BRAVACASA Eylül – Mutluluğun Tarifi Çikolata

28 Ağustos 2008 | Kategori: Basında

Bravacasa

1974′te İtalya’da doğan, dünyada toplam 8 ülkede 1 milyon okuyucuya ulaşan BRAVACASA artık Türkiye’de. BRAVACASA’nın ilk sayısı için toplam 6 sayfalık bir çikolata fındık dosyası da benden. Bu projenin bende çok önemli bir yeri var. Eğer dinlemek için vaktiniz varsa, ben anlatmaya hazırım. Biraz geriye gidiyoruz. En başına, iki sene öncesine.

Blogumu yazmaya başladığım seneydi. Bir dekorasyon dergisinden aradılar. Blogumu görmüşler, beğenmişler ve gelecek sayıları için birkaç(!) tane kurabiye yapıp fotoğraflarını çekmemi istediler. Önce havalara uçtum.

Ufak ufak blog yazmaya başlamışım, fotoğrafçılığı yeni öğreniyorum, çektiğim hiçbir fotoğrafı beğenmiyorum ama bir yandan da acaba kariyerimi bu yönde şekillendirsem mi diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. Yemek yapıp fotoğrafını çekmek bana büyük keyif veriyor. Projeyi biraz daha açmalarını istediğimde cevap beni daha da hayrete düşürüyor: “Dergi iki gün sonra baskıya girecek, yarına 7 tane tatlı 7 tane de tuzlu kurabiye tarifi, bir de fotoğraflarını yetiştirebilir misin?”

Bir an düşünüyorum. Saat 4, şimdi işten çıkıp markete uğrasam, malzemeleri alıp eve 5 gibi giderim. Tarifleri yarım ölçü hazırlasam vakit kazanırım ama dile kolay 14 tane tarif. Pişmesiyle birlikte her kurabiye 45 dakika sürse yaklaşık 10 saat eder. Tarifleri yazmak 2 saatimi alsa sabahın ilk ışıklarında projenin yarısı bitmiş demektir. İşe gelmeden önce de 3-4 saat fotoğraf çeksem, öğle yemeği arasında da kadrajdı, beyaz ayarıydı vs. onları bitirsem, CD’ye yazıp dergiye ulaştırmam öğleden sonrayı bulur. Yetişir mi, yetişir…

İş hayatımda karşılaştığım onlarca mantıksız ve zamanlaması düşünüldüğünde imkansız gibi görünen projenin altından kalktığım için o gece uyuyup uyumayacağım umurumda bile değil. Kendisinden laboratuvar ortamında suni rüzgar yaratıp vinil baskıların kaç kilometre hızdaki rüzgara dayanıklı olduğunun tespit edilmesi istenmiş adamım ben. Bir gecelik uyku mu beni durduracak?

Ben bunları düşünürken birden aklıma takılıyor, soruyorum: Bu projenin telifi konusunda bilgi verebilir misiniz? Karşıdan gelen yanıt şu: “Telif mi? Biz o şekilde çalışmıyoruz…” Uzun lafın kısası, bu iş karşılığında para vermiyorlar. Peki malzemelerin parası? O da yok. İster istemez soruyorum: “Peki, tekrar hatırlatır mısınız, para almayacaksam ben bu işi neden yapacağım? Zaten para almadan kendi kendime blogumda yaptıklarımı yayınlıyorum…”

Karşılığında blogumdan bahsedebileceklerini ve adresini de yazıya ekleyeceklerini söylüyorlar. Yani tanıtım. O günlerde blogum bugünkü kadar okunmuyor, tanınmıyor. Tanıtıma ihtiyacım var mı? Var. Fazla okur göz çıkarmaz… Var da, bu kadar da yok.

Ben bu mantıksızlıkla boğuşurken karşı taraf Türkiye’de işlerin böyle yapılmadığını vs. anlatıyor da anlatıyor. Elimden geldiğince nazik bir şekilde tekliflerini geri çeviriyorum. Açık konuşmak gerekirse Türkiye’de işlerin böyle yürüdüğüne de inanmıyorum. Bu mantığı bir türlü kabullenemiyorum. O zaman bize de bu dergileri bedava dağıtsınlar, karşılığında önümüze gelene dergilerden bahsedelim. Arada bir fark göremiyorum.

Aradan bir zaman geçiyor, bu sefer kapımı bir yemek dergisi çalışıyor. Bir ay geçiyor, bir başkası daha. Bir sene geçiyor, bir başkası daha. Hepsinin teklifi aynı. Kafa karışıklığı yerini üzüntüye bırakıyor. Üzüntümün sebebi de basit: Oldu da bu işe başlarsam hayatımı devam ettirecek kadar para kazanmam imkansız. Yurtdışından ziyarete gelen yemek blogu sahibi arkadaşlarımdan çok güzel hikayeler dinliyorum. Uçak, otel, yemek paraları da ödenerek farklı ülkelere gönderiliyorlar, gezip fotoğraf çekip bir de para kazanıyorlar. Bu paralarla fotoğraf makinelerini yeniliyorlar, yeni lensler alıyorlar, bazısı da yemek okullarına yazıılıp işin farklı kollarına kayıyorlar.

Kıskanmamak elde değil. Tamam, ben onlar kadar başarılı olmayabilirim, daha işin çok başında olabilirim ama ben de beni Paris‘e uçurun Pierre Herme’de macaron Sadaharu Aoki‘de matcha ekler yiyip fotoğraflarını çekiyim bakın nasıl ballandırarak anlatacağım da demiyorum. İstediğim tek şey sembolik de olsa bir telif ücreti. Kendimle gurur duymak için. Büyük keyif aldığım bir işi yapıp yanında para da kazandım demek için. Nafile. Anlıyorum ki Türkiye’de işler böyle yürüyor. Amatör ruhla çalışan insanları teşvik etmeye yönelik bir sistem değil bu. Gerçi belki de işleri karşılığında telif ödenen blogcular vardır. Ama ben onlardan biri değil(d)im.

Sistem böyle olabilir ama ben hiçbir şart altında bu sisteme uymayı kabul etmiyorum. Yurtdışındaki gazetelerde yayınlanan fotoğraflarım için – talep etmeyi bırakın üzerine para vermeyi kabul edecekken bile – ödeme yapılıyor olması ama kendi ülkemde emeğimin karşılığının iki satırlık yazı olması beni çok üzüyor.

Belki kabalık oluyor ama o günden beri bana getirilen tekliflerde ilk yazışmada önce telif konusunu soruyorum. Cevap hayırsa hiç düşünmeden de reddediyorum. Bu sistemi değiştirmek tek başına imkansız. Bunu değiştirmek için herkese farklı görevler düştüğüne inanıyorum. Kendime düşen görevin ise emeğimin karşılığını almadan hiçbir projeye evet dememek olduğuna inanıyorum. Ve tabii emeğimin karşılığının elle tutulan birşey olmasından bahsediyorum.

Bugün biraz fazla konuştum ama uzun zamandır kafamı meşgul eden konular bunlar. Bahsettiğim dergilerden benimle iletişime geçen editörlerden bazıları da bu sistemden memnun değildi. Birçoğu bu serzenişimi anlayışla karşıladı ve eminim ki kendilerini benim yerime koyduklarında hak verdiler. Bazıları da umursamayıp telefonu kapadı, ama zaten konumuz onlar değil.

