- Cafe Fernando – Yemek Tarifleri - http://cafefernando.com/turkce -

Marché aux Puces St-Ouen de Clignancourt – Paris Bit Pazarları

Posted By Cenk On 04 Şubat 2010 @ 16:18 In Gezi ve Seyahat | 24 Comments

Paris bit pazarlarına kaldığım yerden devam ediyorum. En başına dönelim. O günün sabahına.

Paris‘e beş günün yetmeyeceğini anlayınca tatili bir haftaya uzattık. Bir haftanın da yetmeyeceğini anlayınca da on güne mi uzatsak dedik ama pasaportlardaki vize bitiş tarihlerine bakınca mümkün olmadığını gördük. Durum böyle olunca da bit pazarlarını yaya yaya gezmek yerine aynı güne sıkıştırmaya karar verdik. Aynı gün iki bit pazarı dolaşmak demek de rahat rahat kahvaltı etmeden dışarı adım atmak demekti. Ama Paris’e gelmişiz. “Okurlarıma asla yolda sandviç alıp mideye indirdik diyemem, skandal olur!” diye diretip bir gün öncesinden alışveriş yaptım.

Poilâne ekmek, kocaman bir dilim Comte peyniri (3 yıllık) ve San Francisco‘da yediklerimden sonra beni çok büyük hayal kırıklığına uğratan iki adet hurma.

Onlara ek olarak, miniminnacık bir paket Nutella (kahvaltıyı hazırlayanın dişinin kovuğunu bile doldurmayan minik ödülü) ve geceden dışarıya çıkartıp yumuşamaya bıraktığım tuzlu tereyağı. Şaka maka, Paris’te yediğimiz en güzel kahvaltı oldu.

Sonrasını biliyorsunuz. Vurduk kendimizi yollara, pardon metroya, ver elini Puces de Vanves. Yola çıkmadan önce, bu bit pazarlarının biri şehrin güney ucunda, diğeri de kuzey ucunda, nasıl gidilir, nasıl dönülür, her şey aynı güne nasıl sığar diye endişe etmiştik ama boşunaymış. Puces de Vanves ve Puces St-Ouen de Clignancourt arası, şehrin ayrı uçlarında olmalarına rağmen, metroyla 15 dakika. Haydi bilemedin 20. Bazı günler Etiler’den Kanyon’a bir buçuk saatte gittiğim düşünülürse oldukça şaşırtıcı.

Neyse, indik metrodan, ufak bir yürüyüşün sonrasında Puces St-Ouen de Clignancourt’a geldik. Öncelikle buraya “bit pazarı” demek, Kapalıçarşı’ya bit pazarı demek kadar saçma. Başlı başına bir şehir. Ayrı bölgelere ayrılmış. Hepsi ayrı tip mallar konusunda uzmanlaşmış. Bölgelerin dışındaki yürüyüş yolundaki dükkanlar ise her telden çalıyor. Araştırmalarıma göre, benim ilgi alanlarıma en çok hitap eden Vernaison çarşısı.

Chanel marka kayak takımı bile bulabileceğiniz, 70.000 metrekareye yayılmış, 15 ayrı çarşıdan oluşan bu “bit pazarını” her hafta 120,000 ila 180,000 kişi geziyormuş.

Bundan 200 yıl önce, ayın belirmesiyle ortaya çıkan sokak “balıkçıları” gece boyu Paris’in çöplerini karıştırıp satılabilecek malları ayıklarlarmış. Önceleri Paris’in içinde tezgah açan ay balıkçıları, tezgahlarına musallat olan hırsızlardan usanınca şehrin dışına doğru kaymaya başlamışlar. Vanves ve Clignancourt da satıcıların göç ettiği yerlerden ikisi. Daha sonra Saint Ouen şehri akıllılık edip satıcıları barındırmak için yollarını adam edip düzeltince satıcıların çoğu da orayı merkezleri bellemişler.

Belli ki o zamanın zenginlerinden olan Monsieur Romain Vernaison, kendi sahip olduğu arazideki yerleri klübeye çevirmiş ve Marché Vernaison çarşısı doğmuş. Ardından Arnavut Prensi olduğu rivayet edilen Malik adındaki biri büyük bir restoranı satın alıp bugünkü Malik çarşısına çevirmiş. Böyle böyle, Puces de St Ouen Clignancourt şimdiki haline gelmiş.

Bit pazarındaki çarşıların çoğunu birbirine bağlayan ana caddenin adı rue des Rosiers.

Bütün çarşıları bir günde gezemediğim için tek tek hangi çarşıda nereye gideceğinizi tavsiye etmem imkansız ama çoğunluğun hemfikir olduğu şey, işe Vernaison’dan başlamak. Boncuktan mobilyaya, tekstil ürünlerinden resimlere, antika oyuncaklardan çocuk kitaplarına kadar envaiçeşit mal var.

Diğer marketlerde ağırlıklı olarak Art Deco mobilyalar satılıyor. Marketler arası yürürken yola dağılmış dükkanların çoğunda da üst üste yığılmış gümüş çatal bıçaklar, belli ki eski cafe ve restoranlardan çıkmış kocaman masalar, sandalyeler, antika kuş kafesleri… Pahalı bir yer demek bana göre yanlış. Satılan şeyler evet pahalı ama çok daha hesaplı olduğu iddia edilen Puces de Vanves‘da sorduğum muadil mallar burdakilerle hemen hemen aynı fiyatlardaydı. Burada daha pahalı mallar satılıyor demek daha doğru olur.

Makul fiyata mallar bulmak da zor değil. Mesela, büyük hayranı ve toplayıcısı olduğum Villeroy & Boch’un, Naif serisine ait kapaklı yuvarlak bir kutusunu 6 Euro’ya aldım. Pırıl pırıl. Altın değerindeki karamellerimi koruyor.

Daha doğrusu koruyordu.

Marché aux Puces St-Ouen de Clignancourt’da biraz daha dolanmak isterseniz alttaki fotoğraf galerisinde 21 tane daha fotoğraf var. İyi seyirler.

Not: Galeride fotoğrafların altındaki mavi oklara basarak ilerleyebilirsiniz. Oklara bastıktan sonra biraz sabrederseniz sayfa otomatik olarak diğer fotoğrafın başına kendi kendine gelecek ve altlara doğru kendiniz inmek zorunda kalmayacaksınız.

FOTOĞRAF GALERİSİ

Marché aux Puces de St-Ouen, Porte de Clignancourt

140 rue des Rosiers, 93400 SAINT-OUEN

Metro: Porte de Clignancourt

Cumartesi: 09:0 – 18:00

Pazar: 10:00 – 18:00

Pazartesi: 11:00 – 17:00


Article printed from Cafe Fernando – Yemek Tarifleri: http://cafefernando.com/turkce

URL to article: http://cafefernando.com/turkce/puces-st-ouen-de-clignancourt-paris-bit-pazarlari/

Copyright © 2009 Cafe Fernando - Yemek Blogu. All rights reserved.