- Cafe Fernando – Yemek Tarifleri - http://cafefernando.com/turkce -
Mercanköşklü Bezelye
Posted By Cenk On 02 Haziran 2009 @ 13:23 In Sebze Yemekleri,Vegan | 46 Comments
Orta sondu galiba… Voleybol antrenmanında bacağı kırılınca teneffüslere çıkamadığı için yine böyle sıcaklarda sınıfa hapsolmuştu. Zil çaldığı anda herkes kendini dışarı atar, biz de en arka sıraya yerleşip pişti masamızı kurardık.
Babamın doğumgünümde aldığı minyatür iskambil kağıtlarıyla her teneffüs pişti oynardık. Atıştırmak için erik ve kiraz getirir miydik şimdi pek hatırlayamadım.. En ufak olayı bile kendi çapımızda ziyafete çevirme gayretimizi düşününce pek de uzak bir ihtimal gibi görünmüyor.
Sonra bacağı iyileşti, liseden mezun olduk, ben üniversite için Ankara’ya gittim, o İstanbul’da kaldı. Mektuplaştık. Japonya seyahatinden attığı kart bile hala durur. Sonra bir ara kopar gibi olduk ama San Francisco‘ya yerleştikten sonraki ilk yaz tatilinde Türkiye’ye geldiğimde yine rastladık birbirimize.
Benim okuduğum okula kabul edildiğinin haberini verdi… Benim orada okuduğumdan habersiz başvurmuş… Kader galiba… Ertesi yaz kocaman bavulları, o ve ben San Francisco yolcusuyduk.
Tatile gelmeden önce bütün yaz boşu boşuna kira ödememek için eşyalarımı bir arkadaşımın evine yığmıştım. San Francisco‘ya adım attıktan sonra kendimize bir ev bulabilmek için 10 günümüz vardı. O on günü hala yaz tatili için Türkiye’de olan komşularımızda geçirebilecektik. Ev bulduk bulduk, bulamadık kira sözleşmeleri bittiği gibi Özlem, ben, komşulara yığdığım eşyalarım ve Özlem’in koca bavulları sokakta kalıyorduk.. Amerika’ya yeni adım atmış öğrencilere kimse ev vermek istemiyor… Tam karavan kiralayıp okulun yakınlarına mı çeksek derken bir emlakçı kadın bize acıdı da kafamızı sokacak bir evimiz oldu. Her ne kadar evimiz San Francisco‘nun en depresif bölgesinde ve önünden ancak tshirtlerimizi burnumuza çekerek geçebildiğimiz, vitrininde salamura balıkların asılı durduğu bir Rus marketinin dibinde olsa da bize göre cennetten bir köşeydi.
Eve yerleşir yerleşmez kendimizi süpermarkete attık. Ben her gün Mel’s Drive-In‘de Patty Melt (anasonlu çavdar ekmekleri arasına yerleştirilmiş köfte, sotelenmiş soğan ve eritilmiş peynirden oluşan bir tip hamburger), patates kızartması yemekten ve Oreo kurabiyeli milkshake içmekten çok memnunum ama Özlem liseden beri vejetaryen. Önümüze çıkan restoranlardaki salatalar felaket. Çorbalar da bir o kadar kötü…
O zamanlar Özlem yemek yapmaktan aciz. Ben Bilkent günlerimden antrenmanlıyım. Hemen aklıma annemin yeşil mercimek yemeği geliyor. İlk gecemizde onu yapıyorum. Karton kutulardan en büyüğünü ters çevirip üzerine bir battaniye seriyoruz ve yemek masamız hazır. Bütün tencere bitiyor. Ertesi gün yine… Sonraki gün bir daha.. Özlem hala o mercimek yemeğini sayıklar.
Sonra seneler geçiyor. Mezun oluyoruz. Özlem San Francisco‘nun bir saat güneyindeki bir şehirde iş buluyor. Nişanlısıyla oraya yerleşiyor. Ben Türkiye’ye dönüş yapıyorum, o çalışmaya devam ediyor. Günlerden birgün bir e-posta gönderiyor. Yemek blogu açmış. Blog da neymiş derken kendimi bambaşka bir dünyanın içinde buluyorum. Seneler önce neredeyse tost yapmayı beceremeyen arkadaşım en güzel pastaları cupcakeleri blogunda yazıyor. Ona özenip ben de bir blog açıyorum. Yani aslında bir anlamda Cafe Fernando’yu da ona borçluyum. Özlem işi ilerletiyor. Ufak çapta yürüttüğü bu catering macerasında hepinizin yakından tanıdığı fotoğraf paylaşım sitesi Flickr‘ın 2. yaş pastasını bile yapıyor.