Fındıklı Brownie

Konumuz benim gibi bir amatöre destek veren bir dergi. BRAVACASA. Bu projenin benim için önemi büyük demiştim. Büyük oluşunun sebebi de yine sıkılarak ve umutsuzca sorduğum telif sorusuna gelen pozitif yanıt. Emeğimin karşılığında telif ödeyeceklerini – hem de dünyanın en doğal şeyiymiş gibi – söylemeleri.

Böyle şevkle anlattığım için zannetmeyin ki büyük bir para aldım. Miktarın hiçbir önemi yok ama düşünce tarzının var. Bence okurlar olarak bu tip bir anlayışa sahip bir dergiyi desteklemek de bu düzeni değiştirmek için sizin atabileceğiniz ufak bir adım. Bu kadar prestijli bir yayını satın almak için böyle bir nedene gerek olmasa bile bana verdikleri desteği sizin de takdir edeceğinizi düşündüm.

Buradan beni destekleyen ve yeni makro lensimin üçte birini finanse eden BRAVACASA dergisine ve çekimlerde bana eşlik edip fikir ve önerilerini esirgemeyen derginin editörlerinden Meltem Hanım’a tekrar çok teşekkür ederim.

Bravacasa Eylül sayısı

BRAVACASA’nın 6 sayfalık konuya attığı başlık ise bence çok yerinde olmuş: Mutluluğun tarifi! Denemeniz için 4 tane yeni Cafe Fernando tarifi var. Bir de ufak röportaj. Konu fındık ve çikolata olunca uzun süredir evde denemek istediğim Çikolatalı Fındık Ezmesini yaptım. Ev yapımı Nutella da diyebilirsiniz. Onun ardından bu çikolatalı fındık ezmesiyle hazırlanmış bir dondurma, önceki Brownie tarifimi bence sollamış olan yeni Fındıklı Brownie ve kahvaltıda keyifle yiyebileceğiniz Fındıklı ve Çikolatalı Granola.

Eylül sayısı çoktan bayiilerde. Yanında mum ve tütsü seti de hediye! Umarım tarifleri ve fotoğrafları beğenirsiniz.

Üye ol, yemek tarifleri emailine gelsin.

Yorumlar

  1. 1 - gülşah demirkara 28 Ağustos 2008

    bayıldık….başka söze ne hacet

  2. 2 - Demet 28 Ağustos 2008

    Merhaba,
    sessiz okuyucularinizdan ve takipcilerinizdenim.
    Bu yazida söz ettiginiz emek ve emegin takdiri konusu beni cok etkiledi. Ah bilseniz ne yetenekler, ne sanatcilar yitip gidiyor Türkiyede, bu kiymet bilmezlik, deger bilmezlik karsisinda… Ama dediginiz gibi kücücük adimlarla yavas da olsa degisebilir bir seyler neden olmasin?
    Bu durusunuzu cok takdir ettigimi bilmenizi istedim ve Türkiyeye gider gitmez dergiyi mutlaka edinecegim.
    Sevgiler!

  3. 3 - seçil 28 Ağustos 2008

    Hemen alıyorum çok merak ettim! Tebrikler ve devamı da gelir umarım..

  4. 4 - aydan 28 Ağustos 2008

    TEBRİK EDERİM!..dergiyi edinmek için sabırsızlanıyorum,saygılar…

  5. 5 - Aysegul 28 Ağustos 2008

    Merhaba Cenk,

    Her zaman seni taktir ederim! Gerceten icten ve zevkle yaptigin yemekler, photograph’lar harika!! (I’m a bit both Turkish & English when it comes to writing)

    Yazdiklarina katiliyorum, ama malesef, Turkiyediki IS anlayislari biraz geri kaliyor bunun tabiki sebebleri vardir. Eminim sende Turkiyede calistigin icin bunu goruyorsundur.
    Ve guzelcesine dilede getiriyorsun!

    Sana bol basarilar diliyorum ve guzel adimlarini bekliyoruz..

    Saygilarimla,
    Aysegul

  6. 6 - mehtap pasin gualano 28 Ağustos 2008

    Ne keyif.. !! Ama ne buyuk keyif.. Kutluyorum..

    Hem pisirip hem de onlari boyle guzel fotograflayan cok kisi var mi yemek-fotograf dunyasinda?

  7. 7 - mehtap pasin gualano 28 Ağustos 2008

    Sormayi unuttum..

    Bu tur dergilerde hem baska ulkelerdeki sayilarla ortak konular olur, hem de o ulkeye ait, sadece orada yayinlananlar.. Italya’da da cikacak mi bu fotograflar ve tarifler..? Cevap keske evet olsa.. Ama olmasa bile, yakinda birgun olacak sanirim.. Gidis onu gosteriyor..

  8. 8 - farmau 28 Ağustos 2008

    Merhaba Cenk
    Bahsettiğin mevzu da sonuna kadar katılıyorum sana,anlattığın gibi muhtemelen dergi çalışanları bir saat fazla çalıştıklarında mesai ücreti alıyorlardır ancak iş telif hakkına gelince reklamını yapmak yeterli görülüyor oysa belki tarifleri kaç tekrardan sonra yazıp,çekip,editleyeceksin.
    Cenk yolun çok açık ama tekrar bol şans diliyorum sana…
    Bu arada senin bu tariflerin beni ve iş arkadaşlarımı mahvediyor söylemem lazım ,kdüşün yani kızlar alo cafe fernando hattı olsa ve biz şu muhteşem brownilerden tadabilsek diye tutturdu bugün. Durumumuz bu kadar vahim idi :)
    Son not; çikolatalı tariflerde pembe fon harika olmuş ve fotoğraflar öyle iyi görünüyor ki sanırım ilk fırsatta dergiden edinmek gerekiyor.
    Tebrikler…:)

  9. 9 - Cenk 28 Ağustos 2008

    Tebriklerini gönderen herkese içten teşekkürler.

    Mehtap Hanım – Teşekkür ederim. İnanın sormak gelmedi aklıma ama Eylül sayısı raflarda yerini aldığına göre sanırım biraz geç artık..

    Farmau – Çok teşekkürler. Sana, iş arkadaşlarına ve iş yerinde Cafe Fernando brownieleri hayalleri kuran herkese güzel bir haberim var ama birkaç ay daha beklemeniz gerekecek. Kimseyi yanıltmak istemem, öyle “Cafe Fernando açılıyor!” gibi büyük bir sürpriz değil ama bekleyin, çok yakında..

  10. 10 - BENGU 28 Ağustos 2008

    ELLERİNİZ SAźLIK ÇOK GÜZEL OLMUŞ.. DERGİYİ DÜN ALDIM FOTOźRAFLAR ÇOK ETKİLEYİCİ..

  11. 11 - Banu (BaL) 28 Ağustos 2008

    Geçen ay La Cucina Italiana’yı aldığımda Ciner grubunun bu ‘bayıldığım’ dergiyle beraber Bravacasa ve Food&Travel’i de getirdiğini ve Eylül’de çıkacağını duyunca çoooook sevinmiştim; bak nelere gebeymiş hem de :)

    Çok sevindim.

