilmiş yağsız dana biftekten kıyma, 2 adet orta boy rendelenmiş soğan, 1 adet yumurta (ayrı bir kapta çatalla hafif çırpılmış), 2 yemek kaşığı zeytinyağı, yarım demet incecik kıyılmış maydonoz, tuz, karabiber ve bolca kimyon bir karıştırma kabına alınıp yoğururken sakız gibi uzayana kadar, yaklaşık 15 dakika boyunca yoğurulur. Ardından kabuğu alınmış ve sonrasında robottan un haline gelene kadar çekilmiş iki avuç kadar bayat ekmek eklenip bir araya gelene kadar yoğurulur. Malzemelerden toplam 24 adet köfte çıkıyor.

    ayse – Migros, Makrocenter ve Carrefour Express gibi süpermarketlerde mevcut.

  49. 49 - MELTEM 19 Kasım 2011

    merhaba,harika bir blog tebrik ederim.Ben bu öğlen dominos pizza yedim anne köftesinin yanından bile geçmez ama olsun:))

  50. 50 - Banu B. Bingör 19 Kasım 2011

    Heheh annenle aynı köfteyi yapıyorum :) ))))) Tek farkla, kimyon koyduğum yemeklere bir diş sarımsak da katıyorum ben genelde. Haliyle köftemde de küçük bir diş sarımsak oluyor.

  51. 51 - Seda 20 Kasım 2011

    Balık köftesi, roka-domates salatası, deniz börülcesi
    facebook sayfasında fotoğraf paylaşımı fikri harika, katılacağım…

  52. 52 - zuzuşka 21 Kasım 2011

    Fotoğrafları paylaşma fikrini abime söyleyip makinesini istiyorum cevap “bunları değil bunları değil asıl marifetlerini koy herkes görsün” (asıl marifetten kasıt dağılmış bageller ve iki kez yaktığım kurabiyler) oluyor. Ya bu ülkede emeğe gerçekten saygı yok!!!K

  53. 53 - ayşegül 21 Kasım 2011

    cenk bey anne köftenize bayıldım çok güzel görünüyor,sitenizi zevkle takip ediyorum,yeni tariflerinizi bekliyorum..

  54. 54 - Cenk 21 Kasım 2011

    zuzuşka – Bence o da çok iyi fikir. Kitap için denediğim tarifler tutmadığında fotoğraflayıp “felaketler” adındaki bir klasöre koyuyorum. İleride kitap çıktığında paylaşmayı dahi düşünüyorum. Dünya hali; fırından çıkanlar her zaman muhteşem olmuyor.

  55. 55 - çiğdem 22 Kasım 2011

    HARİKASIN GERÇEKTEN İLK FIRSATTA FACEBOOK A ÜYE OLUP ÇEKTİĞİM ÖĞLE YEMEKLERİNİ PAYLAŞACAĞIM SENİNLE.FİKRE BAYILDIM.
    aYRICA ŞUNU DA SORMADAN GEÇEMEYECEĞİM. dÖRT GÖZLE BEKLEDİĞİMİZ KİTABININ EYLÜL 2011 DE ÇIKACAĞINI SÖYLEMİŞTİN. AMA GECİKTİ GALİBA:( yOK EĞER ÇIKTI DA BENİM HABWERİM YOK İSE HANGİ YAYIN EVİ PAYLAŞIRSAN SEVİNİRİM…

  56. 56 - Banu B. Bingör 22 Kasım 2011

    Cenk, o felaketler klasörü çok değerli aslında. Özellikle, tahmin ettiğin ya da emin olduğun nedenlerini de bir kenara not alabildiysen. Yani bir işe başlarken, atlanacak ya da farklı uygulanacak bir adım, sonucu inanılmaz değiştirebiliyor. Hazine o klasör hazine!