Sonra günlerden birgün yoga öğretmeniyle gittiği bir tatilde Kosta Rika’ya aşık oluyor. Kosta Rika’nın güzeller güzeli sahil kasabası Montezuma‘da bir cafe gözüne kestiriyor. Radikal bir karar verip Amerika’daki işinden ayrılıyor, pılısını pırtısını toplayıp arkasına bakmadan tek başına Kosta Rika’ya yerleşiyor. Derme çatma bir cafeyi alıp bugünkü Organico haline getiriyor. Özlem bu… Her zamanki gibi tuttuğunu koparıyor.
İlk yılını cafeyi oturtmak için günde 18 saat çalışarak geçirdi. Şimdilerde ise sabahları kalkıp cafeye uğruyor, çalışanları kontrol ettikten sonra da hamağına yayılıyor. Tepesindeki ağaçlarda maymunlar daldan dala atlarken o kitap okuyor, turkuaz sularda sörf yapıyor, ağaçlardan düşen mangoları yiyor, yoga yapıyor…
O artık cafesinde 11 kişi çalıştıran bir iş kadını! Fırsat buldukça Türkiye’ye tatile geliyor. Her geldiğinde de birlikte mutfağa giriyoruz. Geçen hafta da Cafe Fernando mutfağında birbirinden lezzetli vegan yemekler yaptık. Haa evet, vejetaryendi artık vegan oldu… Daha önce duymamışlar için, veganlar vejetaryenlerden farklı olarak süt ve yumurta da dahil hiçbir hayvansal gıda tüketmiyorlar. İnsan “Ne kaldı ki geriye yiyecek?” diye düşünüyor ama işin aslı pek öyle değil… Sebze ve otlarla da çok lezzetli yemekler yapmak mümkün.. İlk örnek bu mercanköşklü bezelye. Özlem gelmeden önce fotoğrafını çekip yolladığım bu yemeği görünce çok beğendi. Geldiğinde mutfağa girip birlikte yaptık.
Mercanköşklü bezelye. Bir sebze ve bir otun buluşması sadece. Onları bir araya getiren de 2 kaşık zeytinyağı ve bir tutam deniz tuzu.
Öncelikle bir yerlerden bu mercanköşkü buluyorsunuz. Migros, Tansaş ve Makrocenter gibi süpermarketlerde ben kolaylıkla bulabiliyorum. Dikdörtgen plastik kaplar içinde 20 gramlık porsiyonlar halinde satılıyor.
Sonra bezelyeleri kaynar suda 10 dakika haşlıyorsunuz. Yeşil rengini kaybetmemesi için içi buz ve soğuk su dolu bir kaba aktarıyorsunuz. Zeytinyağını içlerine çekebilmeleri için iyice süzdürdükten sonra mercanköşkle tatlandırılmış zeytinyağını üzerine gezdirip bir tutam deniz tuzu serpip servis yapıyorsunuz. Detaylar ve püf noktalarını alttaki tarifte tüm ayrıntılarıyla anlattım.
Bunu takiben çilekli vegan bir tarif daha yolda. Bu sefer arayı çok uzatmayacağım. Söz.
Bu arada, biliyorsunuz Altın Kızlar bitti. Daha önceki yazılara gelen birkaç yorum oldu. Cevap vermekten kaçındım. Destekleriniz için çok teşekkürler. Proje dahilinde çok değerli insanlarla tanışıp çalışma fırsatı yakaladım. Bu senaryo işini de çok sevdim. Kolay kolay bırakacağımı da sanmıyorum. Bakalım ilerisi neler gösterecek…
MERCANKÖŞKLÜ BEZELYE
2-4 kişilik
Malzemeler
Yapılışı
Article printed from Cafe Fernando – Yemek Tarifleri: http://cafefernando.com/turkce
URL to article: http://cafefernando.com/turkce/mercankosklu-bezelye/
Click here to print.
Copyright © 2009 Cafe Fernando - Yemek Blogu. All rights reserved.