    Telif konusunda söylediğin her şeye %100 katılırım; fırsat olursa desteklerim. (Bu arada geçen gün konuştuğumuz konuda bir mail yolluyorum sana.)

    Yine çok mutlu ettin, gururlandırdın bizi :)

  12. 12 - Ayşe Özerdil Sonbay 28 Ağustos 2008

    Aldım bile;Cenk sen harikasın.Evet dergi hem görsel hemde içerik olarak çok güzel amaaa…senin fotoğraflarınla ve tariflerinle çok çok daha güzel olmuş.Sihirli değnek misâli elini değdirdiğin herşeyi muhteşem bir güzelliğe büründürüyorsun.Daha öncede söylemiştim,dileğim tüm dünyada hakettiğin en iyi yerlerde olman.Sevgilerimle.

  13. 13 - Fazile 28 Ağustos 2008

    Sevgili Cenk, tebrikler başarılarının devamını dilerim. Bu gece derginin reklamını tv seyrederken ilk kez gördüm ve de dikkatimi çekti.. Haklısın, Türkiye’de neyin değeri var ki? Hele emeğin.. Yarın ilk işim derigiyi almak olacak.. Blogunun sürekli takipçisiyim aslında, yorum yazamadım ama epey tarifini denedim ve çok memnun kaldım, hergün bir tarifin çayımın ya da kahvemin eşlikçisi aynı zamanda…
    Sevgilerimle,

  14. 14 - Elif 29 Ağustos 2008

    merhaba,
    telif konusunda söylediklerinize kesinlikle katılıyorum.Her ne kadar yemek yazarı olmasam da bir astrolog olarak başıma gelenler sizin söylediklerinziden farklı değildi.Birkaç kez denemek için herhangi bir ücret almadan aylık yorum ,yazı yazmayı vb.. denemiştim.Ama daha sonra anlaşmayı tekrar gündeme getirdiğinizde yine aynı yanıtlarla karşılaşıyorsunuz.Bu nedenle uzun zamandır ben de sizin gibi davranıyorum ve hiç hoşlanmasam da ilk önce telif ücreti konusundan bahsediyorum.İlk telif ücretinizi alabildiğiniz için sizi kutlarım.
    selamlar,
    Elif

    Ek not;www.yakutdisticaret.com daki ürünlerimizden bazılarını basında yeralacak fotoğraflarınız için ödünç verebileceğimi belirtmek isterim.

  15. 15 - beyhan 29 Ağustos 2008

    “biz öyle çalışmıyoruzcu dergiler”in reklam gelirleri düşünülünce bir de bu şekil bir sömürü düzeni tutturmalarına “yuh, ayıp” diyorum.

    bu son gelişme için sizin adınıza sevindim. çok daha fazlasını hakediyorsunuz…

  16. 16 - IŞIL YALCINER 29 Ağustos 2008

    Cenk merhaba,

    Tebrik ederim. Telif konusunda sana çok hak veriyorum ve emeğin karşılğının mutlaka ama mutlaka verilmesi gerektiğini düşünüyorum. İşte senin bu uygulaman diğer arkadaşlarımıza da örnek olur da Türk dergileri, yayınevleri artık bu tutumlarından vazgeçerler diye düşünüyorum. Hakkını arayan, emeğine değer verilmesini isteyen ve bunu da açık yüreklilikle ifade eden duruşundan ötürü de seni tebrik ederim.

    Dergiyi en kısa zamanda alacağım. Ayrıca sürprizi de merakla bekliyorum.

    Sevgilerimle,

  17. 17 - Yeşim 29 Ağustos 2008

    Selam Cenk
    aynı şeyleri birebir yaşayan bir Pasta şefi olarak duygularını çok iyi anlıyorum. Üstelik neredeyse şu andaki işimden ve işyerimden dolayı bir çok şeyi yapamamanın üzüntüsü ile hergün kendimi aynı soruları sorarken buluyorum: Peki ben onca sıkıntıyı niçin çektim ve eğitimi niçin aldım? Elbette hiçbir pişmanlık duymuyorum ama dünyanın en iyi Pastacılık okullarından birinden mezun olduktan, avrupada onca staj ve çalışmadan, Paris’te alınan onca özel eğitimden sonra, bildiklerimi gördüklerimi paylaşmak ve bunun mutluluğunu yaşamak benim için en büyük ödül olacak. Ama…. Aynı zamanda bu benim hayatımı kazanma şeklim ve bu noktada dergilerle ve işimle ilgili konularda yaşadıklarını yaşıyor olmak yıpratıcı olabiliyor. Ama yine de benim için hiçbirşey yeni denediğim bir pastayı beklemek ve ona olabilecek en sade dekoru yapıp kendi kendisini ifade etmesini izlemek, onu heyecanla dilimleyip katlarını izlemek ve tadına bakmak kadar heyecan verici değil.
    Yaşadığın kötü deneyimlerden sonra hayatında böyle güzel şeylerinde olması umut verici. Tebrik ederim. Herşey gönlünce olsun.
    Bu arada Sadaharu’nun matcha ekleri fazla iddaalı. Yediğimde yüzüm değişmişti.. Sen sevmişmiydin?

  18. 18 - ilkay 29 Ağustos 2008

    Çok dikkat çekilmesi gereken konulara dikkat çekmişsin Cenk…Bu ülkede emeğin karşılığı yok maalesef…
    Dergi yazın için ve elbette fotoğrafların için tebrik ediyorum…Ve ben hala FOTOźRAFLARININ DETAYLARI KONULU yazını bekliyorum…bekliyorum…bekliyorum…
    Bir de dergiyi almaya çalışacağım ama yanındaki promosyonlar mum ve tütsü seti değil de senin yaptığın nefis çikolatalı şeyler olsaydı 15 adet birden alırdım::)))

    selamlar,
    ilkay

  19. 19 - İşitme Kaybı 29 Ağustos 2008

    Tebrikler Cenk,

    184.sayfayı heyecanla açtım,resimler olağanüstü güzel.Tariflere söyleyecek sözümüz yok zaten.

    Telif konusunu ben de çok merak ediyordum.Blogcu olup dergilere yazan çok arkadaşımız var,hepsinin de ücretlerini ne şekilde aldıklarını hep merak ederdim.Sayende bunu öğrendim fakat şimdi aklımda yine bir merak var.

    Telif ücreti normalde ne olmalı,neye göre karar verilmeli?

    Çikolatalı mutluluklar hepimize…

  20. 20 - Cenk 29 Ağustos 2008

    Bengü – Çok teşekkürler.

    Banu – Sana da çok teşekkürler. E-posta için de teşekkür ederim. İlk fırsatta arayacağım. Yardımların için şimdiden teşekkürler.

    Ayşe, Fazile – Beğenmenize çok sevindim. Destekleriniz için teşekkürler.

