Limonlu Frambuazlı Tart/Mus/Cheesecake
25 Mayıs 2007 | Kategori: Meyveli Tatlılar
Bu kadar büyük bir limon bulsaydınız siz ne yapardınız?

Ben uzun süredir denemek istediğim Dorie Greenspan’in “Baking From My Home to Yours” kitabındaki Limonlu Tart tarifini seçtim.
Seçtim de yaptım mı derseniz… Hayır. Neden? Korktum. Neden? Çünkü daha önce hiç baştan sona tarifi okumadığım için içindeki yarım kilo tereyağı nasıl olduysa gözümden kaçmış. O noktadan sonra da zaten ipler koptu.
8 kişilik bir tartın içinde yarım kilo tereyağı olması demek adam başı 65 gram gibi bir miktara denk geliyor. Tartın hamurundaki yağı, şekeri ve unu da hesaba katınca (ve tabii tek bir dilimle yetinilmeyeceğini hepimiz biliyoruz) tek bir çatalda damarlarınızın tıkanması gayet mümkün. Bütün bunları eritmek için 4.5 saat koşmayı da göze alamayacağım için Limonlu Tart olarak başlayan bu tatlı Limonlu Frambuazlı Tart/Mus/Cheesecake arası bir ŞEY oldu. Hala ismini koymakta güçlük çekiyorum.

Yarım kilo tereyağını fark ettiğimde tarifin neredeyse yarısına kadar gelmiştim. Tart hamuru pişmiş oda sıcaklığına gelmekle meşguldu. Bir yandan yumurtalar ve şeker çırpılıyor diğer yanda da frambuazlar çözülüyordu. Tereyağının yarısını kullanmaya diğer yarısını da labne peynirle değiştirmeye karar verdim. İş bittiğinde tadı güzel kıvamı da tutmuştu ki o anda şeytan dürttü ve tepesine dekorasyon amaçlı dizilecek olan frambuazları da içine karıştırmaya karar verdim. Frambuazların bıraktığı suyla sulanan karışım artık bir tartın içine girmeyi haketmiyordu ama yapacak birşey de yoktu. Azar azar krema eklemesiyle kıvamı birazcık daha koyulaştırdım ve limonlu tart limonlu frambuazlı mus halini aldı.
İşin ilginç yanı ilk bakışta burun kıvıranlar ilk kaşıktan sonra tadına inanamadılar. Bu da açıkça Dorie Greenspan’in tarifinin başarısı. Daha önce hiç görmediğim bir tekniği anlatıyor bu tarifte. Normalde çok ince şekilde rendelenen limon kabukları yumurtayı çırparken içine atılır. Oysa tarif hafif kaynar suyun üzerine oturtulmuş bir kapta 10-15 dakika boyunca ısınan şeker ve limon kabuğu rendelerinin birbirine yedirilmesiyle başlıyor. Bu şekilde kabuklardaki yağlar ortaya çıkıp şekere inanılmaz bir tat ve koku veriyor. Mutfağın bütün gün boyunca limon koktuğunu söylesem yeterli olur heralde.
Bu seferlik tarif yok çünkü neden ne kadar koyduğum tam bir muamma. Ama elbette ki bu tarifin bir parçasını sonradan yapacağım bir tatlıda kullanırım böylelikle ileride sizinle de paylaşırım.
RSS ile üyelik Takip et Yeni Fotoğraf Bloguma uğradın mı?
Yorumlar
Kendi yorumunuzu bırakınız