  57. 57 - Dİ 22 Kasım 2011

    çok güzel bi fikir bence yapılan ya da yenilen yemeklerin fotoğraflarını paylaşmak :) facebook hesabım yok ancak bu fikir beni her an için cezbedebilir..ancak hala önerinizi dinleyip bi yemek yapmadım heyecanla kitabınızı bekliyorum :) garip bi bahane belki de yemek yapmamak için :P ne zaman çıkacak kitabınız??meraktayım

  58. 58 - nilay 23 Kasım 2011

    yemekler super gorunuyor ama plastik tabak olmamış. acaba plastik gorunumlu porselen olabilir mi?
    calısan ve ısyerinde yemek cıkmayan biri olarak en saglıklı secımı yaptım..ekmek arası balık..hamsi mi, mezgit mi olur artık lokantaya gidince karar verilecek. yanında da acılı salgam.
    evde olup fotograftakileri yapmak vardi simdi :) )

  59. 59 - gökçe 23 Kasım 2011

    Selam Cenk,

    Henüz öğle yemeği yemedm, açıkcası acıktıgımda buyuk ihtimal her zaman yaptıgm gibi dolabı açıcam, önünde 10 dk kadar dikilip olası kombinasyonları gözden geçiricem. Karar verdıım an harekete geçip ya büyüük bol malzemeli kapkarışık bir sandviç, ya aksamdan kalan yemeklerden karışık bi tabak yanına biraz turşu veya salatalık bişiler koyup oyle yerim. Benım burada dikkat çekmek istediğim husus ise pancar turşusu. Bu pancarlar kaynatılıp harika renkli suyuyla birlikte cam kavanozlarda saklanıyor ya, işte biz bu pancarı yerken o suyu ile beraber yiyoruz. Yani ayrı bir kaseye pancarları – ki bizim pancarlar biraz daha ufak dilimlenmiş oluyor – suyu ile birlikte koyuyoruz. üzerine bir karışım döküyoruz. Zeytinyağı, dövülmüş sarımsak ve sirkeden oluşan bir karışım. (hatta ben sarımsağı cok ezmıyorm hafif iri bırakıyorm).bunu yemeğin yanına koyup kaşık kaşık içiyoruz. Bu arada sanırm pancarlar ilk kaynatılırken de sirkeli suda kaynatılıyor emin değilm ama sirke miktarından. Neyse sonuçta öyle cok güzel oluyor, yazmak istedm.

  60. 60 - Cenk 23 Kasım 2011

    gökçe – Annem de aynen tarif ettiğiniz şekilde yapıyor.

    nilay – Tabak plastik değil, seramik.

  61. 61 - Cenk 25 Kasım 2011

    Dİ, Çiğdem – Henüz tarihi belli değil. Olunca blogda duyuracağım.

  62. 62 - Cenk 25 Kasım 2011

    Banu – Elbette not aldım ama mesai iki katına çıkıyor! En azından güzel bir yazı çıkar :)

  63. 63 - Leyla'nın Kahve Dükkanı 27 Kasım 2011

    Cenk .

    Affına sığınarak “Şu İçimdeki Cenk Meselesi”ni anlattım. Tabi senin fındıklı kurabiye tarifinle.

    Kahve Dükkanı’ndan sevgiler…

    http://leylailekahvesohbeti.blogspot.com/2011/11/cikolata-dolgulu-findikli-kurabiye-ve.html

  64. 64 - Cenk 28 Kasım 2011

    Leyla’nın Kahve Dükkanı – Böyle yazılar okuyunca hep ne cevap vereceğimi şaşırıyorum. Güzel sözleriniz için çok teşekkürler. Beni okuyan birine ilham verdiğimi duymak çok sevindirdi beni. Brownie Dantel Giyer de şimdiden kolay gelsin!

  65. 65 - Leyla'nın Kahve Dükkanı 28 Kasım 2011

    Cenk , öncelikle okuduğun ve yorum yaptığın için teşekkürler.

    Ben , benim gibi düşünen onlarca blog kullanıcısının fikirlerini yansıtmaya çalıştım yazımda. Bu alemde aynı hayalleri paylaşan çok Leyla var , ama yalnızca bir tane Cenk var. Sen , bizim için de başarılı olmak zorundasın , yükün çok ağır :) Kolay gelsin.

    Kahve Dükkanı

  66. 66 - meriç 28 Kasım 2011

    merhaba cenk,

    fotoğraflarındaki dekora; tabak seçimine, masa örtüsü, çatal bıçak seçimine her zaman hayran kalmıştım ama buradaki tabak olmamış mı ne sanki? plastik tabak gibi görünüyor, yoksa öyle mi gerçekten…bilmeyorum tabi..

    başarılar :)

  67. 67 - Cenk 29 Kasım 2011

    meriç – Tabak plastik değil, seramik.