    Elif – Türkiye’deki ilk telifim diyelim :) Ama evet, benim için büyük gurur. Kariyer değiştirme planları yaptığım şu günlerde bir umut kapısı oldu bana.. Teklifiniz için de teşekkürler ama kendi çektiğim fotoğraflarım dışında nelerin kullanılacağına genelde dergilerin editörleri karar veriyor. Onlarla iletişime geçersen sizin için daha faydalı olabilir.

    Beyhan – Belki de “sömürü” kelimesi biraz sert kaçıyor. Ne demek istediğini ben çok iyi anlıyorum ama bu tip taleplere hayır cevabını vermek herkesin elinde. Dediğim gibi, düzeni değiştirmek için herkese farklı görevler düşüyor.. Desteğiniz için çok teşekkür ederim.

    Işıl – Çok teşekkür ederim!

    Yeşim – Ben henüz tadamadım ki! Sadece hayallerimi süslüyor… Matcha tutkunu biri olarak beğenecekmişim gibime geliyor..

    İlkay – Tebriğin için teşekkürler!. Fotoğraf detayları konusuna gelince.. Ben kendimi maalesef böyle bir konuyu uzun uzun anlatmak için hala yeterli hissetmiyorum. Belki kenarından köşesinden ufak ufak başlayabilirim ama..

    İşitme Kaybı – Çok teşekkürler. İnan bu sorunun cevabını bilmiyorum. Sektörüne göre değişiklik gösteriyor. Reklam alanında büyük paralar kazanmak mümkün ama gerçek anlamda profesyonel olmak lazım. İş dergi ve gazetelere gelince fiyatlar düşüyor. Normali nedir, neye göre karar verilir beni aşıyor. Bravacasa telif konusunda bu kadar hassas davranıp saygıyla yaklaşınca ücretin ne olduğunun benim için bir önemi kalmadı açıkçası. Fiyatın yurtdışında yayınlanan fotoğraflarımdan aldığımdan çok daha düşük olduğunu söyleyebilirim ama Türkiye’deki ilk telifli işim olduğu için bir karşılaştırma yapamıyorum.

  21. 21 - Eliza Bennet 29 Ağustos 2008

    Tebrik ederim ve başarılarının devamını dilerim :)

    Fotoğraflar öyle güzel, tariflerin bile tanıtılışlarını o kadar lezzetli izah etmişsin ki hiç niyetim olmamasına rağmen bu dergiyi edinmeye karar verdim :)

  22. 22 - Feyza Fidan 29 Ağustos 2008

    Kimbilir nasıl güzel bir dosyadır o çikolatalı ve fındıklı dosyan..Tebrikler Cenk ve teşekkürler :)

  23. 23 - na 29 Ağustos 2008

    Merhaba
    Hergun bilgisayarımı actığımda yaptığım ilk şey sizin blogunuza girmek,bu bana büyük keyif veriyor.Anlıyacağınız sıkı takipcinizim.
    Bu günde tanıttığınız dergiyi gördüm,yarın ilk işim gidip almak olacak.
    Tariflerinizi bizimle paylastığınız için teşekkürler.
    Başarılarınıın devamı dileğiyle…..

  24. 24 - cilek 29 Ağustos 2008

    Ne yazık ki öyle Cenk,
    Ben okul olarak görüyorum çalıştığım dergileri.
    Ödevlerim oluyor her ay ,
    kimi zaman zor kimi zaman kolay,
    karşılığında notlar (telif ücreti)kıt olsa da,
    bana çok şey öğrettiğine inanıyorum.
    Dergiyi yarın sabah alacağım senin çalışmalarını görmek için.
    İyi hafta sonları ,sevgiler

  25. 25 - pelin 29 Ağustos 2008

    resimler harika gorunuyor. emeginin karsiligini alma konusunda da sonuna kadar haklisin. taviz vermedigin cok iyi olmus.
    benim bir sorum var:
    peki simdi Turkiye’de olmayanlar, bu dergiyi alamayanlar ev yapimi nutella’dan mahrum mu kalacak sevgili Cenk?:)

  26. 26 - Karin 30 Ağustos 2008

    emek olmazsa fayda olmaz- fayda olmazsa emek olmaz!
    alın terinin karşılığını istemek kadar normal birşey olamaz ama herşeyden yararlanıp kendilerine fayda başkalarına hava verenler kendileri kaybediyorlar.
    Nacizane tavsiyem inandığın gibi yaşa ve inandığından taviz verme.
    başarılarının devamını ve emeğe saygısı olan insanlarla karşılaşmanı diliyorum :)

  27. 27 - Zehra 30 Ağustos 2008

    Merhaba,
    Türkiye’de işlerin bir şekilde artık değişmesi gerekiyor.Hemde her sektörde…Tamda dediğin gibi birilerinden beklemeyip kendi üzerimize düşeni yapıyor olmak lazım.Kısa süre önce bende üzerime düşeni yapıp yılardır işyerimde uygulanan mobbing için savaştım.netice pek iç açıcı olmadı benim için ama en azından orada çalışanların belleklerinde iz bırakacak bir karşı duruşu gerçekleştirdim.Tebrik ederim seni.En kısa zamanda dergiden edinip tariflerini denemeyi düşünüyorum.eminim diğer denediklerim gibi enfes sonuçları olacaktır.

  28. 28 - Sibel 30 Ağustos 2008

    Ben dergiyi aldım ve böylece blogunuzu keşfettim. Ardında çok emek olduğu belli, elinize sağlık!

    Dergiden Granola ve Çikolatalı fındık ezmesini yaptım, ikiside nefis oldu. Sırada çikolatalı ve fındıklı dondurma var haliynen! Ben kanola yerine fındık yağı (Çotanak) kullandım, tavsiye ederim – tatlılara çok yakışıyor ayrıca da yurdum malı!

    Bu sabah Feriköy Organik pazarından süper bir çilek aldık, Toroslar’dan geliyor, 1500 metrede yetişiyormuş, kar yağana kadar getirmeye devam edeceğiz dediler – kendimizi kaybedip altı kilo almışız. Çilekli Tart tarifinizi denemek şart oldu bu durumda.

    Teşekkürler, başarılar…

  29. 29 - özge 30 Ağustos 2008

    Bu kadar lezzetli ve de güzel şeyler yapan birisi olarak sizi çok takdir ediyorum. Bende farklı bir sektörde çalışan (mühendis)bir bayan olarak Türkiye de emeğimizin karşılığını alamadığımızı düşünüyorum. Ama bu durum sizi yıldırmasın. Siz bir erkek olarak detaylara çok önem veren ve hem sağlıklı hem de lezzetli yiyecekler hazırlayan birisiniz.Eğer Cafe Fernando gerçekten açılmış bir işletme olsaydı kesinlikle eşim ve ben müdavimi olurduk.
    Saygılar….

  30. 30 - suzi 31 Ağustos 2008

    Tebrikleeeeeer,senin adına çooook sevindim ve gurur duydum :) )
    Nutellalı fotoğrafa da bayıldım,resmen ağzım sulandı :) )sevgiler…

  31. 31 - esra 31 Ağustos 2008

    dergiyi seve seve alir(dim) eger turkiyede yasasaydim.Ama amerikadayim ve cok lezzetli brownie tarifini bu yuzden kaciracagim , cok uzuldum .yinede ellerine saglik :)

  32. 32 - Ayşem Öztaş 31 Ağustos 2008

    Tebrik ederim. Bir gün kitabınızı almak dileği ile…

  33. 33 - emelll 31 Ağustos 2008

    insanın sadece sevdiği için yaptığı işin beğenilip bundan para bile kazanması, çok güzel..