Sevgili Cenk
Belki yepyeni bir tarifin doğuşuna tanık oldun! Ben de kendi kendime yeni bir proje bailattım, her ay bir renk bir meyve/sebze üzerinde yoğunlağıp tarifler paylaşacağım. Bu ayki rengimi de Sarı ve limon olarak seçmiştim
Bir süredir limonlu tarifler deneyip durduğum için bu sabah sayfandaki limonları görünce heyecanlandım. Ne yazik ki tarifi yok ama çok iştah açıcı görünüyor senin mus/cheesecake…Üstüne koyduğun şeffaf, çıtır yaprak da limonlu karamel mi?
icatlar ihtiyaçlardan doğarmış ya, seninki de öyle olmuş
Merhaba Papatya – Evet limonlu karamel. Tam karamel rengini almadan once bosaltildi ustune tabii.
limon hakikaten de büyükmüş
ben bu limondan kavunlu naneli limonata yapardım herhalde. şööle serin serin.. ama böyle büyük limonların kabuğu kalın içi az oluyo genelde. en iyisi sizin yaptığınız gibi kabuğundan faydalanmak.
Cenk’cim
Çok şeker anlatmışsın ya
Bu üzerindeki camınsı limoni şekerin tarifini istiyorum.
Merhaba Cenk,
Neye niyet neye kısmet olmuş bu durum
Tereyağının verdiği lezzetin hiç bir şeyin alamayacağını savunanlardanım ben, ancak bu kadar fazla miktar biraz ürkütüyor insanı gerçekten.
Acaba diyorum tereyağının yerine (yarım yarım olacak şekilde mesela) elma püresi kullansan tartın hamurunu bozar mı ?
Keklerimde kimi zaman kullanırım ben.
Sevgiler,
Merhaba Zeynep – Kek hamurunda tereyagi yerine bir miktar elma puresi kullanilabilir ama tart hamurunda bu degisikligin yapilabilecegini pek sanmiyorum. Denemek lazim tabii. Zaten bu limonlu tart tarifinde korkutucu olan tartin hamurunda degil limon kremasinda kullanilan miktardi. Onerin icin tesekkurler. Ileride denemeye calisacagim.
Bu sabah benzer bir macera başımdan geçti… Ben de hiç ama hiç tadı olmayan kayısıları tart yapma işine koyuldum. Bir güzel dilimleyip şekerli su ile şekilleri bozulmayacak kadar haşladım ki tatlansınlar… Bu arada peykek tabanından ilham alarak bir paket petibörü badem ve agaragar ile karıştırıp tart kalıbına döşeyip dolaba attım. O şekillenirken ben de krema hazırlayacaktım. Önce yumurtasız olmasına karar verdim. Sonra kayısıların haşlandığı su gözüme ilişti bunu da içine katayım dedim. Zaten herşey o zaman başladı… Süt ve şeker miktarını azaltıp kayısı kokulu ve şekerli şerbeti ekledim. Uzun süre koyulaşması için bekledim baktım olmuyor krema sertleştiriciyi boşalttım içine kıvam aldı. Bu defa kayısıların beklerken kendilerinden geçip suyunun süzülmesi için koyduğum süzgeçten aktıklarını fark ettim. Onları da püre haline getirdim kremaya kattım. Tabi bir daha krema kendisine gelemedi… Ama ben yılmayıp kremayı tabanın içine boşaltıım. Sonrada derindondurucuya… Ardından da bu sıcak Ankara gününde parfe niyetine masaya…
Bu arada ben bahsettiğin gibi limonata yapıyorum… Kokusu nefis oluyor.
Devletsah – Dondurmak benim aklima hic gelmedi. Cok iyi fikir!
Merhaba Cenk,
Anlatıma bayıldım- 500 gr tereyağlı tarife çok şaşırdım. Çözümler süper:) Görüntü harika.
Bu arada , bahsettiğin sıcak suya oturtulmuş limonkabuğu, şeker ikilisi, son yaptığım limon kurabiyelerinin icing inde kullanılmıştı. Ben de sonuca inanamadım. Müthiş bir lezzet ve koku.
Önce üşenip, “şunları bildik şekilde karıştısam ne olur sanki” diye düşünmüştüm. İyi ki vazgeçip tarifi aynen uygulamışım. Tarifini okuduğumda fark ettim; demek ki böyle bir yöntem varmış.
Sevgiler
İpek