  68. 68 - Cenk 29 Kasım 2011

    Leyla’nın Kahve Dükkanı – Tekrar çok teşekkürler :)

  69. 69 - aycan 29 Kasım 2011

    Şu aatlerde bu tabağı görmem pek iyi olmadı, şimdi bayılmak üzereyim çünkü :) .Ellerine sağlık, herşey mükemmel görünüyor.

    Sevgilerimle;

  70. 70 - lavantalimon 29 Kasım 2011

    Tabak içi şahane:) tabak seramikmiş yorumları okudum
    beklentiler anneniz hanımefendiden klasik çiçekli porselen bir takım tabağı sanırım:)afiyetler olsun. nerde o eski köfteler:(

  71. 71 - deniz ergün alakoç 30 Kasım 2011

    Merhabalar Cenk Bey,
    Harika tarifleriniz ve paylaşımlarınız için teşekkür ederiz. Tariflerinizi elimden geldiğince deniyorum.Hamur işleri konusunda biraz başarısızım ama herkese tavsiyem ipek hanımın çiftliğinden sipariş verilen domateslerle sizin şahane tarifinizi yapmaları inanılmaz bir lezzet çıkıyor ortaya:)bugün ki öğle yemeği ızgara balık ve salata :)

  72. 72 - özlem odabaş 30 Kasım 2011

    Uzun bir aradan sonra yeni yazını görmek çok güzel.Öğle yemeğini bizimle paylaşman çok hoş.Eminim resimde göründükleri kadar lezzetlidir.
    Annenin eline sağlık.Enkısa zamanda bende öğle menümü fotoğraflayıp facebook sayfasında paylaşacağım.Geçen hafta sonu yine senin cafe fernando kurabiyelerinden yaptım.tadları güzel fakat istediğikadar kıtır olmadılar.geçen sefer yaptıklarım daha iyiydi.herkes bayılmıştı.bu sefer unu fazla kaçırdım.deneme yanılma yöntemiyle en iyiye ulaşıcam bir gün inanıyorum.:))
    Bugünkü öğle yemeğim kapuska ve patates kavurması.:))

  73. 73 - Fatoş 02 Aralık 2011

    Cenk bey! Hani Annemin Köftesinin tarifi?

  74. 74 - Cenk 02 Aralık 2011

    Fatoş – Tarifi şu yorumda verdim.

  75. 75 - Fatoş 02 Aralık 2011

    Evet gördüm..Nasıl atlamışım..Aslında kare kare okurum ama???Çok pardon.. İyi ki sormuşum…Çok teşekkürler.Benim anneminki de aynı ölçü…tesadüf.Yemiş kadar oldum..Yarın ki menümüz şekillendi bu durumda..

  76. 76 - notebook adaptörü 08 Aralık 2011

    müthiş lezzetli görünüyor. ellerinize sağlık.

  77. 77 - güzin 09 Aralık 2011

    şu anda şu tabağa 50 tl verirdim:))

  78. 78 - Sevil 15 Aralık 2011

    İyi akşamlar, tariflerinizi karistirirken bise dikkatimi çekiyordu zaten fırsattan istifade danışma ihtiyacı hissettim… Kimi tariflerde ilk işlemimiz genelde fırının sıcaklığını belirli ayara getirmekle başlıyor. Ve bazen bu kabarmanın ve lezzetin belirleyici özelliklerinden birini oluşturuyor… Peki fırını ortalama kaç dakika önce çalışırtirmaliyiz? Biliyorum her fırın aynı değil, hepsinin farklı özellikleri var ama; misal benim fırınım iç ısıyı göstermiyor, yükselip alcaldigini ya da istediğim sıcaklığa erisip erismedigini bilemiyorum. Bunun da bir püf noktası var mıdır? Yoksa olanla uzlaşma yollarını mı bulmalıyım? Şimdiden teşekkür ederim:)

  79. 79 - Cenk 16 Aralık 2011

    Sevil – Ortalama 15 dakika yeterli olacaktır. Maalesef püf noktası olamayacak bir konu. Tek çare bağımsız bir fırın termometresi alıp fırınınızın içine yerleştirmek. Mesela ben kendi fırınımın gösterdiği dereceye güvenmiyorum. Şu termometreden aldım, her tarifte onun gösterdiği dereceyi baz alıyorum. Maalesef Türkiye’de aynı işi görücek bir termometre nerede satılıyor bilmiyorum.