  34. 34 - aNNePeRi 31 Ağustos 2008

    Tebrikler biran önce dergi edinilicektir,tarifler denenicektir efenim :) Sayılı gün çabuk geçer demişler dimi büyüklerimiz? :)

  35. 35 - Banu (BaL) 31 Ağustos 2008

    Hehe önceki gün derhiyi aldım. Ama incelemek şu saatlere kaldı. Senin sayfalardı değil tabii. Onlar o gün incelendi. Muhteşem yine fotoğraflar :)

  36. 36 - Ferhan 31 Ağustos 2008

    Cenk, tebrikler. Verilen emek maddi, manevi görülüyor, karşılığını azda olsa almanız çok güzel.

  37. 37 - Zeynep Fidan 31 Ağustos 2008

    Sevgili Cenk,

    Öncelikle seni tebrik ederim, çok güzel bir dergide bu güzelim tarifler çok uygun çok güzel olmuş ellerine sağlık.
    Ben de dergilerden teklif aldığım zaman senin gibi seçici davranmaya çalışıyorum. Türkiyede emeğin hiçbir sektörde karşılığı verilmese de , sembolik de olsa insan en azından hayal gücünün ve zamanının bir ödülünü istiyor.
    Dergiyi en kısa sürede alacağım.
    Sevgilerimle

  38. 38 - güzin arıkan 31 Ağustos 2008

    tebrikler…
    yarın ilk iş dergi alınacak…tariflerden biri yapılacak…çay demlenecek…balkonda tütsü yakılıp afiyetle yenecek:))

  39. 39 - Cenk 01 Eylül 2008

    Eliza, Feyza, na, Karin, Zehra, Özge, Suzi, emelll, anneperi, Ferhan – Güzel yorumlarınız ve destekleriniz için çok teşekkürler.

    çilek, Zeynep Fidan – Umarım beğenirsiniz.

    Pelin – Yok, kalmayacaklar ama biraz beklemeleri gerekecek :)

    Sibel – Tariflerden memnun kalmanıza sevindim. Umarım çilekli tartı da afiyetle yersiniz.

    Esra – Üzülme! Gelecek ayı bekle lütfen..

    Ayşem – Teşekkürler!

    Banu – Hiç eksilmeyen desteğin için binlerce kez daha teşekkür ederim.

    Güzin Arıkan – Şimdiden afiyet olsun!

  40. 40 - Filiz 01 Eylül 2008

    Selam Cenk,
    Başarılarınızı tebrik ederim.
    Sitenizi ve tariflerinizi hayranlıkla takip edenlerdenim.
    Ben kullandığınız mutfak aletlerini merak ediyorum, tabi ki fotoğraf makine ve lenslerinizi de. Paylaşmak istemezseniz anlarım.
    Bu arada dergiye abone oldum, sabırsızlıkla gelmesini bekliyorum.

  41. 41 - zuhal 01 Eylül 2008

    Umuduna sıkıca sarıl CENK!!
    Bütün bu görüşleri; güzel dileklerini yazan herkese kaıtlıyorum..
    İşten ewe döndüğümde sanki arkadaşımdan aldığım mektupmuşcasına (sahiden mektuplaşırım arkadaşlarımla) heyecanla okuycam imrenicem hatta yaptıklarına :) )
    Bu uğraşlarının ve heyecanının karşılığına
    Bunlar daha başlangıç diyor içimdeki ses …
    Sevgiyle kal.

  42. 42 - zuzu 01 Eylül 2008

    Kitap fikri şahane ..
    browni yi sollar demişsiniz Cenk ama yoooook
    O browni
    ’1′ numara :)

  43. 43 - Ayşe Ergen 01 Eylül 2008

    Merhaba,
    Tesadüf eseri bloğunuza geldim. Türkiye’de emeğin karşılığının alınamayışı hepimizin ortak sorunu. Bu sistemi değiştirecek olan da emeğinin karşılığını talep edebilen insanlar olacaktır. Bu yüzden sizi kutlarım, umarım telif konusunda atılan adımlar çoğalır…

    Bu arada sahaflardan Brava Casa toplamış biri olarak bu derginin Türkiye’ye yeniden dönmüş olmasına da ayrıca çok sevindim…

    Sevgiler

  44. 44 - Cenk 01 Eylül 2008

    Filiz – Teşekkür ederim. Fotoğraf makinem Canon 40D. Genelde 50mm ile çekiyorum. Mutfak aletleri konusunda liste uzun ama olmazsa olmazlar KitchenAid ve Magimix mutfak robotları, renk renk spatula ve Cuisinart’ın kek kalıpları diyebilirim.

    Zuhal – Umarım öyle olur. Güzel dileklerin için teşekkürler.

    zuzu – Gerçekten güzel oldu bu brownie de ama..

    Ayşe – Uğradığınız ve kutlamanız için çok teşekkürler!

  45. 45 - Selin 02 Eylül 2008

    Selam Cenk,
    Ben de sana yorum yazan herkes gibi telif hakları konusunda seni %100 haklı buluyorum. Ne yazık ki ülkemizde farklı bir yeteneğe sahip olmak para etmiyor. Ne demek istediğini inan bana çok iyi anlıyorum. Önemli olan para değil, emeğinin karşılığını görmek. Aslında ben böyle durumlarda belki herkesten biraz farklı düşünüyorum. Yaşamış olduğun bu deneyimi ben yaşamış olsaydım, bu sisteme kızıp kendi dergimi oluşturmaya başlamıştım bile. Neden olmasın Cenk? Neden senin de kendi dergin olmasın? İster internet ortamında, ister baskı ortamında olsun, yapılması imkansız değil ki. Eğer böyle birşey yapmayı düşünürsen, ben sana ortak olmaya hazırım. Herşeyi ortak yapabiliriz. Fotoğraf çekme konusunda senin eline su bile dökemem ama yemek tariflerinde pek fena sayılmam. Evet bu bir ortaklık teklifidir :) ) Düşünürsen, bloğuma uğrayıp bana yorum yaz lütfen. Belki bir araya gelip konuşabiliriz. İnan bana bunu başarabiliriz. Senden en kısa zamanda haber bekliyorum. Sevgi ve saygılarımla… Selin.
    http://www.enlezizyemekler.blogspot.com

  46. 46 - zarpandit_gokche 02 Eylül 2008

    mukemmel bir haber bu cenk!
    bakalım yine neler yapmış orucum bozulmasa bari derken bu haber beni cok mutlu etti..hakettiğin yere geliyorsun demkki:)

    daha da iyi yerlere geleceksin benim düşüncem bu yönde:)

    dergiyi almaya çıkıyorum..

    sevgiler

  47. 47 - zeynep braggiotti 02 Eylül 2008

    Alkisliyorum tekrar sizi !
    Bu yazinizi gormeden Bravacasa bizim eve girmisti. Sizi gorunce sanki kendimmisim kadar sevindim….

  48. 48 - dlayra 02 Eylül 2008

    merhaba cenk ve tebrikler:)
    her tarifini keyifle izliyor, bir çoğunu denemeye çalışıyorum. ama ne yalan söyleyeyim henüz bir çikolatalı tarifini denemedim:(

    ben de food&travel dergisinin sayfaları arasında yolculuğa çıktım bu ay başında, hatta abone oldum hemen. senin dergini de hemen alacağım.

    sevgiler, daha iyi ve keyifli başarılar:)

  49. 49 - sahika 02 Eylül 2008

    ben de ne zamandır bu dergiyi reklamlarda görüyor be almayı düşünüyordum. almak için bir sebep daha çıktı :)

  50. 50 - Asli 03 Eylül 2008

    Dün Bravacasa’yı aldım, tarifleri okudum, fotoğraflara bayıldım! Tebrikler, hem bu güzel iş için hem de telif konusundaki bu zafer için. Bence en önemlisi, “ortam buysa bende uyarım” demeden doğru standartta ısrar etmek, prensip koymak, ona sahip çıkmak… Dergide çıkan tarifler süper, ben sitede daha önce Granolayı fark etmemişim, süper fikir, hafta sonu hazırlayıp, önümüzdeki hafta ofiste mutlu kahvaltılar etmeye karar verdim : )) Ama ben yemek tariflerinin, malzemeye, birlikte yendiği insanlara, olaylara ait hikayelerle anlam kazandığını düşünüyorum. Çok sevdiğim ofisten bir arkadaşım var, Selin Kutucular, Büyükada Yemekleri ve İstanbul sofraları adında iki yemek kitabı var… Özellikle Büyükada yemekleri ailesinin kısa biyografisini içeriyor ve kitabın esin kaynağı dedesinin büyükadada ki evinde kurulan aile ve dost sofraları… Selin’in o sofralarda o sohbetlerde duyduğu heyecanı yansıttğı bir kitap, yalnızca yemek tarifleri içeren bir kitap değil. Benim için senin bloğunun orjinal olmasının sebebi de bu, sana neyin ilham verdiğini, malzemelerin sana neler anlattığını, eskilerden neler hatırlattığını yazıyorsun. Sonuçta hikayesi olan herşey canlanıyor, 1 brd un, 4 yumurtanın ötesine geçiyor…
    Tekrar tebrikler : ))

  51. 51 - zuzu 03 Eylül 2008

    Tembihlerimden dolayı kaçta olursa olsun uyandır beni dedim eşime .
    Gece 02:30 civarı elime ulaştı Bravacasa..
    Şahane nefes almadan okudum valla :)
    6 sayfaaaaaaa dile kolay fotoğrafların yine mükemmel konuşuyolar adeta
    Hele ben çikolatalı fındık ezmesine fitim yani..yemek olmasa da olur!!
    ben onla da yaşarım hehee
    Ellerinize sağlıkk.
    AYAKTA ALKIŞLIYORUM SİZİ ..

  52. 52 - SEVAL 03 Eylül 2008

    aylık olarak okadar cok dergiye aboneyim ve alıyorum ki.bu ay cıkan food&tarvel ve brava casa konusundada kıpırdanmalarım vardı.f&t yi aldım ama bc için açgözlülük yapmıyayım dedim.zira her ay minimum 3 tane dekorasyon dergisi okuyorum.Ama bu yazıyı görünce işyerimde hemen aşagıya inip kiosktan kaptım dergiyi.şimdi sayfaları aralıyorum.sevgiler.

  53. 53 - SaadetTopcu 03 Eylül 2008

    Merhaba,
    Tatlı bir bloğunuz var,tebrik ederim.
    Dergiyle ilgili yazınızı okuyunca dergiyi almaya karar verdim. Telif haklarının önemseyen tüm yayıncılara destek vermek gerek, diğerlerini bedavaya alıştırmayın lütfen. :) Derginin kağıdına baskısına para ödemek zor gelmiyor ama içeriği bedava istiyorlar. Emeğin ebdeli muhakkak ödenmeli, ödemeyenler pek önemsenmemeli.
    Sevgiler…

  54. 54 - Sevil 03 Eylül 2008

    Klasik olacak ama … ben seninle yine gurur duydum, Cenk!

    Seni tebrik ediyorum… Burada (Almanya) is arkadaslarim ile paylasabilecegim tek yemek blogu cafefernando! Hem ingilizce hem türkce yazdigin icin… Bugün ise, bir is arkadasim gelip; “Cenk, türk sayfasinda birseyler yazmis. Kitap veya dergi – hemen bakalim, sen tercüme et..” diyor. Bende -gururlanarak :-) – senin yaptiklarini anlatiyorum.
    Bu gidisler bizim kizlar türkce ögrenecek…

    Pekiii.. ben nerden bulacam bu dergiyi?

    Selamlar

  55. 55 - nil 03 Eylül 2008

    tebrik ederim başarılarınızı.Aşırı lezzetli görünüyor tarifleriniz.insanın içinde tadına bakamasakta görünüşünden çok lezzetli olduğunu anlıyorum görsellik bence bu işin yarısı çekici kılınırsa her ne olursa tabakta insana bakması bile haz veriyor.

    dünyayı görüşünüzdeki estetik farklı formları birleştirmeniz harika sonuçlar vermiş yaptıklarınıza. güzelliğin herkezin dikkatini çektiği ortada ara sıra bloğunuzu takip ediyorum yalnızca gözümü doyurmaktayım belki birgün tariflerinizlede mideme ziyafet verebilirim size bazı tarifler yollamak istiyorum nasıl ulaştıra bilirim ellerinize sağlık

  56. 56 - Cenk 03 Eylül 2008

    Selin – Samimi teklifin için çok teşekkür ederim! Bir dergi çıkarmak kolay iş değil. Baskısı, dağıtımı, vs. gibi detaylarla uğraşmak yerine yazılarımı yazıp fotoğraf çekmek istiyorum ben. Zordan kaçtığım için değil sadece artık bana keyif veren işlerle uğraşmak istediğim için. Uzun lafın kısası işin ticaret kısmı şimdilik bana uzak. Belki ileride yaptıklarımı kağıt üzerinde görmek isterim, o zaman kapını çalacağıma emin olabilirsin. Dergiyi online hazırlamak bu tip baş ağrısı gibi gözüken ayrıntılardan sıyrılmak demek olsa da hali hazırda Cafe Fernando’da bunu yaptığımı hissediyorum. İlgine ve alakana tekrar çok teşekkür ederim.

    zarpandit_gokche, dlayra, sahika, Seval – Umarım beğenmişsinizdir! Teşekkürler.

    zeynep – Ben de sevinmenize çok sevindim :)

    Aslı – Ben de tariflerin arkasındaki hikayenin yazıları çok daha ilginç hale getirdiğine inanıyorum. Bunu görebilmiş olmana çok sevindim. Sevgili Selin’in kitabını da en kısa zamanda alıp okuyacağım. Çok teşekkürler.

    zuzu – Azimle gece yarılarına kadar beklediğiniz için çok teşekkürler. Beğenmenize çok sevindim.