  80. 80 - merve 17 Aralık 2011

    merhaba cenk bey, ben tatlılarda hangi marka tereyağ kullanıyorsunuz ve hangi marka un kullanıyorsunuz onu merak ediyorum. buda şekilli tarçınlı kurabiyenizi denemiştim ağızda dağılan bir kurabiye old. için çok beğendim ve tuzlusunu yapmak istedim ancak tuzlusunda tereyağ kokusu oldu burdan da tereyağının ve unun ne kadar önmli old.tekar anlamış oldum. lütfen yardımcı olur musunuz yeni yıla kadr çünkü o akşama kadr diğer kurabiyelerinizide yapıcam lütfenn

  81. 81 - Cenk 17 Aralık 2011

    merve – Tereyağı olarak Pınar, un olarak da Karahan markalarını tercih ediyorum.

  82. 82 - merve 18 Aralık 2011

    cenk bey öncelikle teşekkür ederim. Bende pınar tereyağını kullanmıştım cenk bey neden öyle koktu anlamadım tatlıda vanilya kullandığım için kokusunu az biraz kapatmıştı ama tuzluda kapatıcak bir tat olmadığı için daha çok geldi. çok teşekkürler tekrardan:)

  83. 83 - Aycan 19 Aralık 2011

    Ikea’dan probe türü bir termometre almıştım. Ya fırınım delirmiş ya da termometre. Arada 15 dereceye varan farklar çıkıyor. İşin fenası, dijital göstergeli ve sıcaklığına güvenebileceğim bir mini fırın da bulamamam. Dijital gösterge sadece ankastre fırınlarda var o boyutta. Sanki hepimizin mutfağı, real housewives of beverly hills mutfağıymış gibi,.. Dondurma yaparken custard’ın uygun sıcaklıkta olması önemli. Rosto yaparken et de önemli. Cidden iyi kalite bir probe termometreye ihtiycım var sanırım ):

  84. 84 - Cenk 19 Aralık 2011

    Aycan – Probe termometren büyük ihtimalle doğru gösteriyordur. Onu fırının gösterdiği dereceyle karşılaştırmak yanlış olur, sonuçta probe tipleri dokunduğu şeyin ısısını ölçüyor.

  85. 85 - Selma - DUSBAHCESI 20 Aralık 2011

    Merhaba, facebook sayfaniza bir turlu ulasamiyorum. Verdiginiz linkin dogru olduguna eminmisiniz?

  86. 86 - Cenk 20 Aralık 2011

    Selma – Facebook kafasına göre ayarları değiştirmiş. Tekrar bakabilir misiniz?

  87. 87 - zehram 21 Aralık 2011

    merhabalar Cenk kitabindan haber varmi sabirsizlikla bekliyoruz

  88. 88 - Cenk 21 Aralık 2011

    zehram – Henüz hazır değil. Vakti gelince daha ayrıntılı olarak anlatacağım.

  89. 89 - Selma - DUSBAHCESI 30 Aralık 2011

    Evet, simdi calisiyor. Tesekkur ederim.

  90. 90 - ıhlamurcum 04 Ocak 2012

    Köfte , barbunya süper de pancar aklıma gelmezdi.Harika bir uyum olmuş.Bu arada anne yemeklerinin yerini hiç birşey tutmaz, annesi hayatta olanlar fırsatları değerlendirsin derim,
    annemi kaybettikten sonra keşke öğrenseydim dediğim çok tarif oldu.Fırsat kaçmadan yakalayın.

  91. 91 - seneminyemekleri 27 Ekim 2012

    Anne Köftesi Candır

  92. 92 - munevver 19 Aralık 2015

    ellerine sağlık cenç oğle köftesi çok güzel anne köftesi

Yorumunuzu bırakınız