    Saadet – Desteğinize çok teşekkürler.

    Sevil – Birkaç hafta sonra tarifleri burada da paylaşmayı düşünüyorum. Arkadaşlarınıza çok selamlar. Desteğinize de çok teşekkürler.

    Nil – Çok teşekkür ederim. Tarifleri dilersen Hakkımda sayfasında belirttiğim e-posta adresime gönderebilirsiniz.

  57. 57 - invito 04 Eylül 2008

    Sizin bloğu takip edenlerin bravacasa yı tanımalarının tersine , bravacasa yı alıp sizin bloğunuzu tanımış oldum. Tabii ki telif ücreti önemli ama yazılı ve görsel basının tanıtım için ne kadar etkili olduğunu ve bu etki için firmaların reklamlara, tnıtım sayfalarına ne paralar verdiğini unutmamak gerekir.Yani bu konu da emeğin sömürüldüğü gibi bir fikre katılamayacağımı belirtmek isterim. Başarılar

  58. 58 - Sıcak Paylaşımlar-Aysel 05 Eylül 2008

    Tebrikler…

  59. 59 - Cenk 05 Eylül 2008

    invito – Yorumunuz için teşekkürler. Umarım kendimi yanlış anlatmadım. Amacım telif ücreti ödemek istemeyenler amatör yemek düşkünlerini sömürüyor demek değildi. Alan memnun veren memnun olduktan sonra zaten buna sömürü demek zaten mümkün değil. Ben sadece kendi bakış açımı ve durum karşısında aldığım tutumu aktardım. Yazılı ve görsel basında görünürlüğün önemi de yadsınamaz ama bahsettiğiniz reklam verenlerin o mecralardaki görünürlüğü ve dergilerin bu işler karşılığında önerdikleri görünürlük arasında da çok fark var. İşin özü ise durum böyle oldukça konumuz olan amatör yemek ve fotoğraf meraklılarının kendilerini geliştirmeleri için gerekli olan kaynaklara bu düzen içerisinde ulaşamadıkları. Cüzzi miktarda verilecek telif ücretleriyle bir kursa yazılsalar, belki makinelerini yeniseler, ardından da öğrendikleri bilgiler ve edindikleri yeni ekipmanlarla bir sonraki projelerinde daha iyi bir iş çıkarsalar bu herkes için daha iyi olmaz mıydı?

    Aysel – Çok teşekkür ederim.

  60. 60 - Yelda 05 Eylül 2008

    Sizi tebrik ediyorum. Telif konusunda da aynı düşünceleri paylaştığımı belirtmek isterim. Bir dergi ya da başka medya araçlarının hizmetlerinin karşılığı için amatör birisine telif ödemesi o medya aracı için açıkçası devede sinek kalır. Buradan şu çıkmasın lütfen, kimsenin maddi kazancında gözüm falan yok, ancak karşılıklı bir “gelişim” olması için emeğin bir nebzede olsa karşılığının ödenmesinden yanayım. Amatör kişi ilgili yayınları takip edebiliyorsa üstelik bunu amatör olarak yaptığı hobisinden elde ettiği kazançla yapabiliyorsa ne mutlu! Diğer türlüsü “görev” olur, akıntıya karşı kürek çekmek olur, çoook zor olur, oluyor da.

  61. 61 - beste 07 Eylül 2008

    merhaba cenk
    blogunun yeni takipçilerindenim ama fanatik oldum diyebilirim :)
    en bildik tarifleri bile paylaşımlarınla ilgi cekici hale getirmeyi basarıyorsun ve sonuna kadar da okutuyorsun. fotograflara diyecek bir sey bulamıyorum zaten. hepsi harika! bugün milliyet ik’da yine bir röportajına rastladım. bu gidişle adını duymayan kalmayacak :) cok tebrik ederim! yeni yazılarını heyecanla bekliyorum.
    basarılar..

  62. 62 - IŞIL YALCINER 07 Eylül 2008

    Cenk,
    Bugün Milliyet İK ekinde tam sayfa röportajını görünce nasıl memnun oldum anlatamam. Uzun zamandır takip ettiğim arkadaşımı daha iyi tanıyabilmek için yazıyı dikkatlice bir kaç kez okudum ve tüm ev halkına da okuttum.Artık sadece ben değil, seni bütün aile üyeleri de tanıyorlar.
    Sürpriz dediğin bu muydu yoksa başka sürprizler de var mı? Tam zamanlı blogger olmaktan, kariyer değişikliğinden ve sevdiğin bir işi yapmanın sana vereceği mutluluktan söz etmiş olman çok sevindirici.
    Geçen hafta bir dergide, bu gün de bir gazetede seni ve yaptıklarını okumak bana çok keyif verdi çoooook.

    Tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.

    Sevgilerimle,

  63. 63 - NuNu 08 Eylül 2008

    sevgili cenk

    inatla arkasında durduğunuz düşüncenizi son derece haklı buluyor ve sizi alkışlıyorum.
    susmak ve kabullenmek ilerlemenin bir parçasını nasıl oluşturabilirki ??
    elbette konuşacak ! fikirlerinizi kat-i bir şekilde anlatacaksınız.
    bakın ne güzel başlangıçlara yüzünüzü dönmüşsünüz.
    biliyorum ki arkası mutlaka gelecektir..
    başarılarınız daim olsun..
    pazar milliyet röpörtajınız çok hoştu.daha geniş düşünmelisiniz,daha iyi yerlerde olmalısınız !! MUTLAKA.

    **
    çok üzgünüm :
    her nedense çok haberdar olduğum bir site değilmişsiniz ,üzüldüm kendimce..**
    yanınızdayız…
    SVGLRR.

  64. 64 - Asya yusof 09 Eylül 2008

    Cenk harika olmus tebrikler senin adina sevindim sanirim sonunda daha onceki soyledigim gibi yine benim sozume geliceksin kariyer deyistireceksin. ve bir yemek kitabi yada dergisi cikarticaksin bunu yaptiginda ne olur haberim olsun inan kanada ya kadar getirttirim dergini yada kitabini..
    tekrar tebrikler ve inandigini sonuna kadar gotur derim
    asya..

  65. 65 - sevgin 09 Eylül 2008

    Merhaba

    Telifle ilgili düşüncelerinde çok haklı görüyorum seni diğer yorum yapan herkes gibi.Sonuçta bir emek var işin içinde,elbet bir değeri olmalı bunun da.
    Sonuçta emeğinin kıymetini anlayanların bulunduğunu görmek çok güzel bence.Bravo BRAVACASA’ ya…İşte profesyonellik..
    Umarım yeni projelerinin de arkası gelir, senin adına çok sevindim.
    Bu arada konu dışı,yediğim yeni bir tat var ama senin tariflerin arasında sitede yok, bir Fransız tatlısı Cream Brule. Bana bu tatlının tarifini elde edebileceğim bir site ( yabancı ölçüleri bilmiyorum ayrıca belirteyim) yada senin yaptığın bir tarifse öğrenebilmeme yardımcı olur musun..
    Çünkü senin tariflerin % 100 güvenli..Teşekkürler

  66. 66 - Cenk 09 Eylül 2008

    Yelda – Çok teşekkürler.

    Beste – Çok teşekkür ederim. Yakında daha sık yazılar görmeye başlayacaksınız.

    Işıl – Teşekkürler. Böylesine azimle takip etmen sevindiriyor beni. Sürpriz dediğim sanırım Bravacasa projesiydi. Başka bir sürpriz şimdilik ufukta görünmüyor. Evdeki herkese selamlar.

    Nunu – Güzel dilekleriniz için teşekkürler.

    Asya yusof – Öyle görünüyor :) Mutlaka haberdar ederim. Teşekkürler.

    Sevgin – Çok sağol. Sitede Creme Brulee tarifi var. Sanırım gözünden kaçmış. Buradan ulaşabilirsin.

  67. 67 - umut 10 Eylül 2008

    cenk tebrik ederim

    becerine şevkine layık olanla karşılaşman dileğimle

  68. 68 - ayse 13 Eylül 2008

    cenk,cim cok gurur duydum seninle. bi dergi daha alamam, alıskanlık yapıyor almayayim diyordum ama icinde sen varsan almak farz oldu. bugun yarın alıcam dergiyi ve saklıycam. blog takip etmek biraz tuhaf bisiy,degil mi? sahipleniyorsun, seviosun, seviniosun, gururlanıosun. yazanı tanıyormussun, onla sanki arkadasmıssın, dost olmussun gibi hissediyorsun. yaptiklariyla gurur duyoyorsun, o anlatsin sen dinle/oku istiyorsun. hayatinin bi parcasi haline getiriosun. :) seni okumak, resimlerine bakmak, hayatını takip etmek, anlattıklarını dinlemek, yaptıklarını evde pişirmek büyük bi keyif. :) hayatimi renklendirdigin, tat kattigin icin tesekkur ederim.

    bu arada aymar kanola yağı çıkarmış yukarda birileri kanola yağından bahsediyordu.

  69. 69 - berk 14 Eylül 2008

    Cenk selam
    1 haftadır blogunu adım adım ,keyif ala ala okudum ,inanılmaz keyif aldım,sadece dikkatimi çeken sadece et ve balık tarifi olmayışı oldu,-sadece bir adette tavuk tarifi-acaba bunun sebebi nedir?

    tşk

  70. 70 - Cenk 14 Eylül 2008

    Umut – Çok teşekkür ederim.

    Ayşe – Ne kadar güzel bir yorum bu. Bu kadar yakın hissetmen sevindirdi beni. Çok teşekkürler yorumun için.

    Berk – Haklısın. Arşivlerde gizlenmiş bir tanecik tavuk yemeği var… Blog için fotoğrafları mutlaka gün ışığında çekmem gerektiği için (flaştan ve stüdyo ışıklarından pek hoşlanmıyorum) çoğunlukla hazırladığım yemekleri piştikten hemen sonra fotoğraflayamıyorum. Et, balık, tavuk tipinde yaptığım yemekler de o anda hemen tüketildiği için maalesef bloga pek bir şey kalmıyor. Bunun yanı sıra tatlıya olan düşkünlüğüm de var tabii. Blog daha çok “baking” blog olarak görünse de çok yakın bir gelecekte – tam zamanlı blog yazmaya başladığımda – daha çok balık, et ve tavuk yemekleri görebileceğine emin olabilirsin.

  71. 71 - pınar 17 Eylül 2008

    Cenk sana ne demek istiyorum biliyo musun,sen hayal olabilirsin ama mümkünü yok gerçek olamazsın,her okuduğumda bir erkek,bu kadar becerikli olacak,üşenmeden gecenin bi vakti saatlerce tüm bu tarifleri yapıcak, yetmedi fotoğraflarını çekip sitesinde paylaşıcak…yok, mümkünü yok,gerçek olmazsın :) süpersin…ne diyim.

  72. 72 - sibel 19 Eylül 2008

    Sizi tebrik ederim.Kendini belli alanlarda geliştirmiş ve bunu aşmaya çalışan insanları takdir ediyorum.Bu arada,bir yer açmanızın yakın olduğu hissi uyandı bende birden..umarım doğrudur.Bir çikoloata hayranı olarak şahsen yaptıklarınızı zevkle tadıcağım..Size bol şans,güç ve sağlık diliyorum..

  73. 73 - sibel 20 Eylül 2008

    cenkciğim,herşey bir yana “cafe fernando”adında, gurme özeninde bir kitap sana çok yakışır.Sıkıntı yok istediğin zaman yaz ekle çıkar tamamen sana ait,ama paylaşılmaya hazır bir kitap çok iyi olurdu…Zaten paylaşımcı biri olmasan bu blog da olmazdı sanırım.iyi çalışmalar

  74. 74 - umut 22 Eylül 2008

    cenk ne diyeyim sana yaa

    artık söylenecek güzel sözleri tükettirdin

    hepsi hepsi güzel amaaa

    kıskanıyorumm çatlıyorummm

  75. 75 - tugba 05 Kasım 2009

    internet ten çikolata tarifine bakıyorum ama tarifini ver miyo tarifini verirseniz çok mutlu olurum çünkü çok önemli

  76. 76 - Cenk 05 Kasım 2009

    Tugba – Çikolata tarifi derken? Hangisi tam olarak?

  77. 77 - soner 24 Kasım 2009

    Cenk selam,
    ben ev yapımı nutella tarifini bulamadım sitede, koymadın sanırım ?
    benim evde denediğim koyulaştırılmış süt ,bal ve fındık tozundan oluşan bir tarif var ama oldukça vasat sonuç verdi , yada vasat demeyelim sonuçta tadı fena değil ama nutella ile benzerliği rus yapımı milfoy pasta ile laz böreği arasındaki benzerlik kadar..
    senin nutella kıvamına yaklaşma duzeyin bunun uzerindeyse bir de onu uygulamak isterim
    selamlar

  78. 78 - Cenk 29 Kasım 2009

    soner – Açıkçası ben de tariften tam beklediğimi bulamamıştım. Çok fazla miktarda fındık kullanılıyor tarifte ve dolayısıyla çok pahalıya çıkıyor. Çok daha ucuza çok daha güzelini marketten alabilmek mümkünken tarifi verip malzemeleri harcatmak istemedim. Yine de evde daha doğalını hazırlamak isteyenler için bir alternatif olabilir. Nutella kıvamına yaklaşmak senin için önemli anladığım kadarıyla, o yüzden tarifi vermeye gerek yok diye düşünüyorum.

  79. 79 - soner 01 Aralık 2009

    cevap için teşekkürler..
    bu konuda bir arkadaşım pastanesi için sagradan aldığı katkısız fındık püresinin içine iyibir çikolata eriterek nutellayı aşan bir lezzet yakaladığını anlatmıştı , fındık püresinin kg fiyatı 6 lira civarında olduğundan kilosu 10 liraya çıkan nutella alternatifini denemek mantıklı olabilir ,çocuklarına daha az katkı içeren bir ürün yemek önceliği olanlar için yani..

Yorumunuzu bırakınız